Biden’in gelişi Kürtleri nasıl etkiler?

Forum Haberleri —

27 Kasım 2020 Cuma - 23:00

  • Kürtler açısında Trump dönemi, facia bir dönemdi. Biden ile Amerika’nın genel stratejisinde ciddi bir değişikliğin olmayacaktır. Ancak değişiklik yöntemde ve ayrıntıda olabilir.

RENAS AMED

Bilindiği gibi 3 Kasım’da Amerika’da seçimler gerçekleşti. Trump’ın seçimde hile yapıldığına dair ortaya attığı iddialarına rağmen Biden’ın seçimi kazandığı kesinleşti. Devletler ve toplumlar farklı paradigmadan baksa da dünya, ABD seçimlerini yakından takip etti. Çünkü İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın öne çıkan hegemon gücü olduğu ve dünyada yaşanan birçok sürecin altında parmağı olduğu için Amerika’daki seçimler dünyayı yakından ilgilendiriyor.

Amerika seçimleri, dünyayı olduğu gibi Kürtleri de ilgilendiriyor. İhanetçi, teslimiyetçi, dışa bağımlı ve kendine güvensiz KDP yönetimini daha çok ilgilendiriyor. Rudaw, sanki Amerika’da yapılan seçim Başurê Kurdistan’da yapılıyormuş gibi yayın yaptı. Neredeyse 24 saat Amerikan seçimlerini yakından takip etti. Çünkü bu eğilim umudunu, geleceğini, varlığını, yaşama koşularını Amerika’nın kendilerine olan politikalarına bağlamış durumda. Neredeyse Amerika öl dese ölecek, kal dese kalacaklar.

Amerika seçimleri Kürt Özgürlük Hareketi ve eğilimleri açısından da önem arzediyordu. Çünkü 50 yıla yakın bir süreçtir Kürtlerin verdiği özgürleşme mücadelesinin neredeyse her zerresinde bir şekilde bir Amerika müdahalesinin olduğu görüldü. Yaşanan birçok katliamın, işgalin, sürgünün, acının, eziyetin altında Amerika politikalarının olduğu açıktır.

Güncelde sorulması gereken esas soru şudur: Trump’ın gidişi ve Biden ekibinin geliyor olması Kürtleri ve Kürt özgürlük mücadelesini nasıl etkileyece? Bu değişiklik köklü gelişmelere yol açar mı?

Elbette bu soruya verilecek öncelikli yanıt Amerika’nın genel stratejisinde ciddi bir değişikliğin olmayacağıdır. Değişiklik yöntemde ve ayrıntıda olabilir. Hakim uygarlığın hegemon gücüne bir dönem başkanlık yapan Trump dönemi, facia bir dönemdi. Temel strateji ve politikalar sürekli geçerliliğini korumakla birlikte Trump’ın ne diyeceği, nasıl adımlar atacağı her zaman belirsizliğini korudu.

TC, Trump döneminde Bakurê Kurdistan’ı ve Türkiye’yi büyük bir şiddet sarmalıyla neredeyse tarumar etti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde mutlak tecridin sürdürülmesi, Öz Yönetim direnişçilerine katliamın dayatılması, kayyum siyasetiyle siyasi iradenin bitirilmesi, zindanların doldurulması, bütün muhaliflerin ya zindana gönderilmesi ya da yurt dışına kaçması, Başurê Kürdistan’ın işgal edilmek istenmesi, Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’nin işgal edilmesi vb saldırıların tümü Trump sürecinde gerçekleşti.

Kürtler olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen uluslararası komplonun, Demokratlar tarafından hayata geçirildiğini asla unutmamakla birlikte, bu yeni yönetimin Kürt özgürlük eğitilime karşı yapılan tarihsel hataları düzeltilmesi gerektiği beklentisi içinde olduğunu belirtmek gerekir. Trump, twitter ile dünyayı yönetmeye çalıştı. Amerika’nın kurumsal yapılarını işlevsizleştirdiği görüldü. Biden yönetimi ise Amerika’nın esas dünya gücü olmayı sürdüreceği söylemlerini dillendiriyor. Bunu tek başına yapamayacakları, eski kurumsal işlevselliklere dönecekleri, devletler ve ülkelerle ilişkilerini düzeltecekeri, Amerika’nın kaybolmaya doğru giden imajını tekrardan düzeltecekleri söylemleri öne çıktı. İran ile yapılan Nükleer anlaşmaya geri dönüleceği, Dünya Sağlık Örgütü ile ilişkilerin düzeltileceği, daha ekolojiki bir dünya için Paris Anlaşmasına döneceklerini söylemektedir.

Trump, görevini 20 Ocak 2020’de Biden ve ekibine devredecek. Yaklaşık iki aylık bir zaman dilimi önümüzde duruyor. Bu zaman dilimi içinde “benden sonrası tufan” mantığıyla Trump yönetimi gider ayak bir çok provokasyona, hile, hurda ve ayak oyunlarına baş vurabilir. Son dönemlerde TC’nin Kobanê, Tıltemır, Eyn İsa ve Mimbic gibi yerlere saldırması, Efrîn’de savaş suçlarında yaşanan artış, Şengal Demokratik Özerk Yönetimine karşı yapılan Şengal Anlaşması, KDP eliyle Garê, Kani Masi, Metina, Bradost, Çoman, Haci Ümran gibi yerlerde yaşanan provokasyon ve gerginlikle bu görev değişimi sürecinde öne çıktı.

Kürtler olarak bu süreçte daha dikkatli ve duyarlı olmakla birlikte Özgürlük Mücadelesini her zamankinden daha fazla yükseltme zamanı olduğunu belirtmek gerekiyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.