17 Aralık'ta yapılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından AKP Hükümeti'nin Emniyet Müdürlüğü'ne müdahalesi devam ediyor. Operasyonun ardından 129 kişinin görev yerlerinin değiştirilmesi ardından dün de Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde iki müdür yardımcısının görev yeri değiştirildi. Toplum Destekli Polislik Şubesi'nden sorumlu Müdür Yardımcısı İsmail Öztürk ile Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'nden sorumlu Müdür Yardımcısı Lokman Kırcılı, görevlerinden alınıp Polis Akademisi'ne tayin edildi. Öte yandan İzmir’de daha önce İstanbul’daki yolsuzluk operasyonu ardından yapılan yer değişikliklerine yenileri eklendi. İkinci dalga tayinlerde, üç şube müdürünün daha yeri değiştirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yolsuzluk soruşturması çerçevesinde yaptığı bazı telefon dinlemelerinin kayıtlarının kamuoyuna yansımasının ardından TİB'in başına Ahmet Cemalettin Çelik getirildi. TİB'in başına getirilen Çelik'in, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a yakın isimlerden biri olduğu belirtildi. 


Basın odaları da kapatıldı
Yolsuzluk operasyonu ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde gelişmeleri takip eden gazetecilerin emniyete girişlerinin yasaklanması üzerine, emniyet içindeki basın odaları da kapatıldı.
Basına yönelik bir uygulama da Türk Hava Yolları'nda yapıldı. THY uçaklarında cemaate yakınlığı ile bilinen Bugün, Today's Zaman ve Zaman gazetelerinin dağıtılmayacağı belirtildi.

Yönetmeliğe iptal davası

Öte yandan, yolsuzluk operasyonlarının ardından hükümetin değişiklik yaptığı Adli Kolluk Yönetmeliği için, Türkiye Barolar Birliği Danıştay'a iptal başvurusunda bulundu.

Mafya ve çete itirafı

Karşılıklı açıklamalar ise devam etti. Erdoğan, Pakistan ziyareti öncesi Trabzon Havaalanı'nda açıklama yaptı. Yolsuzluk operasyonu ardından bunu örtbas etmek için yapılan uygulamaları savunan Türk Başbakan  Erdoğan, "Yasamadaki gücümüzü de kullanırız yürütmedeki gücümüzü de kullanırız” tehdidinde bulundu. Erdoğan, “Bunların şekli farklı. Şimdi de bunları çökerteceğiz. Artık nereden gelirse gelsin, rengi ne olursa olsun asla bu konularda taviz yok” diyerek çatışmanın süreceği mesajını verdi.
Gülen'in kendilerine yönelik beddualarına ise Erdoğan, “Biz Müslümanlar lanetle emrolunmuş bir topluluk değiliz… Biz sabrediyoruz, sabredeceğiz. Ama devletin içindeki çeteleşmeye de müsaade etmeyeceğiz” şeklinde yanıt verdi. 


Gülen'den bir açıklama daha
Daha önce isim vermeden AKP Hükümeti'ne beddualarda bulunan Gülen, bir açıklamada daha bulundu. Erdoğan'ın ''inlerinden çıkaracağız'' şeklindeki sözlerini seviyesiz olarak değerlendiren Gülen, ''O cami pencerelerini “in” şeklinde görme; iki metre genişliğindeki tahta kulübeleri “in” şeklinde görme, sırf halka el açmamak, dilenmemek, hak yememek için hayatlarını belli bir darlık içinde o darlığa mahkum ederek geçirmek isteyen insanların o darlıklarını “in” gibi görme, esasen “in”in neden ibaret olduğunu bilmemenin ifadesidir. Evet, böyle diyecekler ve sizi bu tür düşüncelerle mâşerî vicdanda belli şeylere mahkum etmek isteyecekler ama bunların hepsi seviyesizliğin ifadesidir… Tavzihte bulunma lüzumunu hissettim; çünkü çirkin, densiz, seviyesiz bir iftira ve çarpıtmaydı'' şeklinde yanıt verdi.

HABER MERKEZİ