BDP Genel Merkezi, 21 Kasım günü yapılan MYK toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı. Açlık grevleriyle Kürt sorununun çözüm olanaklarının tartışılmasının ve müzakere isteğinin açığa çıktığı belirtilen bildirgede, şunlara yer verildi: "Nitekim çözümsüzlük siyasetinin iflas ettiği bir aşamaya gelinmiştir. 'Askeri operasyonlarla PKK'yi bitirme, KCK operasyonlarıyla BDP'yi bitirme, İmralı tecridi ile Sayın Öcalan'ı etkisiz kılma ve Kürt halkını statü ve anadil taleplerinden vazgeçirme' tezi çökmüştür. Bu tezlerin kamuoyu açısından da hiçbir meşruluğu kalmamıştır. Açlık grevleri sürecinde, çözümün esas olarak halkların gücü ve kararlılığıyla gerçekleşeceği de ortaya çıkmıştır. Şimdi bu gücü, çözüm için harekete geçirme zamanıdır."

Cinayetin sorumlusu Türkiye'dir

Yaratılacak diyalog ve müzakere sürecinin Türkiye'nin bölge politikasının da doğru temelde yeniden şekillenmesine katkı sunacağının altının çizildiği bildirgede, AKP Hükümeti'nin şimdiye kadar içeride ve dışarıda savaşı esas alan bir politika izlediği vurgulandı. AKP Hükümeti'ne savaş politikasından vazgeçme çağrısında bulunan ve olası gelişmeler karşısında uyaran BDP'nin açıklaması şöyle devam etti: "Suriye'deki gelişmeler, Türkiye açısından artık çok kritik bir aşamaya gelmiştir. Türkiye'nin sıcak bir çatışmanın, savaşın tarafı haline gelmesi an meselesidir. Ayrıca izlediği politika Türkiye ile Suriye'deki Kürtleri karşı karşıya getirecek kadar tehlikelidir. Son günlerde bazı silahlı gruplar Ceylanpınar üzerinden Suriye Kürdistan'ına geçirilmiş ve bu gruplar Serêkaniyê'de Kürt halkına karşı saldırı düzenlemiştir. Türkiye'den geçen silahlı gruplar 19 Kasım'da açıkça bir siyasi cinayet işlemiştir. Bu çeteler, demokratik bir halk gösterisi sırasında silahsız olan Serêkaniyê Halk Meclisi Başkanı Abid Xelil'i katletmiştir. Bu cinayetin siyasi sorumluluğu Türkiye'ye aittir. Bu cinayetten sonra Serêkaniyê'de şiddetli çatışmalar yaşanmıştır. Dün akşam saatlerinde zırhlı araçların da Türkiye'den geçerek çatışmalara dahil oldukları yönünde iddialar gündeme gelmiştir. Bu, Kürtlerin topraklarına bir işgal girişimidir." 


Sessiz kalmayız
Suriye Kürtlerinin statü kazanma ve kendini yönetme sürecine doğru gittiğine işaret edilen bildirgede, "Şimdiye kadar Kürt bölgelerinde yoğun çatışma ve yıkım yaşanmadı. Şimdi Türkiye'nin desteklediği kimi silahlı çetelerin Suriye Kürdistan'ında, çatışma çıkarması, işgal girişiminde bulunması hiçbir şekilde kabul edilemez. Bu gelişmelere karşı Türkiye'deki Kürtlerin ve demokratik kamuoyunun da sessiz kalmayacağını herkesin bilmesi gerekiyor. Mezhep ve etnik çatışmalardan uzak duran, demokratik değerlere önem veren, kendisiyle birlikte yaşayan tüm kimliklerin ve inançların özgürlüğünü esas alan Kürtler, Yeni Ortadoğu'nun en temel taşıdır. Yeniden yapılanma sürecinin de en temel aktörüdür. Türkiye eğer gerçekten demokrasi ve özgürlük esasına göre yeniden yapılanmış bir Ortadoğu politikası izliyorsa, ilk ittifak yapması gereken güç Kürt halkıdır. AKP Hükümeti Suriye'de Kürtlerin kazanımlarını engelleme politikasından derhal vazgeçmelidir" denildi.

MYK kararları

BDP'nin MYK'de aldığı kararlar ise şöyle:
-  Açlık grevleri sürecinde mücadele eden, söz söyleyen, talepleri sahiplenen bütün demokratik güçlerin, Kürt sorununun diyalog ve müzakere yöntemiyle çözüm talebi etrafında birleşmeleri için çalışmalar yürütülecektir. İl ve ilçe örgütlerimiz aynı çalışmayı kendi il ve ilçelerinde yürütecektir.
- 24 Kasım'da, Nazmi Gür, Altan Tan ve İbrahim Binici'nin başkanlık ettiği bir heyet Serêkaniyê'deki çatışmalardan etkilenen ve göç edenleri ağırlayan Ceylanpınar ve Viranşehir'e gidecektir.
-  25 Kasım Kadına Yönelik Karşı Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle Kadın Meclisi'nin yaptığı planlama çerçevesinde illerde yürüyüş, panel ve toplantılar düzenlenecektir.
- 26 Kasım'da Suriye Kürdistan'ına sınırı olan illerin il, ilçe ve belde belediye başkanları, il ve ilçe başkanlarıyla, bu illerde görevli PM üyeleri, Eşbaşkan Gültan Kışanak başkanlığında Kızıltepe'de toplanacaktır.

 DİHA/ANKARA