
Baskılar nedeniyle doğduğu topraklardan göç etmeye zorlanan 90 yaşındaki Delalya Yakup Dêran da, sözkonusu bu halkın sadece bir neferi. 70 yıl önce Şirnex'ın Cizîr ilçesine bağlı Çîyayê Dêra (Kilise Dağları) dağı eteklerinde bulunan Dêra köyünden Dêrîka Hemko'ya göç eden Yakup Dêran, bir tarihi belleğinde saklıyor. Köy erkeklerinin zorla askere götürülmesi ve babasının işkenceye maruz kalması üzerine Delalya Yakup, 20 yaşındayken ailesi ile beraber bir gece karanlığında gizlice köylerinden çıkarak sınırı geçer.
Süryanice, Arapça ve Kürtçe biliyor
Bugün ailesinden hayatta kalan tek kişi olan Delalya Yakup, yıllarca özlemini çektiği ve bir daha dönemediği köyünün 1990'lı yılların başında zorla boşaltıldığını ve yakıldığını duyduğunda bir kez daha yıkılmış. Yakup, köyü yakılsa da köyünün ismini hala üzerinde taşıyor. Delalya Yakup'un eşi 4 yıl önce vefat etmiş. 4 çocuğu Avrupa'ya göç edince, 2 çocuğu da evlendikten sonra ayrılınca Delalya Yakup tek başına yaşamaya başlar. Süryanice, Arapça, Kürtçe ve Türkçe bilen Delalya Yakup, 40 hikaye (çîrok) ile 200'e yakın Kürtçe stranı belleğinde saklıyor. Kürt sözlü edebiyatının önemli destanları Mem û Zîn ve Cembelî'yi köyündeyken Kürtlerden öğrenen Delalya Yakup, geldiği Dêrika Hemko'da da yıllarca bu stran ve çîrokları hem kendi çocuklarına hem de Kürt çocuklarına söyler, anlatır.
Gizlice göç ettiler
"Çektiğimiz acılar olmasaydı köyümüz çok güzeldi" diyen Delalya Yakup, "Köyümüzün hepsi Süryani'ydi. Erkekleri zorla askere götürüyorlardı. Ağabeyim Suriye'ye kaçtı. Onu soruyorlardı. Ağabeyim kaçakçılık yapıyor diye babama işkence yapıyorlardı. Göç ettiğimizde 20 yaşındaydım. Bir gece karanlığında köyden gizlice çıkarak Dêrika Hemko'ya göç ettik. Dêrik'e geldiğimizde köy gibiydi. Kürtler ve Türkiye'den göç etmiş Süryaniler vardı. Kürdistan diye bir tanım yoktu" dedi. Türkiye'de yaşayan akrabalarından sürekli köyleri ile ilgili haberler aldığını ifade eden Delalya Yakup, daha sonra köyün boşaltıldığını belirtiyor.
Dengbêjler divanında öğrendi
Delalya Yakup, Kürtçeyi nasıl öğrendiğini ise şöyle anlattı: "Köyümüz hepsi Süryani'ydi. Süryanice konuşurduk. Kürtçeyi köyümüze gelen Kürtlerden öğrendim. En eski hikayeler Kürtlerde var. O zamanlar televizyon yoktu. Biz çocuktuk köyümüze misafir olan koçer Kürtler dengbêj divanı kurardı. Tepsilerde incir, nar, kizwan ve kuru üzüm gelirdi. Saatlerce hikaye ve stran dinlerdik. Kürtçe stran ve hikayeleri orada öğrendim." Yaşadığı Dêrika Hemko'da kilisenin evine uzak olması nedeniyle gidip gelemediğini dile getiren Delalya Yakup, "Kürt olan komşularımın evine gidiyorum. Geceleri hikaye anlatıyorum, stran söylüyorum. Kendi çocuklarımı da Kürtçe, Süryanice hikaye ve stranlarla büyüttüm. Şimdi çocuklarım da yanımda değil." Delalya Yakup'un son temennisi ise savaşın son bulması: "Son isteğim dünya güzel olsun. Savaş bitsin. İncil diyor ki düşmanınız için ibadet edin. Kimseye kinimiz yok."
DENİZ TUFAN / DİHA/DÊRIKA HEMKO