PERVİN YERLİKAYA

Doktor Nihat Ekmez, 51 yaşında ve 23 yıldır cezaevinde. 36 yıl ceza verilen Ekmez, 26 Aralık 2018’den beri süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. Annesi Fehime Ekmez de devam eden eylem sürecinde aktif yer alıyor; Gebze Cezaevi’nde oturma eylemine katılıyor. Anne Ekmez, “Sizi hiçbir zaman utandırmayacağım, dedi ve utandırmadı” dedi.

Dr. Nihat Ekmez, 1986’da girdiği Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olup 1992’de gerilla saflarına katıldı. Dört yıl sonra Türk güçlerine esir düştü. Önce 30 yıl hapis cezası verildi, disiplin cezalarıyla 6 yıl daha arttırıldı. Dr. Ekmez, 26 Aralık’tan beri açlık grevinde. Anne Fehime Ekmez ise evinde durup beklemek yerine onun sesini duyurmaya, mücadelesini sahiplenmeye çalışıyor. Bu amaç Gebze Cezaevi önünde başlatılan nöbet eylemine de katılıyor. Polis sert saldırı ve hakaretine maruz kalan annelerden biri.

Beni hiç utandırmadı

Anne Ekmez, oğlu için “ilk göz ağrım, birlikte büyüdük ve benim yoldaşım” diyerek, şunları paylaştı: “İdam cezası verildiğinde onunla görüşmeye gittim. Ağlıyordum. Bana ‘anne üzülme, ben hep size layık olacağım ve sizi hiçbir zaman utandırmayacağım’ dedi. Dediği gibi de yaptı ve beni hiç utandırmadı. Son görüşmede de ‘Özgürleşeceğiz, bedeli ne olursa olsun özgürleşeceğiz. Önderliğimiz üzerindeki tecride son vereceğiz. Biz burada direneceğiz, siz de dışarıda bize destek verin’ demişti.“

İlk saldırıyı anlattı

Gebze Cezaevi önünde sürdürülen oturma eylemi, 19. gününde. Cezaevinin kapısına gidebilen aileleri ablukaya alan polis, gözaltına alıyor veya oradan uzaklaştırıyor. Fehime Ekmez, görüntülere de yansıya polis saldırılarını anlattı: “Etrafımızı çevirip girmemizi engelliyorlar. Biz de onlara biz anayız, çocuklarımız orda açlıktan ölüyor, diyoruz. Bize, ‘o zaman eylemi bıraksınlar’ diyerek karşılık veriyorlar. Bizi gözaltına aldılar ve niye oraya gittiğimizi sordular. Çocuklarımızın durumunu anlattık, ana olduğumuzu, çocuklarımızın yanında olduğumuzu söyledi. Bu kez ‘Kandil’e gidin’ dediler. Ben de onlara ‘Kandil de yurdumuz, burası da yurdumuz, Kandil’e de gideceğiz’ dedim. Oturma eylemine başladık, kalkmamız, dağılmamız söylendi. Çocuklarımız ölürken biz nasıl tepkisiz kalırız, bizi de öldürün, dedik. Sonra bizi sürükleyerek gözaltına aldılar. Avukatlarımız da yanımızdaydı o da bize destek olmak için oturdu. Hakkari Milletvekili de ordaydı, onu da sürükleyerek aldılar. Onlar müdahale ettikçe biz taleplerimizi haykırmaya devam ettik. Üç kişi beni arabaya kadar sürükleyip attı. Bizi alıp götürdüler. İfademizi aldılar. Biz şikayetçi olduğumuzu söyledik.

Devletin yaklaşımı böyle

Sürekli aynı muamelede bunuluyorlar. Devletin bize yaklaşımı böyle. Bugün da aynı muameleye maruz kaldık. Bu safer müdahale edenler kadın polislerdi. Sonra arkadaşlarımız İzmit’e basın açıklaması yapalım diye karar verdi. 200’ü aşkın polis yolumuzu kesti. Açıklama yapmamızı da engellediler. Tek tek bizi alarak arabalara bindirdiler. Gebze’ye kadar bizi takip ettiler. Halimiz hal değil. Şimdi de Ankara’ya gitmeyi planlıyoruz. Boş durmayalım gidip kurumları ziyaret edelim ve destek isteyelim.”

Direnişçilere güç veriyor

Fehime Ekmez, dışarıda yapılan eylemlerin cezaevinde direnen çocuklarına morol ve güç verdiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Mahkumlar, bize moral veriyorsunuz, verdiğiniz moral ile ayakta kalabiliyoruz, direniyoruz. Analar burda slogan atarken, tilili çekerken, alkışlarken biz de güç alıyoruz, diyorlar. Ben Suruç’tan geldim. Diğer analar İstanbul’dan katılıyor. Gebze’de bazen 20 kişiyiz, bazen 10, bazen de 5. Üç aydır İstanbul’dayım. Oğlum da burda. Bir kaç kez görüşmeye gittik. Bir seferinde oğlumun görüşmeye katılmasına izin vermediler. Ay başında tekrar görüşmeye çalışacağız. İzin verirler mi bilmiyorum.”

Evlerinden çıksınlar

Fehime Ekmez, tüm anaların ayağa kalkıp direnmesi gerektiğini belirterek, “Bazı analar var; kör, sağır, dilsiz kalıyorlar yaşananlar karşısında. Evlerinden çıkmıyorlar. Evlerinden çıksınlar. Kanımızın son damlasına kadar ve gücümüz yettikçe mücadele edeceğiz. Önderliğin avukatlarını İmralı’ya göndersinler, görüşme yapılsın. Her şeyi göze almışız. Tüm kurumlara, televizyonlara hatta tüm partilere gideceğiz. Cumartesi günü Kocaeli Valiliğinin önüne gideceğiz. Pazartesi Ankara’da olacağız, Salı günü Meclis toplanıyor. Avukatlarımız da bizimle olacaklar, eğer bizi içeri almasalar orda da oturma eylemi yapacağız.”