Konuya ilişkin önerge veren Ata, gerekçede, gelişmiş ülkelerin kadınların işgücüne katılım ve istihdamın oranlarının arttığını, gelişmekte olan ülkelerde ve Türkiye'de kadının işgücüne katılımında benzer artışın olmadığına dikkat çekerek, Dünya Ekonomik Forumu'nun hazırladığı "Toplumsal cinsiyet eşitsizliği endeksi" 2010 verilerine göre, Türkiye'nin kadının ekonomiye katılımı ve fırsat eşitliğinde 134 ülke arasında 131. sırada olduğunu kaydetti.
Gerekçede, Avrupa Sosyal Şartı ve ILO gibi kuruluşların sözleşme, karar ve tavsiyelerinin Kahire Dünya Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Planı'nın, 4. Dünya Kadın Konferansı Eylem Planı ve Pekin Deklarasyonu ile kadına yönelik her türlü ayrımcılıkla mücadelenin taahhüt altına alındığını hatırlatan Ata, Anayasa'nın 10'uncu ve 49'uncu Maddeleriyle devletin, kadın ve erkek eşitliğini yaşama geçmesini sağlamayı ve kadının gelir kazanacağı bir işte çalışmasını güvence altına alındığını vurguladı.

Türkiye'nin toplumsal cinsiyet eşitliğini bütün politika ve programlarına yansıtmayı taahhüt ettiğini, ancak bunu yerine getirme noktasında ilerleme göstermemesini eleştiren Ata, dünyada kadınların işgücüne katılma oranın yüzde 51,6 olduğunun Türkiye'de ise, Eylül 2010 itibariyle yüzde 27,9 olmasının düşük olduğunu vurguladı. Gerekçede, Lizbon Stratejisi ile belirlenen AB hedefleri doğrultusunda 2010 yılı itibariyle Türkiye'de kadın istihdam oranının yüzde 60 olması gerektiğini, ancak Türkiye'deki kadın istihdam oranın OECD ülkelerinin çok gerisinde kaldığının altını çizdi.

DİHA/ANKARA