MURAT MANG BİELEFELD Bielefeld Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde (DKTM) ‘Devletin Dinlere Stratejik Yaklaşımı ve Kültürel Öz Savunma Yöntemleri’ konulu bir panel düzenlendi. Panele yaklaşık 70 kişi katıldı. Bielefeld DKTM Dil ve Eğitim Komisyonu tarafından organize edilen panele Êzîdî toplumunu temsilen HDP eski Milletvekili Ali Atalan, Süryani Halkı Mezopotamya Kongresi Temsilcisi Numan Uğur ve Kürdistan İslam Toplumu (CİK) Temsilcisi Melle Ahmet konuşmacı olarak katıldı. Panelin başlangıcında Osmanlı’dan bu yana Kürdistan coğrafyasında İslam inancı dışında farklı inançlara yönelik yapılan katliam ve soykırım tarihini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı. ‘Bizim dinimiz barış dinidir’ Ardından ilk konuşan CİK Temsilcisi Melle Ahmet Kur-an’dan ayetlerle örnek vererek tüm dinlerin, inançların ve kitapların insanlığa hizmet etmek amacı ile indirildiğini belirtti. Melle Ahmet günümüz İslam anlayışına atıfta bulunarak, “Din aracılığı ile insanlar kandırılıyor. Dini kullanarak bizi kullanan devleti biz kabul etmiyoruz. Tüm insanları bu ceberrutlara karşı mücadeleye çağırıyoruz” şeklinde konuştu. Melle Ahmed’in ardından söz alan Numan Uğur toplum içerisinde Asurîlerin pek fazla tanınmadığını farklı isimlendirmelerle tanındığını söyledi. Uğur, Asurların Harran’da ilk üniversiteyi, tarihte ilk tekerleği bulduklarını, dünyanın ilk imparatorluğu gibi tarihten örnekler vererek başladığı konuşmasına şöyle devam etti: “Hz. İsa’dan bu yana Asurların siyasi bir yapıları olmamıştır. Özellikle İslam dininin gelmesi ve Hz. Muhammed’in ölümünden sonra Asurîlere karşı kıyımlar başlamıştır. Bugün İslam dini devletlerin elinde kılıç olmuştur. ‘Allah-u Ekber’ sesleri ile kafa kesiyorlar. 1915’ten bu yana farklı inançlara sistematik katliamlar yapıldı. Bugün Önder Apo’nun bizler için ortaya koyduğu paradigma kurtuluşumuzu sağlayacaktır.” ‘Demokratik bir yaşamı seçeceğiz’ Son konuşmacı olan HDP eski Milletvekili Ali Atalan ise Êzîdî toplumu adına panele katılanlar arasındaydı. Atalan, toplum olarak Kürdistan coğrafyasında önünlerinde iki referansın olduğunun altını çizerek hangisinin daha faydalı olacağı sorusunu sorarak başladı konuşmasına. Atalan, “Toplumun önünde iki yol, iki seçenek var. Birinci seçenek ya dini seçeceğiz. İkinci seçenek ise eşit, özgürlükçü, barış içerikli Demokratik bir yaşamı seçeceğiz. En iyi dini sistem gelse dahi sorun çıkacaktır. Fakat Demokratik sistem bizim kurtuluşumuz için en güzel sistemdir” dedi.