• Bielefeld’de bu yıl üçüncüsü düzenlenen Kürt Film Günleri’ne katılan Kazım Öz, Kürt sineması ve bağımsız sinemanın ancak seyirciyle kuracağı güçlü ilişki sayesinde var olabileceğini belirterek, izleyicileri filmlerini takip etmeye, tartışmaya ve eleştiri ve önerileriyle sürece katkı sunmaya çağırdı.

ARAT ARARAT/BİELEFELD

Kürdistan’a Barış ve Umut İnisiyatifi (KBUI) tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Kürt Film Günleri, Bielefeld’deki Lichtwerk Sineması’nda devam ediyor. Bielefeld Belediyesi ile ortaklaşa gerçekleştirilen etkinlik 2 Ekim’de yönetmen Binevşa Berivan’ın The Virgin and Child filmiyle başladı. Program kapsamında Derya Deniz’in yönettiği Hêza belgeseli, Karzan Kader’in Bêkas ve Kazım Öz’ün Bir Kar Tanesinin Ömrü filmleri izleyiciyle buluştu. Film günlerinin son gösterimi, 16 Ekim’de Boubakar Diallo’nun yönettiği Épines du Sahel filmiyle gerçekleştirilecek.

Kolay olmadı

KBUI Başkanı Emine Gözen, üç yıl önce başlattıkları projenin temel amacının Kürt sinemasını Avrupa’da tanıtmak ve sinema salonlarında gösterilmesini sağlamak olduğunu söyledi. Bu hedef doğrultusunda önemli zorluklarla karşılaştıklarını belirten Gözen, özellikle sinema salonlarıyla iş birliği kurmanın ve filmlere erişmenin kolay olmadığını ifade etti. Kürt sinemasının henüz kurumsal bir yapıya kavuşmamış olmasının süreci zorlaştırdığını vurgulayan Gözen, “Filmleri çoğu zaman bireysel ilişkiler üzerinden ayarlamak zorunda kalıyoruz. İlişkilerde süreklilik ve tutarlılık konusunda sorunlar yaşıyoruz. Film göndereceklerini söylüyorlar ancak göndermiyorlar. Yönetmenler geleceklerini belirtiyor, fakat son dakika gelemiyorlar” dedi.

Avrupa ile Kürdistan köprü

Film günleriyle Kürt yönetmenlere alan açmayı ve filmlerinin Alman sinema piyasasında daha fazla görünür olmasını sağlamayı hedeflediklerini belirten Gözen, inisiyatifin temel hedeflerinden birinin Avrupa ile Kürdistan arasında duygusal bir köprü kurmak olduğunu ifade etti. Gözen, “Şimdi bu köprünün sinema ayağı da kuruluyor. Çok iyi gidiyor. Örneğin Bielefeld’de Kürt sinemasını tanımayan bir sinema çevresi vardı. Artık tanıyorlar. Bu, köprünün kurulduğunu ve geliştiğini gösteriyor” diye konuştu.

Gözen, izleyicilerin ilgisinden memnun olduklarını ancak bunun yeterli olmadığını belirterek kurumların da film günlerine daha fazla destek vermesi gerektiğini vurguladı. Gözen,“Kurumlarımızın bu film günlerine yeterince ilgi göstermediğini de eleştirmeliyiz. Burada da istediğimiz ölçüde bir dayanışma sağlandığını söyleyemeyiz. Yarın sinema programlarında bir Kürt filmi gösterildiğinde bu filme yönelik ilginin yüksek olması gerekiyor. Bu açıdan hepimize iş düşüyor” dedi.

Filmlerimiz engelleniyor

Bir Kar Tanesinin Ömrü filminin gösterimi sırasında yönetmen Kazım Öz ile de Kürt Film Günleri ve bağımsız sinemanın karşılaştığı sorunlar üzerine konuştuk. Bu tür etkinlikleri değerli bulduğunu belirten Öz, benzer girişimlerin çoğalması gerektiğini söyledi. Filmlerinin geniş kitlelere ulaşmasının önündeki engellere dikkat çeken Öz, “Türkiye’de iktidardan, sistemen kaynaklı bir sıkışma yaşıyoruz. Filmlerimizin kitlelere ulaşması engelleniyor. Bu nedenle Avrupa’daki kurumlarla iş birliği kurmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki hafta Köln’de Alevi kurumlarının katkısıyla başka bir filmimiz gösterilecek” bilgisini paylaştı.

Bağımsız sinema seyirciyle var olacak

Alternatif ve bağımsız sinemanın yalnızca film üretmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Öz, seyirciyle kurulacak ilişkinin de en az üretim kadar önemli olduğunu dile getirdi. Öz, “Devrimci alternatif sinema, Kürt sineması ve bağımsız sinema seyirciyle var olacak bir sinemadır. Biz yalnızca filmleri nasıl çekeceğimizi düşünmüyoruz, seyircimizle nasıl bir ilişki kurabileceğimizi de düşünüyoruz. Mevcut sistemin sunduğu filmlerin dışında filmler yapıyoruz. Dolayısıyla izleyicilerden filmlerimizi takip etmelerini, bizimle tartışmalarını, eleştiri ve önerilerini sunmalarını bekliyoruz. Bu şekilde daha doğru bir sinema yapacağımıza inanıyoruz” dedi.

KBUI’nin organizasyonu örnek bir girişim

Lichtwerk Sineması sorumlusu Bastian Müller-Hannig de Kürt Film Günleri kapsamında Kürt filmlerine ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. KBUI’nin organizasyonunu örnek bir girişim olarak değerlendiren Müller-Hannig, inisiyatifin etkinliğin bütün aşamalarını üstlenmesini ve sinemayla kurduğu iş birliğini olumlu bulduğunu söyledi. Müller-Hannig, “KBUI’nin bizimle birlikte çalışmasını olumlu olarak görüyorum. Umarım bu ortaklık devam eder. Çok güzel Kürt filmleri var. İzleyici kitlesi de dikkatimizi çekiyor. Kürt Film Günleri nedeniyle ilk kez sinemamıza gelenler de var” diye konuştu.

Bielefeld Belediyesi ile ortaklaşa düzenlenen Kürt Film Günleri’ne Afrika Wakati e.V., Volkshochschule Bielefeld, Rosa Luxemburg Stiftung Nordrhein-Westfalen ve Sparkasse Bielefeld de destek veriyor.