"Herşeyden önce anadilde savunmayla ilgili varolan ihtiyacı, halkın beklentisini karşılayacak, adil ve doğru bir yargılama sürecinin önünü açacak, savunma hakkını garanti altına alacak bir düzenleme değil" dedi. Düzenlemenin sadece sözlü savunmayı kapsadığını, yazılı savunma önündeki engellerin korunduğunun altını çizen Baluken, "Sözlü savunmada da iki aşamada anadil kullanımı mümkün" dedi ve ekledi: "Birincisi soruşturma, ikincisi kovuşturma aşaması. Soruşturma aşamasında, emniyet ve savcılıktaki gözaltı ve ifade süreçlerinde hiçbir şekilde anadil kullanılamıyor. Kovuşturma yani yargılama sürecinde de anadil kullanılamıyor. Sadece iddianeme okunduktan sonra sanığın yapacağı savunma sırasında ve savcılık esas hakkındaki mütaalasını okuduktan sonra anadilde savunma yapabiliyor. Bunun dışındaki kısımlarda sözlü savunmada anadilin kullanımı önündeki engeller korunuyor. Anadilde yazılı savunma yapılabilmesinin önünü açan herhangi bir düzenleme de yok."

BDP'nin düzenlemeye ilişkin bir diğer eleştiri konusu ise tercümanlık ücretinin sanığa yükleniyor olması. Baluken bunun iki açıdan sakıncalı olduğunun altını çiziyor: "Parası olmayan sanıkların savunma hakkını engellediğiniz için eşitlik ilkesi açısından sakıncalı. Hem de türkçe dşında farklı bir dilde savunma yaptığınızda devlet bir nevi sizi cezalandırıyor, madem öyle başka bir dil kullanıyorsunuz, parasını ödeyin, savunma yapın biçiminde bur uygulama getiriliyor. Bu durum temel hak olan savunmanın gaspına yolaçar."

CHP ve MHP omuz omuza

Genel Kurul'da da eleştirilerini dile getirdiklerini belirten Baluken, önerinin sahibi AKP'nin dengeci, CHP ve MHP'nin ise "omuz omuza ırkçı, ayrımcı, fasist, anadile tahammül edemeyen, Kürtçeye ve Kürtlere hakaret eden" bir tutum sergilediğini söyledi. Baluken, yaşanan tartışmalara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "CHP ve MHP tutumlarıyla bir gerginlik yaratararek oturumu kapatmayı hedefliyorlardı. Zaman zaman biz de gerginliğin bir parçası olmak zorunda kaldık. MHP'nin tavrı anlaşılır, ama CHP gibi Sosyalist Entornasyonel'e üye bir partinin MHP'den daha fazla bir netfret söylemi içinde olması kabul edilebilir değil. Beklentileri karşılamayan bir yasa karşısında bu kadar hakaret eden bir cepheyle karşılaştık. Bunu kabul etmemiz mümkün değil."

AKP itiraf etti

AKP'nin ise düzenlemenin yetersiz olduğunu Meclis kürsüsünden de itiraf ettiğini belirten Baluken, şöyle konuştu: "AKP ısrarla, bu kanunun bir şey getirmediğini, yargılama dilinin değiştiği konusundaki endişelerin yersiz olduğunu dile getirdi. Anadilde düzenlenemeyle ciddi bir değişiklik yapılmadığını söyledi. AKP, özellikle CHP ve MHP'nin anayasaya aykırılık üzerinden oluşturduğu kamuoyu baskısı ve Meclis'te oluşturdukları muhalefet nedeniyle dengeci yaklaşıyor. Toplumsal beklentiyi karşılamadan ziyade, siyasi rantı esas alan yaklaşım sergiliyor."

Kürt halkı için önemli

Bu tutumların kabul edilemez olduğunun altını çizen Baluken, anadilde savunma talebinin Kürt halkı için çok hassas ve önemli bir talep olduğunu kaydetti. İmralı'yla başlayan görüşmelerin müzakerelere dönüşmesi için de bunun önemine işaret eden Baluken, "Yeni sürecin müzakere sürecine evrilebilmesi bir takım somut, güven arttırıcı adımların olması gerekiyor. Anadilde savunma, halkın ortaya koyduğu temel adımlardan birisidir, hükümetin samimiyetini ortaya koyacaktır. Üç yıldır binlerce kişi anadilde savunma talebinden ötürü savunma yapamamıştır, savunma hakkı gaspedilmiştir. Yakın dönemde açlık grevinde onbinlerce siyasi politik tutuklu anadilde savunma talebiyle 60 günü aşan sürelerde açlık grevi yaptılar. Konu halkımız ve partimiz açısından hasssatır, önemlidir" diye konuştu.