Beyaz Saray'ın Rojhilat ile teması
Forum Haberleri —

Rojhilat/Kürt ittifakı
- Beyaz Saray, yeni bir araya gelen İran Kürt güçleriyle savaş zamanı teması kurdu; bu strateji önemli riskler taşıyor.
* TOM O'CONNOR-Çeviri: Yeni Özgür Politika
ABD ve İsrail’in, İran’a karşı havadan yürüttüğü yıkıcı operasyon sürerken, Beyaz Saray’ın Kürtlere doğrudan destek sağladığına dair haberler artıyor. Trump, Perşembe günü Reuters’a verdiği röportajda, olası bir İran Kürt taarruzu hakkında “Bunu yapmak istemeleri harika, tamamen desteklerim” dedi, ancak CIA desteğinin ulaşıp ulaşmadığına dair raporları doğrulamaktan kaçındı.
Böyle bir adım, Kürt partilerinin ittifakı ardından geldi. Tüm gruplar, Kürtlerin Rojhilat (Doğu Kürdistan) olarak adlandırdığı stratejik açıdan kritik kuzeybatı bölgelerinden İran devlet güçlerini çıkarmak gibi ortak bir hedef paylaşıyor. Amargi haber sitesinin kurucu genel yayın yönetmeni Kamal Chomani, Newsweek’e verdiği demeçte, “Savaşmaya hazır Pêşmerge güçleri var ve rejim çöküşü sonrası oluşacak güvenlik boşluğunda halklarını ve topraklarını korumayı hedefliyorlar” dedi. Kürt gruplar, bölgedeki çatışmalarda zaman zaman en etkili örgütlenme yeteneklerini sergilemiştir, ancak ABD ve İsrail ile yeni bir ortaklık, ayrılıkçı eğilim korkuları nedeniyle genel İran kamuoyunda ve komşu ülkelerde geri tepme riski taşıyor.
Ortadoğu uzmanı, eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Shahed Ghoreishi, “İran halkı, siyasi görüşleri ne olursa olsun İran’ın egemenliğine yönelik herhangi bir tehdide karşı birleşir” iddiasında bulundu ve şöyle devam etti: "Bu onlar için kırmızı çizgidir. İranlılar, 19. yüzyıldaki tarihi toprak kayıplarını hâlâ yasla anar; modern sınır tehdidini ise hiç kabul etmezler. İran ordusu zaten Irak Kürdistanı’nı hedef aldı ve bu, Irak’ın istikrarı için de risk oluşturuyor. Eğer ilerleme kaydedilirse Türkiye de muhtemelen müdahale eder; bu da İran’da rejim değişikliğinden ziyade bölgede daha fazla istikrarsızlık yaratır.”
ABD-Kürt senaryosu
Böyle bir girişim, Kürtler için de önemli riskler barındırıyor; zira Kürtler geçmişteki Washington ortaklıklarında siyasi hedeflerinin kenara atıldığını görmüştür. “İsrail veya ABD’den gelecek herhangi bir destek, seferberliklerini önemli ölçüde hızlandırır ve binlerce yeni katılımcı getirir, çünkü Kürtlerin siyasi geleceği daha net hale gelir” diyen Chomani, “Ancak bu partiler yalnızca askeri değil, güçlü siyasi desteğe de ihtiyaç duyar” diye ekledi.
1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgali sonrası, ABD’nin Saddam Hüseyin’e karşı ulusal ayaklanma çağrısı üzerine Irak Kürtleri isyan etti ve ertesi yıl Birinci Körfez Savaşı’nda ABD’nin doğrudan müdahalesiyle fiili özerklik kazandı; no-fly zone (uçuşa yasak bölge) kuruldu. Bu özerklik, 2003’teki ABD öncülüğündeki Irak işgali sonrası resmileşti, ancak Washington, 2017’de bağımsızlık referandumuna karşı çıktı.
Günümüzde birçok İran Kürt fraksiyonu, sınırın ötesinde Başûr'da faaliyet gösteriyor; İran yıllardır karargâhlarını ve sözde ABD/İsrail casus tesislerini hedef alan füze saldırıları düzenledi. Irak şu anki savaşa çekilirken – İran ve müttefiki Irak’taki İslamî Direniş milisleri ABD üslerine saldırırken – Bağdat çatışmada tarafsızlığını vurgulamaya çalışıyor.
Newsweek’e konuşan Irak Hükümet Sözcüsü, “Hükümetin üç siyasi sabiti vardır. Komşu ülkelerin işlerine karışmaz. Irak’ın komşu ülkelere saldırı için üs, geçiş veya kalkış noktası olmasını kabul etmez. Savaşları reddeder ve farklılıkları diyalog, anlayış ve müzakere yoluyla çözmeyi amaçlar. İçeriden hiçbir Irak partisi komşu ülkeye saldırmadı ve buna izin vermeyiz” dedi.
QSD'ye ABD baskısı
ABD, 2015’te DAİŞ'e karşı savaşta Suriye Kürtleri ile doğrudan ortaklık kurdu ve QSD'yi oluşturdu. O dönemde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Rusya ve İran desteğiyle DAİŞ ve çeşitli muhaliflere karşı ayrı bir kampanya yürütürken, QSD ise Pentagon’un sahadaki en önemli ortağı olarak Kürtlerin Rojava olarak adlandırdığı bölgelerde ülkenin yaklaşık üçte birini kontrol altına aldı. Bu dinamik, Aralık 2024’te Şara’nın iktidara taşınmasıyla önemli ölçüde değişti. Trump yönetimi, QSD’yi merkezi hükümete entegre etmesi için baskıyı artırdı. Kürtler, Şam’daki yönetimin İslamcı yöneliminden ve NATO müttefiki Türkiye’nin Kürtlere karşı uzun süredir yürüttüğü mücadeleden endişe duyuyor.
Trump’ın yakın zamanda İran Kürt liderleriyle doğrudan görüştüğüne dair haberler üzerine Chomani, aramasının “önemli bir zamanda geldiğini, çünkü Rojava’da benzer siyasi netlik yeterince erken sağlanmamıştı” dedi. “Suriye’deki son gelişmeler ve ABD’nin Şara ile angajmanı birçok Kürdü temkinli ve hayal kırıklığına uğrattı” diyen Chomani, şunu ekledi: “Bu nedenle Kürt güçleri ile ABD veya İsrail arasındaki herhangi bir iş birliği daha net siyasi garantiler gerektirir.”
Devlet içinde devlet
Şimdiye dek Kürt hareketleri içinde şüphe devam etse de İslam Cumhuriyeti güçlerinin ABD-İsrail hava saldırılarıyla baş etmekte zorlandığı fırsatını değerlendirmek için zemin hazırlamaya başladı. Amerikan Kürtleri Dostları Savunma Grubu’nun kurucusu Diliman Abdulkader, Newsweek’e şunları söyledi: “İran’daki Kürtler, Ocak’ta Suriye’deki Kürt durumunu inceledi ve toz duman dağıldığında Batı tarafından satılmamak için emin olmak istiyor. Kürtler rejimin çökmesini sabırsızlıkla beklerken, özellikle tarihsel toprakları Rojhilat/Doğu Kürdistan’ı kurtarmaya odaklanacak. Tebriz’den Tahran’a yürüyecekleri spekülasyonu pek olası değil. Amaç, ülkenin geri kalanını İslam rejimine karşı ayaklanmaya teşvik etmek; Suriye’de olduğu gibi binlerce can kaybı verip sonunda ihanete uğramak değil.”
Bu hedefleri takip ederken Abdulkader, İran Kürt cephesinin Irak’takine benzer düzeyde ABD desteği, ardından gelen özerklik ve Türkiye’nin muhtemel muhalefetine karşı kalıcı garantiler arayacağını savundu. Abdulkader, şunları eklemeyi de ihmal etmedi: “Elbette büyük riskler ve endişeler var ama bu şansı denemeye hazırlar. Türkiye’den gelecek tehditlerin farkındalar, ancak ABD’den istedikleri garanti, NATO müttefikini yalnızca çatışma sırasında değil, 10, 20, 30 yıl sonrası için de dizginlemesidir. İran Kürtleri muhtemelen, Irak Kürtlerinin Birinci Körfez Savaşı’nda aldığı no-fly zone benzeri bir uçuşa yasak bölge talep eder; böylece ne Türkiye ne de İran nüfuz edemez.”
Fars milliyetçiliği
Kürtler, çoğunluğu Fars olan İran’da birkaç etnik azınlıktan biridir; on yıllardır Arap, Azeri ve Beluç topluluklarında da ayrılıkçı hareketler ortaya çıktı. İran’daki Kürt ve Beluç hareketleri, son bir yıldır İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Suriye’deki başka bir bölgesel azınlık olan Dürzilere destek kampanyası bağlamında İsrail’in yenilenen ilgisini çekti. Uluslararası Kriz Grubu İran proje direktörü Ali Vaez, Newsweek’e “İran milliyetçiliğini toprak parçalanması korkusundan daha hızlı harekete geçiren az güç vardır. Rejimden nefret eden birçok İranlı bile ülkenin parçalanma ihtimalinden irkilir. Parçalanma söylentileri zaten havayı değiştirdi. Eskiden yabancı müdahalenin kendilerini kurtaracağını umut eden bazılarını savaşa karşı çevirdi. Washington ve Kudüs, iç toprak kontrolünü yeniden sağlamakla meşgul bir rejimin yurt dışına güç yansıtma kabiliyetinin azalacağını hesaplıyor olabilir ama bu riskli bir bahis. Batı İran’daki Kürt istikrarsızlığı hızla Türkiye’yi çekebilir ve Irak’a sıçrayabilir; zaten kırılgan olan bölgeye yeni bir volatilite katmanı ekler.”
* Kıdemli Yazar, Dış Politika & Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Yardımcı Editörü Tom O'Connor'ın Newsweek'teki röportajı çevrilerek düzenlendi.







