
Almanya'nın Bielefeld kentinde faaliyet yürüten Mezopotamya Dostluk ve Barış Evi'nde Kürtçe dersler veriliyor. Kursu veren mamostelerin aksine bu kez aileler büyük ilgi gösteriyor. Bu ilgi karşısında memnun olan mamosteler, imkanlarının kısıtlığından şikayetçi.
Yer küçük materyal az
Kürtçe eğitimi, Bielefeld Meclisi Dil ve Basın Yayın Komisyonu tarafından organize edildi. Şêxmuz Akçay ve Rezan Demir tarafından verilen kursa, 25 çocuk katılıyor. Aileler, çocuklarını ellerinden tutup Pazar günü iki saatliğine verilen kurslara getiriyor. Katılımı yoğun olmasından son derece mutlu olan mamosteler, "Önceden biz ailelere çocuklarını kursa getirmesini istiyorduk. Ancak şimdi biz birşey demeden ailelerimiz çocuklarını kursa getiriyor. Bu çok önemli bir gelişme" diyor. Bu ilgi karşısında eksikliklerini gördüklerini söyeyen Mamoste Rezan Demir, eğitim verilen yerin küçük ve materyallerinin eksik olduğunu söyledi.
25 öğrenci var
Mamoste Şêxmuz Akçay ile dönüşümlü olarak ders verdiklerine dikkat çeken Rezan Demir, "Ailelerin ilgisi bizi şaşırttı. Önceden biz ailelere 'çocuklarınızı kursa gönderin' diyorduk. Ancak şimdi daha biz birşey söylemeden çocuklarımız anadillerini öğrenmek için kursa geliyor. Şu an 25 kayıtlı öğrencimiz var. Normalde iki grup yapmamız gerekiyor, ancak imkanlarımız buna el vermiyor" dedi.
‘Kürt kurumları duyarsız’
Mamoste Demir, ailelerinin ilgisine karşı Kürt kurumlarının duyarsızlığından yakınarak yaşadıkları sıkıntıları şöyle sıraladı: "Materyal sıkıntımız var. Kitaplarımızı İstanbul Kürt Enstitüsü'nden istedik. Bugünlerde gelmesini bekliyoruz. Ders verilen sınıf, eğitim için uygun değil. Biz haftada iki saat ders veriyoruz ki; bu yeterli değil. Çünkü çocuklarımız zamanın büyük bölümünü Almanca konuşarak geçiriyor. Bu da onların Kürtçe öğrenmelerini negatif olarak etkiliyor."
2 saat yeterli değil
Yaşanan yetersizliği el birliğiyle aşmak gerektiğini sözlerine ekleyen Rezan Demir, burada hem kendilerine hem Kürt kurumlarına hem de ailelere büyük görevler düştüğünü söyledi. İki saatlik Kürtçe eğitiminin yetersiz olduğunun altını çizen Mamoste, "Ailelerimizden ricamız çocuklarıyla anadiliyle konuşsun. Çocukların anadilini öğrenmesi okulda da başarının gelmesi demektir. Çocuklar zaten Almanca konuşuyor. Evde de Almanca konuşursak kendi anadilimizin yaşama şansı olmaz" diyerek ailelerin bu konuda özen göstermesini istedi.
Öğrencilerin görüşleri
Kurs öğrencilerinden bazıları, anadillerini öğrenme hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle ifade etti:
Rozerîn Alkış: 12 yaşındayım. Amacım ana dilimi iyi öğrenmek. Bu kurs sayesinde epey öğrendim. Kürtçe öğrenmek isteyen çocuklar bu kursa gelsinler.
Derya Akmaca: 5. sınıfa gidiyorum. Okumasını, yazmasını öğrenmek için kursa geldim. Keşke ilk okullarda da Kürtçe dersimiz olsaydı.
Ruken Alkış:11 yaşındayım. Evde de hep Kürtçe konuşuyoruz. Bu kursta yazmasını okumasını öğreniyorum. Diğer çocuklara da sesleniyorum. Kendi ana dillerini iyi öğrensinler.
Evlin Alkış: Ben 12 yaşındayım. Buraya Kürtçe öğrenmek için geliyorum. Daha çok öğrenmek istiyorum.
Dildar Demir: 9 yaşındayım. Bielefeld’de çok çocuk var ama gelmiyorlar. Keşke hepsi gelip Kürtçe öğrense.
Rojhat Alkış: 6. Sınıfa gidiyorum. Ben derneğe seslenmek istiyorum. Çok Kürtçe kurs açsınlar. Çocuklar ana dillerini öğrensin.
Eylem Çelik: 16 yaşındayım. Ana dilimi unutmamak için kursa geliyorum. Bu kursa az çocuk geliyor. Bunu eleştiriyorum daha fazla çocuk gelmeli. Bielefeld de çok Kürt var. Sürekli Almanca konuşmaya mecbur değiliz.
Narin: 18 yaşındayım. Keşke önceden böyle bir imkan olsaydı.
MURAT MANG/BIELEFELD