Beştaş, "Soruşturma savcısı için bu bilgiden daha değerli, somut, faile ulaşmada kolay yol olamaz" diyerek, AKP Hükümeti'nden konuyla ilgili yanıt vermesini istedi.

Paris İstinaf Mahkemesi’nin Paris Katliamı soruşturmasıyla ilgili Türk yetkililere gönderdiği belgeye işaret eden BDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu'ndan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, ailelerin resmi avukatlığını yaptıklarını hatırlatarak, yeni belgelere ilişkin gerekli başvuruyu yapacaklarını söyledi. Ankara'daki dosyayı yakından takip ettiklerini belirten Beştaş, "1 yıldır hala Türkiye siyaseten bu konuda ret ve inkar dışında hiçbir beyanda bulunmadı. Sorumluların, bağlantılarının ortaya çıkartılması için ciddi çabası olmadı. Ankara Cumhuriyet Başsacılığı ne kadar soruşturma başlatsa da, bize kapalı. Hukuk kurallarına, evrensel anlamdaki sözleşmelere, Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmelere rağmen kapalı" dedi. Normal şartlarda 'gizlilik' kararının sanıklara karşı, delillerin karartılması ve önlenmesi riski nedeniyle uygulanabileceğine dikkati çeken Beştaş, "Biz müdahil avukatlarız. Şikayetçilerin, öldürülenlerin avukatıyız. Yani, aslında savcıyla aynı işi yapıyoruz ama bizden gizleniyor. Ama faillerden gizlenmiyor; bu süre zarfında dosyaya ulaşıp ulaşmadıkları konusunda bilgimiz yoksa da kaygımız var" diye konuştu.

'Bu bilgiden daha değerlisi yok'
Beştaş, Fransa'nın bilgi ve belge gibi bazı talepleri olduğunu, konuyla ilgili MİT'e ilişkin bilgilerin de ortaya çıktığını ifade ederek, MİT'in "araştırma devam ediyor" diyerek, Adalet Bakanı'nın da reddederek açıklama yaptıklarını hatırlattı. Ömer Güney’in irtibatta olduğu telefonlara ilişkin bilgilerin önemine vurgu yapan Beştaş, şöyle devam etti: "Bunlar oldukça somut bilgiler. Soruşturma savcısı için bu bilgiden daha değerli, somut, faile ulaşmada kolay yol olamaz. Telefon numaraları ve Ruhi Semen diye bir isim var. Teknik açıdan çok basit; Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) vasıtasıyla sinyalin tespiti çok basit. Bu telefon sahiplerinin tespiti kolaylıkla yapılabilir. İkincisi; bu görüşmelerin, Ömer Güney ile yapılan görüşmelerin Türkiye'deki muhataplarının görüşme sırasında nerede oldukları; il, adres gibi bilgiler de sinyal vasıtasıyla rahatlıkla saptanabilir. Buna dair teknik çok ilerlemiş durumda. Yani teknik açıdan bunlar mümkün; hangi sokakta, evde olduğunu bile bulmak... Bunların ivedilikle yapılması gerekir. Bu, istendiği takdirde 24 saati geçmeden sonuç verir. Bu kadar önemli soruşturmada Türkiye bir ülke olarak, AKP bir hükümet olarak zanlı olmak istemiyorsa, titizlikle bunu sağlaması gerekiyor."

Savcılığa başvuru yapılacak
Ortaya çıkan bilgilerin aydınlatılması gerektiğini ifade eden Beştaş, "Yanıtlanmazsa, soruşturma oyalamayla devam ederse hükümetin bu konuda sorumlu olduğuna dair şüphe kalmayacaktır. Eğer hükümet sorumlu olmak istemiyorsa, faili olmadığını söylüyorsa açıkça delillerle ortaya koyması gerekir. Katillerin ortaya çıkartılması gerekir. En fazla Fransa kadar Türkiye'nin de sorumluluğu var" diye konuştu.
Bu konuyla ilgili resmi girişimde bulunacaklarını bildiren BDP Eşaşkan Yardımcısı Beştaş, haberde yer alan bilgiler ışığında en kısa zamanda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuracakları bilgisini verdi. Beştaş, "Eğer Türkiye bu konuyla ilgili Fransa'ya bir yanıt vermişse, bizi de yanıtlamasını isteyeceğiz" dedi.


ALİ BARIŞ KURT/ANF/ANKARA