Bir 23 Nisan komedisi daha yaşandı. Başbakan koltuğuna oturtulan seçilmiş çocuklar, büyük laflar... Bayrammış ya! Kime bayram? Yaşaması mucize, aç, eğitimsiz, geleceği bile olmayan çocuklara mı? Oysa böyle filmler çevirerek bile saklanamayacak kadar açık, çocukların içinde bulunduğu yoksunluklar, yoksulluklar ve devletin vurdumduymazlığı. Aşağıya sınırlı olarak aktardığım tabloya bakın; 23 Nisan bayram değil. Olsa olsa çocuklara ettiği eziyet için devletin utanç günü olabilir sadece.

Kısa bir bakış yetiyor durumu anlamak için. Sağlık Bakanlığı’nın yaptırdığı son araştırmalara göre; doğan her bin bebekten 4.6'sı bir ayını doldurmadan (bu rakam Kürt illerinde 10.4), 7.7'si bir yaşını doldurmadan (Kürt illerinde 16.1) ölüyor.
2012/13 öğretim yılı verilerine göre, ortaokul çağındaki her yüz çocuktan 7'si, lise çağındaki her yüz çocuktan yüzde 30’u okula gidemiyor.
BETAM’ın yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de her dört çocuktan biri maddi yoksulluk çekiyor. 2010 sayımlarına göre 15 yaş altındaki toplam 18.8 milyon çocuktan 24.4 ü yani 4 milyon 587 bin çocuk maddi yoksulluk içinde yaşıyor.
Yüzde 66.9’u (bu oran Kürt illerinde yüzde 80.4) yani 12 milyon 577 bin çocuk yeterli beslenemiyor.
Kışı evlerinde üşüyerek geçiren çocukların sayısı yüzde 40.3 yani her beş çocuktan 2 si (bu oran Kürt illerinde 55.6 yani her 5 çocuktan üçü).
TÜİK’in resmi doğum istatistiklerine göre 2011 yılında 15 yaşın altındaki 355 kadın ve 15-19 yaş arasındaki 93 bin 873 kadın anne oldu.                                                                            
TBMM Komisyon raporuna göre; 200 bin çocuk sokakta yaşıyor ve çalışıyor. 625 bin çocuk ise sokak çocuğu olma riski altında. Sokakta yaşayan çocukların yüzde 47’si bağımlılık yaratan bir madde kullanıyor. Türkiye uçucu madde bağımlılığı sıralamasında Meksika, Brezilya ve Romanya’dan sonra dünyada dördüncü sırada yer alıyor.  
SHÇEK’in araştırmasına göre çocukların sokakta yaşamasının birinci nedeni yüzde 85.5 ile ekonomik yoksunluk, yüzde 25.7 si ise ihmal, istismar nedeniyle. Sokak çocuklarının büyük çoğunluğunu, zorunlu göç mağduru Kürt çocukları oluşturuyor.
2012 yılında kabul edilen 4+4+4 eğitim yasası nedeniyle okula devam ederken, çalışan çocukların sayısında büyük artış olmuş. 5-17 yaş arası toplam çalışan çocukların (istihdama katılan ve ev içinde çalışan) sayısı 8 milyon 397 bine ulaşmış. Çocuk işçiler güvencesiz işçi havuzunun önemli kaynağı durumuna getirilmişler.
Gündem Çocuk Derneği verilerine göre iş cinayetine kurban verilen çocuk sayısını 71. Ve 2013 yılında toplam 633 çocuk, devlet eli ile ya da önlem alınmadığı için yaşamını yitirdi.
Anadilinde eğitim alamamaları, sağlıklı bir çevrede büyüyememeleri, kültürel varlıklarını geliştirememeleri ve daha pek çok eksikle büyüyor çocuklar.
Bu tablo, devletin çocuklara hayatlarını geri verme borcu olduğunu anlatıyor sadece. Ortada bayram falan yok. Ortada devletin yerine getirmediği sorumlulukları var. Çocukların Tayyip’in koltuğuna değil yemeğe, eğitime, ısınmaya, sağlıkla büyümeye ihtiyaçları var.
Tayyip 1915 Ermeni Soykırımı’nda katledilenlerin torunlarına taziye mesajı yayınladı. Oysa, gerçekler bu kadar açıkken bırakın Ermenileri, çocuklar bile kanmaz Tayyip’e.