‘Ben devletim” demenin karşılığı “ben gücüm”, “şiddet kullanırım” ve “onaylamadığım hiçbir harekete izin vermem” anlamındadır. Sömürgeci erk, ezme ve şiddet politikasını yıllardır ülkemizde acımasızca sürdürüyor.
Bir polis, devlet olabilir mi? Oluyorsa, o zaman polis insanlara şiddet uyguladığında veya öldürdüğünde, neden devlet adına konuşanlar, yapılanları bireysel yaklaşım olarak yorumluyor? J. Steves, “Her devlet, doğumla birlikte belli bir kişilik kazandırır” diyor. Eğer bu devlet tekçi zihniyete sahipse, yurttaş doğumla birlikte bundan payını almış demektir.
Günümüzde ulus devlet yapılanmasında ısrar eden devletlerin içinde yer alan ve uygulamalarıyla pratikleşen ülkelerden biri de Türkiye’dir. “Devletin bekası”, “vatan-millet” edebiyatı adına Türkiye’de yaşayan tüm halklara devletin biçtiği teklik gömlek giydirme mantığı neredeyse her gün farklı alanlarda çatışma nedeni oluyor.
“Vatanseverler” teklik anlayışıyla hareket ettikleri için farklı düşünenlere karşı sokaklarda bekçilik yapıyorlar. Bu bekçiler devletin koordinesinde hareket ediyorlar. Asker, polis ve neredeyse bürokrasinin tümü bulundukları yerde kendilerini devlet olarak görüyorlar. Onlara karşı bir tepki devlete karşı yapılmış sayılıyor. Bu “devlet” memurlarının suratlarında hep “devlet ciddiyeti” akıyor!
Ulus devletin tekçi, inkar ve soykırımcı anlayışına karşı mücadele eden Kürt halkına yönelik hayatın her alanında geliştirilen zulüm “devlet” adına sınır tanımaz hale gelmiştir. Sokaklarda öldürme, gece baskınlarıyla tutuklayıp zindana tıkma, artık günlük uygulamalar olarak görülüyor.
Kürt halkı ödediği büyük bedellerle ülkemizde devletin soğuk ve gerçek yüzünü ortaya çıkarıp, deşifre etti. Legal tepkiler karşısında “devlet”in yaklaşımı hukuk tanımıyor, öfke ve kinle hareket ediyor. Kürtlerin özgürlük direnişine karşı “devlet” meydana inmiş, kendi şiddetini meşhurlaştırıyor.
BDP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu bir yürüyüş esnasında polis ve milletvekili arasında çıkan bir tartışmada polisin, “ben devletim” demesi Türkiye’nin polisi devleti haline geldiği ve demokrasi söylemlerinin ise sözde kaldığı anlaşılıyor.
Dünün derin devleti, JİTEM ve kontralardı; bugün şiddetin yüzü ise resmi polislerdir. AKP’nin eliyle “derin devlet” yüzüne çıktı. “Beyaz Gladio”, “Yeşil Gladio”ya dönüştü.
* Antep H Tipi Cezaevi