Rosa Lüxemburg Vakfı tarafından organize edilen serginin açılışı vakıf binasında yapıldı. 

DAİŞ’in saldırılarından sonra Rojava’da Fırat nehrine kadar gidebilen ender Avrupalı fotoğrafçılardan biri olan Attenzione fotoğraf kolektifi üyesi fotoğrafçı Mark Mühlhaus, 2014’ün sonbaharından bu yana Rojava’yı defalarca ziyaret edip, oradaki olayları fotoğrafladı. Rojava’da yaşanan savaş ve devrimin en önemli yanlarını belgelemeye çalışan Mühlhaus, iki yıl boyunca onlarca yeri ziyaret ederek, yaşananlara tanıklık etti. 

Mühlhaus, DAİŞ saldırılarından kaçarak Pîrsus’ta çadırlarda kalan mültecilerle kalarak onların günlük yaşamlarını da fotoğrafladı. Rojava’da Güney Kürdistan sınırındaki Derik kentini ve oradaki Êzîdî mülteci kampını ziyaret etti. Şehit düşen YPG savaşçılarının cenaze törenlerinde bulundu. Hristiyan savaşçılarla beraber DAİŞ tarafından yıkılan Asuri köylerini ziyaret etti. Mühlhaus bu ziyaretleri sırasında,  elektriksiz ortamda yaralıların acil tedavisi için çaba sarf eden ve zaman zaman ameliyatla hastaları tedaviye çalışan doktorlardan, Newroz’u kutlayan savaşçılara kadar bir çok önemli anı kadrajına alarak ölümsüzleştirdi.

Bütün bu önemli anlardan oluşan, Rojava devriminin bir özeti olan “Back to Rojava“ fotoğraf sergisi 26 Ocak 2016 tarihine kadar ziyaretçilere açık olacak. 

Sergisinin açılışından sonra toplantı salonunda, “Olağandışılık altında  günlük yaşam” isimli Rojava’daki güncel durumun tartışıldığı bir söyleşi de düzenlendi.

Rosa Lüxemburg Vakfı yöneticilerinden Stefanie Kron’un moderatörlüğünü yaptığı söyleşiye, fotoğrafçı Mark Mühlhaus’un yanısıra, iki yılı aşkın bir süre Rojava’da Medico International adına sağlık projesi ekseninde kalan Martin Glasenapp ve insan hakları savunucusu Avukat Leyla Boran da konuşmacı olarak katıldı. 


 Fehmi KATAR/BERLİN