
Konferansın açılış konuşmasını Queen’s Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde görev yapan Prof. Dr. Brice Dickson yaptı. Kuzey İrlanda ve Britanya arasında yaşanan barış görüşmelerinde akil insanlar arasında yer alan Prof. Dr. Dickson, Kürt sorununun Avrupa’da da hissedildiğini belirterek, bu sorunun sürekli gündemde olduğuna dikkat çekti. Türk tarafının sistemli ve de baskıcı gücünü Kürt halkına dayattığına vurgu yapan Dickson, Türk devletinin bu baskıcı politikaları sonucu yaklaşık 40 bin insanın yaşamına yitirdiğine dikkat çekti.
Dickson: Hak gaspı sürüyor
Kürtlerin, kültürel ve politik kimlik istemlerine karşılık olarak Türk devleti tarafından tutuklama, baskı, işkence ve aşırı güç kullanımına tabi tutulduklarını aktaran Dickson, halen binlerce Kürt siyasetçinin tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: ''Yeni bir süreç başladığı halde Türkiye’de yeni bir girişimin olduğu Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik müzakereleri devam ederken burada da Kürt hakları gasp edilmeye devam ediyor. Türkiye’de Kürt halkı özgürlük ve eşitlik hakkından muaf tutuluyor. Türkiye’de bugün düşünce ve basın özgürlüğü ve işkence ile birlikte insani olmayan uygulamalar da rutin olarak sürmektedir. Bunlar da Avrupa Komisyonu ve Uluslarası Kriz Grubu tarafından not edilenlerden bir kaçı.”
Prof. Dickson, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından 21 Mart’ta barış çağrısı yapılıp ateşkes ilan edildiğine dikkat çekerek, “Türk tarafına müzakere çağrısında bulunmuştur. Öcalan bir barış kıvılcımı atmıştır. Şu an çağrıya uyum sağlanılıyor ve umutlu adımlar atılıyor gibi bir izlenim var. Öcalan’ın bu kıvılcımı 30 yıldır süren bu kirli savaşa bir barış umudu doğurmuştur” dedi.
Owen: Türkiye'de yargı politikleşti
Konferansın, ‘Ertelenmiş demokrasi ve devam eden zorluklar’ başlıklı oturumda İngiltere Barosu'ndan Avukat Margaret Owen ile akademisyen Desmond Fernandes söz aldı. Av. Margaret Owen, Türk devletinin var olan sorunları görmezden geldiğini ifade ederek, “Özellikle Kürt sorunu konusunda bunu uzun yıllar sürdürdü ve büyük acılar yaşanmasına yol açtı. Bunda en büyük etkenlerden biri de Türkiye’de yargının politikleşmesidir” dedi.
Fernand: Soykırım derinleştirildi
Kürdistan’da Türk devletinin boşalltığı Kürt köylerine ilişkin doktorasını hazırlayan akademisyen Desmond Fernand ise Türkiye’nin kuruluşundan bu yana Kürt halkının kültürel ve siyasal jenoside tabi tutulduğunu ifade etti. Bu uygulamalarla Kürtlerin sistem dışında tutulduklarına dikkat çeken Fernand, “Demokrasi süzgeçten geçirilerilerek, hatta Kürtlerin sokağına uğramadan her türlü hakları ellerinden alındı. AKP Hükümeti Kürtlere bir çok söz verdi ve çeşitli barış görüşmeleri gerçekleştirdi. Ancak bunları hiçbir şekilde gerçekleştirmeyerek kültürel ve siyasal soykırımı derinleştirdi'' dedi. Başlatılan barış görüşmelerine de vurgu yapan Fernand, Öcalan'ın barış çağrısının önemli olduğunu belirterek, kaygılarını ''Ancak bugüne kadar tutarlı bir siyaset izlemeyen ve Kürtlere siyasal soykırım operasyonları yapan AKP Hükümeti’nin Kürtlerin temel insani ve ulusal haklarını sağlayıp sağlamayacağı bu adımları atıp atmayacağı şüphelidir” sözleri ile ifade etti.
Konferans ‘Türk yargısı ve Kürt katliamlarındaki rolü’ başlıklı oturum ile devam etti.
ANF/BELFAST