‘’Toprağın yüreğine dayadım kulağımı, yağmura sevgisini anlatıyordu... Suyun yüreğine dayadım kulağımı, kaynaklara sevgisini anlatıyordu. Ağacın yüreğine dayadım kulağımı, yaprağa sevgisini anlatıyordu. Sonra sevginin yüreğine dayadım kulağımı, bana özgürlüğü anlattı’’ diyen şair Şêrko Bêkes’in, ‘’Güney’den Şiir Yağmuru’’ adlı şiir kitabı, raflardaki yerini aldı.
1940 yılında Irak’ın Süleymaniye kentinde dünyaya gelen Şêrko Bêkes, ünlü Kürt şair Faik Bêkes’in oğludur. Bêkes 50 yılı aşkın süredir kelimeler ve şiir ile yaşıyor. Toplumsal Gerçekçi olan Bêkes, erken yaşta halk sevgisi ile bütünleşir ve henüz 25 yaşında iken 1965 yılının yazında Peşmerge olmaya karar verir. Peşmergelere ait Devrim Radyosu’nda (Kürdistan’ın Sesi) çalışmaya başlayan Bêkes, 1980 yılında ise devrim ve direniş üzerine şiirler yazmaya başlar. Bêkes, şimdilerde ise okuyucularını temiz doğada gezintilere çıkarıyor ve kelimelerini ise doğanın sözlüğünden çıkararak, bir nevi doğanın sözcülüğünü yapıyor. Kürtçe’den Türkçe’ye Sirwan Rehîm, Azad Dilwar ve Baker Sahwanî’nin çevirdiği ‘’Güneyden Şiir Yağmuru’’ adlı kitap, Belge Yayınları’ndan sevenleri ile buluşturdu.

‘’Rüzgâr dudakları üzerinde gördüğümüz o ney
Benim sevgimin sarılı endişesidir
Acılardan delik deşik olmuş!
‘Ney çalmayı bilmediğim için’
Rüzgâr çalıyor!
Akşamları gözüken
Ve günbatımı vaktinde gördüğümüz o pembe renkli kuş da
Yalnızca gelir, gider
Ve kanatları ile yazar
O başka bir kuş değil
‘Çünkü o kuş sadece okuyor ve hiç bir şey yazmıyor’
O benim, ben kendimim
Ya da ‘düz yazı’yı günbatımı sarısına çeviriyorum
Veyahut ‘şiir’i yıldız yapıyorum
Ki gece geldiğinde
Kafasına ışıldanın!’’


Doğanın ruhtaki gizi
Şiiri ile sözcüsü olduğu doğanın ruhtaki gizini ifşa ederek, insanın tabiatla olan eklektik bağını ruhlara serpiştiren Bêkes, Kürt edebiyatında bir sütun olarak değerlendiriliyor. Henüz Irak’ta iken Saddam Hüseyin yönetimindeki devlet tarafından Saddam Hüseyin lehine bir destan yapmaya zorlanan Bêkes, bu istemi reddedip baskıdan kaynaklı olarak soluğu Kürdistan dağlarında aldı. İlk şiiri 1957 yılında ‘’Jîn’’ adlı gazetede yayımlanan Bêkes’in ilk divanı ise ‘’Tirifey Helbest’’ adı ile Bağdat’ta yayımlandı. Bêkes’in 1973 yılında ‘’Min Tinwyetim be gir deşke’’ adlı divandan sonra sürgün divanı olan ‘’Kazi We’’ adlı şiir divanı yayımlandı. 70’lerin ortalarında ‘’Şiirli Posterler’’ yazımına başlayan Bêkes, 1983’de ‘’Rubar’’ adlı kitabını yazdı. 1990 yılında edebiyat eleştirmenlerinin Kürt şiirinin ‘’dil devrimi’’ olarak değerlendirdikleri ‘’Derbendi Pepulê’’yi yazan Bêkes, peşi sıra ‘’Xaç û mar û roj-jimêrî şa’êrê’’, ‘’Banname’’, ‘’Rengdan’’, ‘’Goristanî Çîrokan’’, ‘’Milwanke’’ adlı eserleri yazdı.

Halk ve şiir sevgisine katkı
Şair Bêkes, ‘Yazıyorum’ diyor ve devam ediyor: ‘’Dilin acizliğini kendi acizliğimi hafifletmem için. Ama o halkımın ve şiirin sevgisine bir katkıda bulunmak için de …’’
1987 yılında İsveç Peni tarafından TOCHOLSKI Ödülü’ne layık görülen Bêkes, daha sonraları da ülkesinin kendinden önceki önemli şairlerinden Piremerd adına verilen ödüle layık görüldü. 1993 yılında Güney Kürdistan’da bir yıl süre ile Kültür Bakanlığı da yapmış olan şair; mensubu bulunduğu hükümetin anti-demokratik kimi uygulamalarına tahammül etmeyerek, kabineden ayrıldı ve bir daha benzer görevler almadı.

‘’Eğer benim şiirimden
Gülü çıkarırlarsa
Yılımın bir mevsimi ölür,
Eğer şiirimden sevgiyi çıkarırlarsa
İki mevsimim ölür,
Eğer Ekmeği çıkarırlarsa
Üç mevsimim ölür,
Eğer Özgürlüğü çıkarırlarsa

Bütün yılım ölür, ben de ölürüm…’’ diyen Şair Bêkes, halen 1998’de kurulmuş olan Serdem adlı kültür merkezinin başkanlığını yürütüyor.

DİHA/AMED