FEHMİ KATAR / BERLİN

Efrîn işgaline karşı yaptığı eylemden dolayı “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanununa Muhalefet” suçlamasıyla hakkında dava açılan Destan Kadın Meclisi üyesi Melek Yula beraat etti. Yula, “Absürt davalarla Kürtler korkutulmaya çalışılıyor. Sonuna kadar demokratik haklarımızı kullanmalıyız” dedi.

Türk devletinin 13 Mart’ta başlattığı Efrîn işgali protestosuna karşın Berlin’de düzenlenen eyleme ilişkin Yula hakkında dava açılmıştı. İşgal saldırısı ardından kentte spontane olarak gelişen eyleme ilişkin polis, “katılımın yüksek olması, katılımcıların örgütlü davranması, bayrakların ve ses sisteminin hemen ayarlanması” gibi gerekçelerle önceden organize edildiği suçlamasında bulunmuş ve eylemin başvurucusu Yula’nın yargılanmasını talep etmişti.

Tiergarten yerel mahkemesinde önceki gün görülen davada polisin suçlamalarını reddeden Yula, “Türk devletinin Efrîn’e yaptığı işgal hareketinden haberdar olduğum gibi diğer Kürdistanlılar gibi Brandenburg’a gittim. Eylem hiçbir şekilde önceden planlanmamıştı” dedi.

Hakimden polise azar

Görgü tanığı olarak dinlenen polisin “eylem planlanmış gibi görünüyordu” ifadesine kızan hakim, “Hiçbir kanıt olmadan dava açıyorsunuz” diyerek polise tepki gösterdi.

Eylemin spontane geliştiğine karar veren hakin, Melek Yula’nın beraatine, mahkeme ve avukat masraflarının davacı tarafından üstlenilmesine karar verdi.

Demokratik hakkınızı kullanın

Mahkeme ardından görüştüğümüz Yula, bu dava sonucunun, asgari demokratik hukukun uygulanması durumunda Kürtlere karşı uygulanan kriminalizasyon politikalarının en kadar absürd olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Yula, “Gerekçesi olmadan işgüzar bir kolluk kuvvetinin dava açması sonucu, hem kendi zamanları boşuna gitti hem de bir sürü mahkeme masrafı oluştu. Mahkemeninde ifade ettiği gibi mesnetsiz suçlaması ile polisin kendisi absürt duruma düştü” dedi.

Bu tür uygulamalarla demokratik haklarını kullanmak isteyen Kürtlerin korkutulmaya çalışıldığını kaydeden Yula, “Herkes demokratik haklarını sonuna kadar kullanmalı” dedi.