Ben dengbêj değil şarkıcıyım
Botan ve Behdînan bölgesindeki unutulmaya yüz tutmuş dengbêj kilamlarını yeni bir tarzla yorumlamaya çalışan Bêwar Tekbaş, dengbêjlik kültürünün çok derin bir anlamı olduğunu bu yüzden kendisini 'dengbêj’ olarak niteleyemeyeceğini yaptığı işin 'şarkıcılık' olduğunu söylüyor.
Geçen ay Kalan Müzik etiketiyle hazıladığı Erdewan Zaxoyî’ye ait 'Barê Giran' adındaki single çalışması ile dikkat çeken Bêwar Tekbaş, Kürtçe şarkıları dünya müzikleriyle bir araya getirmek ve yeni şeyler denemek istediğini belirtti. 'Barê Giran' şarkısını İspanyol bir tarza uyarladığını aktaran Tekbaş şöyle konuştu:''Kürt müziğine hizmet etmek istiyorum. Mihemed Arif Cizrawî, Tehsîn Taha, Erdewan Zaxoyî, Ebdulwahed Zaxoyî gibi dengbêjlerle birlikte Serhad, Botan, Hakkari bölgelerine ait şarkıları dinliyorum. Hiçbir ayrım yapmadan farklı bölgelerden şarkılar söylüyorum. Bu yüzden bilinmeyen, dinlenmeyen şarkıları söylemek, tanıtmak, yeni nesillere aktarmak ve gün yüzüne çıkarmak istiyorum. Bunu başarabilirsem mutlu olacağım.''
Ailesi Halepçe’den Hakkari’ye göç etmiş
Müzik öğretmeni Bêwar Tekbaş (30), 1988 yılındaki Halepçe Katliamı’nın ardından Güney Kürdistan'ın Duhok kentine bağlı Amediye ilçesinden ailesinin göç ettiği Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Mecîcê köyünde dünyaya gelmiş. Ailenin daha sonra Hakkari’ye yerleşmesiyle eğitimine burada başlayan Tekbaş, Dicle Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü’nü kazanarak müziğe devam etmiş. Mezun olduktan sonra özel bir okulda müzik öğretmenliği yapan Tekbaş, Mihemed Arif Cizrawî, Tehsîn Taha, Erdewan Zaxoyî, Ebdulwahed Zaxoyi gibi dengbêjlerden ilham alarak müzikle uğraşmaya başladığını belirtiyor ve amacının Kürtçe dinlenmemiş ve unutulmuş şarkıları gün yüzüne çıkarmak olduğunu söylüyor.
Kürtlerin dünyada değer görmesi bizim elimizde
Dengbêjlik kültürünün çok derin anlam ifade ettiğini bu yüzden kendisini ancak şarkıcı olarak tanımlayabileceğini ifade eden Tekbaş, dengbêjlik kültürü ve kendi sanat hayatındaki etkisi üzerine şunları belirtti: ''Ailemin neredeyse tüm fertleri dengbêjlerin şarkılarını bilirdi. Bu yüzden kilamlar ile büyüdüm. Eski bir tarih ve kültüre dayanıyor dengbêjlik, Kürt halkı için önemli bir yeri var.Yaşanmışlıklar, acılar, sevinçler, hüzünler, hastalıklar, şarkılar ve öykülerle dillendirilerek günümüze kadar geldi. Dengbêjlik, hala canlı bir şekilde hayatımızın bir parçası olarak yaşıyor. Eskiler bu kültürü yaşatmak için büyük hizmetler ve mücadeleler vermiş. Şimdi bunu korumak bizim görevimiz. Çok zengin kültür ve dile sahibiz. Biz Kürt dili, kültürünü her zaman canlı tutacak ve içimizde yeşerteceğiz. Böylece yeni nesiller rahatlıkla Kürt kültürünü ve dilini öğrenecek. Kürtlerin dünyada değer görmesi bizim elimizde ve yeni neslin elinde.” MA/AMED