Bêkes’in ailesine de cezadır

Müebbet hapis istemiyle bugün mahkemeye çıkarılacak Kürt siyasetçi Mahmut Alınak’ın suçlama konusu yapılan kitabında hikayesi anlatılan Bêkes’in annesi Güler Tunç, ”Alınak’a verilecek herhangi bir ceza bizim ailemize de verilmiştir. Aile olarak Alınak’ın yanındayız ve tanık olarak ifademizi de vereceğiz” dedi.

Kars’ta 17 Şubat’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından ”Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymak, devletin birliğini bozmak, devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak, devletin bağımsızlığını zayıflatmak” iddiasıyla tutuklanan Kürt siyasetçi ve yazar Mahmut Alınak hakkında müebbet hapis istemiyle hazırlanan iddianame, Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Alınak hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün görülecek. Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada Alınak’ın yaptığı açıklamalar, telefon görüşmeleri ve yazdığı kitaplarda yer alan ifadeler, suçlama konusu.

Yazdığı kitap suç

 İddianamede, husumetli aileleri barıştırmak, Kürtçenin Türkçe ile aynı statüde yer alması için Birleşmiş Milletler’e (BM) dilekçe vermek, işsizlik ve zamlara karşı yapılmak istenen eylemler suç sayıldı. Yine, Alınak’ın kaleme aldığı ve sokağa çıkma yasağı döneminde katledilen dönemin Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç ile yeğeni Bêkes’in yaşam öyküsünün ele alındığı “Mehmet Tunç ve Bêkes” kitabının gelirini Tunç Ailesi’ne bağışlanması da iddianamede suç sayıldı.

Aynı yasak döneminde ağabeyiyle birlikte katledilen Orhan Tunç’un eşi ve Bêkes’in annesi Güler Tunç, iddianamede ailelerinden ”Değer ailesi” olarak bahsedilerek suç üretilmesine tepki gösterdi. Anne Tunç, Alınak’ın bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

 

Ailenin öyküsü anlatılıyor

 Anne Tunç, Alınak’ın talebiyle yazılan kitabın ailenin yaşam öyküsünü anlattığını ve siyasi bir metni kapsamadığını hatırlattı. 2015-16 tarihleri arasındaki yasak döneminde ailenin yaşadıklarının kitapta ele alındığını paylaşan Tunç, ”Aile olarak yaşadıklarımız büyük bir vahşetti. Halen bu vahşetin etkisindeyiz. Psikolojik olarak hala kendimize gelemedik. Bu nedenle Mehmet ve Orhan’ı hatırlamak ve anmak istedik. Kitapta benim Orhan ile geçirdiğim vakit ve ailenin Mehmet ile geçirdiği vakit anlatılıyor. Cizre’de sokağa çıkma yasaklarında yaşananlar anlatılıyor. Bêkes’in doğumu anlatılıyor. Bugün kitap AKP-MHP iktidarı tarafından yasaklanarak illegalize ediliyor. ‘Terör örgütü propagandası’ yapıldığı söyleniyor. Bu baskı, yasaklar sırasında acı çeken bütün ailelerin üzerinde sürüyor. Bu halk bu suçlamaların yeni tanığı değil” diye konuştu. Alınak’a isnat edilen suçlamaları kabul etmediklerini belirten Tunç, ”Yaşamlarını yitiren eşlerimizin mezarlarını ziyaret ettiğimiz için bile bize soruşturmalar açıldı. Bu şeylerin yabancısı değiliz” dedi.

 

Zaten üç ay sonra yasaklandı

 İddianamede yer verilen söylemlerin kitapta yer almadığına dikkati çeken Tunç, yer alan bilgilerin birçoğunu kendisinin tanıklıklarından oluştuğunu dile getirdi. Tunç, şunları ifade etti: “Bu nedenle aile olarak neler yaşadık, başımıza neler geldi ve bunların unutulmaması için bu kitabın yazılmasına karar verildi. İktidarların temel amacı siyasetçileri bir şekilde tutuklayıp susturmaktır. Bu sadece bizim üzerimizde değil bütün muhalifler üzerinde vardır. Alınak üzerinde bugünlerde karalama kampanyası başlatılmış. Bu yaklaşımı kınıyoruz. Bu kitabın gelirlerinin ‘değer ailelerine’ verildiği iddia ediliyor. Kitabın basımını biz istedik. Beraber yazdık ve beraber bastık. Alınak, Şırnak eski milletvekili ve tanınmış bir siyasetçidir. Sıradan bir insan değildir. Kitabın telif hakkı bizimdir. Kitabın gelir ve giderleri ortadır. Zaten kitabımız basıldıktan üç ay sonra yasaklandı ve toplatılma kararı alındı.”

Asla geri adım atmayacağız

 Kitabın, Mehmet Tunç ve Bêkes isimlerinden kaynaklı yasaklandığını kaydeden Tunç, “Yasak zamanında Mehmet Tunç’ların üzerine nasıl gittilerse bugün de ailelerinin üzerine geliyorlar. Yasak bitti ama baskı ve tehditler bitmedi, hala devam ediyor. Ama bu baskılar ve tehditler karşısında asla geri adım atmadık, atmayacağız. Bizim yok olmamızı istiyorlar. O süreçte yaşananlara tüm Türkiye ve dünya şahit oldu. Zaten açtığımız davalar da sürüyor. AİHM’e de götürdük davayı” şeklinde konuştu.

Hukuksuz hiçbir şey yapmadı

 Alınak hakkındaki davayla muhalif siyasetçilerin hedef alındığını vurgulayan Tunç, yarınki duruşmaya işaret ederek, şunları ekledi: “Hükümete buradan çağrı yapıyoruz. Yaptığınız hukuksuzluktan geri dönün. Alınak hukuksuz hiçbir şey yapmamıştır. İlerlemiş yaşına ve dünyayı saran hastalığa (Kovid-19) rağmen içeride tutulması kabul edilemez. Alınak’ın adil bir şekilde yargılanıp serbest bırakılmasını istiyoruz. AKP’nin kirli siyasetine göre ceza verilmesin. Alınak’a verilecek herhangi bir ceza bizim ailemize de verilmiştir. Biz bunu böyle kabul ediyoruz. Aile olarak Alınak’ın yanındayız ve tanık olarak ifademizi de vereceğiz. Alınak’ın serbest bırakılmasını istiyoruz.”

ŞIRNAK

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.