İktidarların çöküşünü, tükenmişliğini gizlemek için yaptıkları son hamledir savaş ve işgal. Yüzyıllarca değişmeyen bu hakikatten geriye rakamlar, tarihler, büyüyüp küçülen topraklar, ele geçirilen ganimetler kalmaz. Savaşlar ve işgaller başlatanları değil en çok da bu kararlarda, hesaplarda ve planlarda yer almayanların yaşamına zarar verir. Geriye savaşın yaşattığı acıyı anlatan bir resim, bir ezgi belki bir fotoğraf kalır. Muktedirlerin sahte propagandalarının, yalanlarının örtemediği gerçek tüm çıplaklığıyla gözlerinizin önündedir.
Savaşın çocuklara, kadınlara, sivillere yaşattığı acılara sırtınızı dönemezsiniz o resimlere baktığınızda, o müzikleri dinlediğinizde… Tıpkı Erdoğan’ın çöküşünü engellemek için 9 Ekim’de Kuzey ve Doğu Suriye’ye yaptığı işgalin, Serêkaniyê’de kullanılan fosfor bombalarıyla yaralanan 13 yaşındaki Mihemed Hemid Umer’in basına yansıyan fotoğraflarının izlendiği gibi. Çocukluğuna sığmayan bir acıydı küçük Mihemed’inki.
Mihemed gibi fosfor bombalarıyla yaralanan onlarca sivilin bedeninde hiçbir yalanın örtemeyeceği bir vahşetin izleri saklı.
Sanatçı Sinan Hezer, bu vahşeti yaptığı resimlerle anlatmak istedi. Serêkaniyê’de işlenen bu savaş suçunu kendi dilinden duyurmak istedi dünyaya.
PARİS