Derwêş M. FERHO

Çalışmalarımızın çerçevesindeki yayıncılık Belçika’da ’70’li yılların sonunda başladı. Brüksel Kürt Enstitüsü, Têkoşer Belçika Kürt İşçi ve Öğrenci Birliği kurulduğunda Kürdistan meselesi üzerindeki yayınların bulunması ve dağıtılması ihtiyacı doğmuştu. Elimizden geldiği kadarıyla bu konu hakkındaki yayınları toplayıp bir araya getirmeye çalıştık. Ama sorun tümden çözülmedi. Çünkü elde ettiğimiz yayınlar Kürtçe, Türkçe ve az bir kısmı ise Arapça ve Farsça idi. Bu proje yaşadığımız ülkedeki dillerle yayıncılık yapmayı önümüze koydu. Ama imkanlar da kısıtlıydı.

1978’de örgütümüzü kurduktan sonra genel bilgiler Fransızca hazırlandı. Kısa bir süre sonra bu çalışmanın Flemenkçesi de hazırlandı ve sınırlı imkanlarla Stensile makinesinde A4 kağıtlarına basıldı. Stensile makinesiyse dost bir örgütündü. Kendi imkanlarımızla kağıt ve kartonlardan yayınladık. Bu iki eserden yüzlercesi basılıp dağıtıldı. 1980’li yılların sonunda bu çalışmanın İngilizcesi de hazırlandı. Sonrasında ise her üçü beraber hazırlanıp kitap olarak Leuven Üniversitesi (ACCO) matbaasında, dost kurum ve örgütlerin desteğiyle basıldı.

O çalışmamızla yetersiz de olsa bir boşluk dolduruldu. Elimizde işgalci devletlerin yalan dolanlarına karşı Kürtler tarafından hazırlanış birkaç kitap vardı. Fakat bu tür çalışmaların devamı önemliydi. O vakitler ülkede Kürt yayıncılığının imkanları yoktu. Bizler tüm Avrupa ülkelerinde Kürdistanî kurumlarla ilişkiye geçtik. Fakat ihtiyaçlara cevap olabilecek bir imkan yakalanamadı. Var olan kurumlar ideolojik çatı altında ve siyasal partilerin programları ekseninde çalışmalarını yürütüyorlardı ve kendi yayınlarında basma imkanı yoktu. Bu sorun sadece bizle ilgili değildi. Bazı kurumlar başka ülkelerde, imkan yokluğundan kaçak bir biçimde ucuz olduğu için sosyalist ülkelerde bazı çalışmalarını yayınladılar. Zoruluklarla o çalışmalar Batı Avrupa’ya getiriliyordu.

Kuşkusuz o arada biz de çalışmalarımızın resmi biçimde tanınması ve kabul edilmesi için imkanlar arayışındaydık. Düzenli, hesaplı, sorumlu bir çalışma neticesinde bu da gerçekleşti ve diğer çalışmalar yanında basın yayın imkanları da genişledi. Kurumlarla, siyasetçi, akademisyen, medyayla olan ilişki başka bir nitelik kazandı. Artık çalışmalar profesyonel bir biçimde yapılıp yönetiliyordu.

90’lı yılların başlarında çok yönlü çalışmalarımız içinde yayınevleri önemini koruyordu. Kürtçe, Hollandaca, Fransızca, İngilizce, Danca, Türkçe değişik içerikli kitaplar yayınlandı. Bu yayınların geneli Belçika’dan geliyordu. Fakat bazen ülkedeki dağıtım alanı daha geniş olduğu için bazı kitapları ülkede basıyorduk. Yayınevlerimizin içerikleri de Kürdistan sorunu üzerinde ve farklı diller üzerineydi. Aynı zamanda Avrupalı yazar ve araştırmacılara da yer veriyorduk. Yani amacımız onların diliyle, etrafımızda bir araya getirdiğimiz o ülkelerin vatandaşlarıyla onlara hitap etmekti. Bu yolu önümüze kattık, çünkü buna ihtiyacımız vardı ve şimdi de var. Bununla, yetersiz de olsa işgalci devletinlerin yalan, dolan, inkarlarının önü alınmış oldu.

Bu çerçevede çalışmalarımız devam ediyor ve geç de olsa davamız için olumlu sonuçlar yaratacaktır.