Almanya’da hatta Avrupa’da Kürdistanlıların yaşadığı kentler içinde belkide Kürtçe’nin günlük yaşamda en fazla hakim olduğu, kent Bielefeld’dir dersek abartmış olmayız. 

Bielefeld’i tanıyanlar veya yolu Kürt Toplum Merkezi’ne düşenler, kullanılan dilin Kürtçe olduğuna tanık olmuşlardır. Bu nedenle anadilin önemini en çok bilince çıkaran ve anadillerini koruyacak olanların başında da kendi anadilini günlük yaşamında kullananların olması gerektiği açık. Bielefeld kentinde anadil Kürtçenin kullanımı açısından son derece elverişli bir ortam varken, duyarsızlık, örgütlenme sorunları da yok değil. 

Bir yandan “Bielefeld Kürtçe direniyor” şeklinde bir tespit yapsak da öbür yandan Mamoste Rêzan Demir’in “Bizimkisi varlık içinde yokluğu yaşamaktır” ifadesi yaşamda yer bulabiliyor. Bielefeld’de anadilin yaygınlaşması, kurslarda yaşanan sorunları, ailelerin ve öğrencilerin dil derslerine olan ilgisi, bürokratik sorunlar gibi noktaları eğitimci ve kurum temsilcileri ile görüştük.


Kültürel facia kapıda

Bielefeld Demokratik Kürt Toplum Merkezi Dil ve Eğitim Komisyonu üyesi sosyal pedagog Mahmud Koyun, yaklaşık 3 yıl bürokrasiye karşı verdikleri mücadele sonunda resmi okullarda Kürtçe dil derslerinin verilmesini “Büyük bir başarı ve korunması gereken bir sonuç” olarak görüyor.

Koyun, “Bielefeld ve çevresinde yüzlerce ve hatta binlerce Kürdistanlı ailenin yaşadığını biliyoruz. Her ailenin gençleri ve çocukları var. İşimden dolayı aileler ile çalışıyorum. Ailelerimiz içinde anne, baba ve gençler arasında anadiliden kaynaklı sorunlar var. Bu sorun giderilmediği taktirde toplumsal anlamda gelecekte kültürel bir facia ile karşı karşıya kalabiliriz” şeklinde tespitte bulunuyor. 


Bielefeld’de potansiyel var

Bu konuda aile büyüklerine görevler düştüğünü belirten Mahmud Koyun, komisyonun yaptığı çalışmalara ilişkin ise şu bilgileri bizimle paylaştı: “Dil ve Eğitim Komisyonu olarak şu an pratikte olan çalışmamızın başında dernekte çocuklara yönelik verdiğimiz Kürtçe dil kursudur. 2 yıldan beri aralıksız devam ediyor. Hani varlık içinde yokluk derler ya bizimki de öyle bir durum aslında. Kürt nüfusu derseniz var. Öğretmen var. Ekonomi derseniz var. Meteryal derseniz var. Fakat bunları birleştirerek düzeyli ve nitelikli bir hizmeti sunduğumuzu söyleyemeyiz. Bu noktada bir duyarsızlık var. Yine de ailelerimizi ana dillerine sahiplenmeye yönelik duyarlı olmaları yönünde çalışma yapıyoruz.”


Kürdistan Kürtçesiz olmaz

Bielefeld Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde Kürtçe dil kursu öğretmeni Rêzan Demir ise kursa ilişkin bizimle konuşurken kullandığı, “Kürdistan Kürtçesiz olmaz. Kürtçe Kürdistansız olmaz” cümlesi aslında meselenin yani ana dilin bir halk için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. 

Mamoste Rêzan konuşmasına şöyle devam ediyor: “Dil kursuna 15 ila 25 çocuk sürekli olarak devam ediyor. Bielefeld’de yaşayan Kürdistanlıların sayısını düşünürsek bu sayı tabii ki çok az. Kursa gelen çocukların seviyesi ve yaşı aynı değil. Kimi çocuklar iyi Kürtçe biliyor. Kimisi çok az biliyor. Lise öğrencisi ve ilkokul öğrencisi bir arada ders alıyor. Bu durum pedogojik açıdan problem tabii ki. Zorluk yaşanıyor. Dengeyi yakalamaya çalışıyoruz.”

Derslerinde Alman okullarında kullanılan teknik ve yöntemleri de kullandığını belirten Mamoste Rêzan, “İstanbul Kürt Enstütüsü’nün çıkardığı Hinker adlı kitabı kullanıyoruz. Kursa gelen öğrenciler, Alman okullarına gittiği için ister istemez öğretme yöntemlerinde Alman okullarının tekniklerini kullanıyoruz. Verim aldığımızı söyleyebilirim” diyor.


Kürtçe dili tehlikesi sınırında

Ailelere ve sorumlu kurum ve sahsiyetlere de çağrıda bulunmayı unutmayan Mamoste Kürtçe’nin kaybolan diller sıralaması içinde olduğu tehlikesine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Dünya Anadili Bayramı’nı yaşadığımız bu günlerde anadilimizin önemini yeterince bilince çıkaramadığımızı üzülerek belirtemek zorundayım. Kürtçe anadilimiz asimilasyon nedeni ile kaybolan diller arasındadır. Bu tehlikeyi her duyarlı Kürdistanlının, kurumların, derneklerin görmesi gerekiyor. Bu tehlikeyi berteraf etmenin tek çözümü günlük yaşamımızda Kürtçe’yi kullanmaktır. Çocuklarımızla Kürtçe konuşmalı onlara anadilini sevdirmeliyiz.”


Öğrenci sayısı düştü

Dil ve Eğitim Komisyonu’nun çabaları ile resmi okullarda başlayan Kürtçe dil dersini veren Mamoste Abdulkadir Ulumaşkan aynı zamanda Kürt Öğretmenler Birliği’nin başkanlığını yapıyor. 6 resmi okulda yaklaşık 120 öğrenciye ders verdiğini belirten Ulumaşkan, yakın bir zamanda okul sayısında artış olduğu haberini paylaşıyor. 

Ulumaşkan devamla şu bilgileri veriyor: “Şu an 6 okulda ders veriyorum. Yakın bir zamanda bu sayı Dreckheideschule’nin katılımı ile 7 olacak. Sene başında eğitime başlarken 150 öğrencimiz vardı. Bu sayı maalesef bugün itibari ile 120’ye inmiş durumdadır. Bunun nedeni anne babaların yeterince çocuklarına anadillerini sevdirememelerinden kaynaklanmaktadır diye düşünüyorum. Derslere katılmak istemeyen çocuklarla anne babaların ilgilenmesi gerekiyor. Tekrar çocuklarını derslere göndermeleri çok önemlidir.”


Çocuklara yardımcı olunmalı

Ailelere duyarlılık çağrısı yapan Ulumaşkan pratik önerilerde de bulunuyor: “Aileler çocuklarının dersleri ile ilgilenmelidir. Mesela eve gelen çocuklarına Kürtçe dersinde neler öğrendiklerini sormalı ve tekrar etmelerine yardımcı olmalılar. Zaten haftada 1 saatlik az bir süre ders veriliyor. Aslında eğitim müdürlüğünden ailelerin ders saatlerini artırma talebinde bulunmaları gerekiyor. Yasal olarak haftada en az 3 saat verilme hakki var. Bu hak değerlendirilmelidir.” 

Derslere katılan öğrencilerin durumuna ilişkinde bilgi veren Mamoste Ulumaşkan katılan öğrencilerin derslerden keyif aldıklarını belirtti. Öğrencilerin bir çoğunun Kürtçeyi bildiğini söyleyen Ulumaşkan, gramer hataları olsa da bu sorunun zaman içinde verilen eğitimle çözüldüğünü dile getirdi. 

Ulumaşkan “Kesinlikle öğreniyorlar. Meteryaller okullar tarafından karşılanıyor. Bu konuda da bir sorun yok. Okul müdürlerinin yaklaşımı iyi. Sadece bir okul müdürü okulunda bulunan Türk öğrencileri gerekçe göstererek Kürtçe dersinin verilmesini reddetmişti. Bunun dışında yaşadığımız somut bir sorun olmadı” sözleriyle konuşmasını noktalıyor. 


Kürt Aileleri İnisiyatifi...

Bielefeld Bölgesi Kürt Aileleri İnisiyatifi sözcülerinden Zarife Hussein ise çalışmalarını şu şekilde özetliyor: “Bizler Bielefeld ve çevresinde yaşayan Kürdistanlı ailelerin büyük bir potansiyel teşkil ettiğini görerek yola çıktık. Varolan ailelerimizin Belediye ve devlet nezdinde özellikle dil konusunda yaşadıkları birçok sorun var. Bu sorunlar ilgisizlikten dolayı hep çözümsüz kaldı ve kangrene dönüştü. Mesela resmi okullarda Kürtçe dil eğitimin başlaması bizim için bir adım oldu. Ailelerimizin sorunlarını resmi kurumlara taşımak ve ailelerimizin iradesini temsil etmek gibi bir sorumluluğumuz var. İnisiyatif olarak yeni bir oluşumuz. Çok fazla pratik çalışmamızın olduğunu söyleyemeyiz.”


MURAT MANG/BİELEFELD