
Erciş’te dün akşam 18:00 itibariyle 244 kişinin cenazesi ailelerine teslim edildi. Yaşamını yitirenler Şehitlik Mezarlığı’nda yan yana gömülüyor. Onlarca mezarın başucuna konulan küçük tahtalara ölenlerin isimleri yazıldı. Ölü sayısının artacağı bilinmesine rağmen mezarlıklarda hiçbir hazırlığın yapılmadığı görüldü. Kepçeler gönderilmeyince depremzedeler, mezar yerlerini kazma küreklerle kazdı. Su olmadığı için cenazeler, şişe sularıyla yıkanıyor.
Depremzedeler: Vali istifa
Depremzedeler barınma başta olmak üzere yiyecek, giyecek, su gibi birçok temel ihtiyacın hala karşılanmadığını belirtiyor. Binlerce depremzede duruma isyan etti ve dün „Vali istifa“ diyerek, İpek Yolu’nu trafiğe kapattı. Polis, gaz bombası sıkarak depremzedeleri dağıttı.
Kriz Masası’nda kriz
Bir diğer gerginlik de Erciş Yolu üzerinde kurulan Kriz Masası’nda yaşandı. Kriz Masası’nın önünde biriken binlerce kişi, yardımların dağıtılmamasına tepki gösterdi. Burada da depremzedeler sık sık „Vali istifa“ sloganı attı. Depremzedelerin tepkisi sürüyor.
Halk sokağa döküldü
Maraş Caddesi üzerinde de toplanan çok sayıda depremzede yardımların dağıtılmamasını ve kurtarma çalışmalarının gecikmesine tepki gösterdi. Protesto gösterisinin yapıldığı caddeye gelen polis depremzedelere gaz bombalarıyla müdahale etti. Depremzedeler, polise taşlarla karşılık verdi.
500 bin Vanlı açıkta
Türk Kızılayı’nın „8 bin çadır gönderdik, 12 bin çadır da yolda“ açıklamasına karşın Van Belediyesi Acil Koordinasyon Merkezi’nde görevli Van Belediye Meclis Başkanı Vekili Sabri Abi, yardımların yetersiz kaldığını ve hala kentte 500 bin kişinin dışarıda olduğunu söylüyor. Abi, ihtiyaçlarının öncelikli olarak çadır ve battaniye olduğunu söyledi ve ekledi: „Çevre illerden, belediyelerden yardım geliyor ama yetmiyor. Kızılay aşağı yukarı 8 bin çadır olduğunu söylüyor ama 100 bin de yetmez, halkın tamamı dışarıda. Van’ın yüzde 60’ı yıkılmış durumda. Köyler de durum çok kötü, çok hasar var; 30-40 köy yerle bir olmuş. Türkiye’nin her yanından yardım etmek isteyenler var ama bize henüz ulaşan bir şey yok. Yardımlar yetmiyor. Jeneratör de önemli ihtiyaç. Van’da en az 500 bin insan dışarıda.“
BDP kendisi dağıtıyor
Şimdiye kadar düzenli olarak yardım dağıtan ise sınırlı imkanlara sahip BDP’li belediyeler. Depremzedeler için halk ile BDP seferber olurken, son olarak dün sabah Amed, Şırnak, Mardin, Urfa, Siirt, Bursa, Mersin ve Adana’da toplanan yeni yardımlar TIR ve kamyonlarla Van’a gönderildi. BDP’li belediyeler götürdükleri yardımları kendileri dağıtıyor. Bölgede sahra hastaneleri ve aşevleri kuruldu. Van Belediyesi de dün 2 bin kişiye sıcak yemek verecek bir aşevi kurdu.
Yardımların reddedilmesi zalimlik
The Times, Wall Street Journal ve The Guardian, Türk hükümetinin Van’daki depremzedelere yönelik dış yardımları reddetmesini „zalimlik“ ve “duyarsızlık” şeklinde değerlendirdi. Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Marti Schulz, AP Yeşiller Grubu Eşbaşkanları Rabeca Herms ile Daniel Cohn-Bendit de AKP Hükümeti’nin tavrına tepki gösterdi.
VAN
Köylere yardım ulaşmadı
Depremin vurduğu köylerin birçoğuna yardım ulaşmamış durumda. Köylerde en fazla dile getirilen ihtiyaç çadır; halk çocukları ile yaşlıları soğuktan korumakta güçlük çektiğini anlatıyor.
Depremin vurduğu Van'a bağlı yaklaşık 50 köyde dün akşam saatlerine kadar henüz arama kurtarma çalışmalarına başlanmamıştı. 30-40 köyde evlerin büyük ölçüde yıkıldığı öğrenildi. Merkez üssü Van'ın Tabanlı Köyü olan depremden etkilenen köylerde en yaygın sorun çadır eksikliği olarak gözüküyor. Köylerin çoğunluğunda halk ateş yakarak ya da yanlarındaki battaniyelere, kazaklara sarılarak kendi imkanlarıyla ısınmaya çalışıyor, özellikle çocuklar ve yaralılar soğuktan çok etkileniyor. Dün görüştüğümüz köylerden aktarılan bilgiye göre bazı köylere henüz hiç yardım ulaşmamış.
Alaköy'den Ali Akdağ'ın aktardığı bilgiler 200 hanelik köyde ayakta 20 evin kalabildiği, köy halkının çok zor durumda olduğu ve henüz hiç yardımın gelmediği yönünde. Akdağ'ın anlatımıyla Alaköy'deki durum şu:"Millet perişan durumda. Köyde ayakta kalmış 15-20 ev ya var ya yok. 10-11 kişi hayatını kaybetti. Ne çadır, ne sığınacak yer, ne gıda, hiçbir şey yok. Kalan evlere de girilemiyor. Hiçbir yardım gelmedi. Çok acil olarak çadır lazım. Hava giderek soğuyor. Kadın-erkek, çoluk çocuk, herkes perişan bekliyor. Gıda gerekli. Aşağı yukarı 500 kişilik bir köy burası, ev olarak 200 hane vardı. 15-20 tanesi ancak ayakta kalmıştır. Topraktan kerpiçten yapılma köy evleri yıkıldı, ayakta kalanlar betonlama evler. Köyde hâlâ kargaşa var. Kimse ölüsüne bile sahip çıkamıyor, herkes can derdinde. Evlere girilemediği için korunabilecek bir şey de çıkarılamıyor. Şu anda çoluk çocuk herkes ortada, kazağıyla montuyla sığınmaya çalışıyor. Herkes dışarıda, yaktığımız ateşle ısınmaya çalışıyoruz. Biz kendimizden geçtik, üstümüzdeki kazakları çıkarıp çocuklara giydiriyoruz. Devletten gıda ya da çadır yardımı yok. İyi kötü haberler alıyoruz, yardımlar çıkıyor diye, ama gelenler nereye gidiyor bilmiyoruz. Yetkililerle muhatap olma şansımız sıfır. Merkezi akrabalar, arkadaşlar aracılığıyla aradık, ama faydası olmadı. İki günden beri 'yardım iki saate geliyor, kamyonlar yolda' diyorlar ama ortada hiçbir şey yok. Merkezden 30 kilometre uzaklıktayız."
Çadırlar AKP'lilere veriliyor
Öte yandan Erciş'e bağlı 3 mahalleye dün akşam saatlerine kadar tek bir yardım dahi ulaşmamıştı. Çok sayıda evin yıkıldığı Kışla, Salihiye ve Yeşilova mahallesinde AKP'ye oy verenler çadır alırken, binlerce depremzede kendi imkanlarıyla yaptıkları derme çatma naylon çadırlarda kalıyor.
BDP'ye seslendiler
Kışla Mahallesi'nden bir depremzede dün Roj TV'nin canlı yayınına telefonla bağlanarak, son durumu anlattı. Depremzede "Sadece AKP'lilere çadır dağıtılıyor. Ne gıda ne içme suyu gönderiliyor. Cenazelerimizi dahi pet şişedeki suyla yıkıyoruz. Mağduruz, açıkta kaldık" dedi. Van milletvekillerine de seslenen depremzede, "Devletin beklentimiz yok artık. Özdal Üçer ve Nazmi Gür nerdeler, niye bize ulaşmıyorlar? Yağmur başladı, çoluk çocuk yağmur altındayız, üstelik kar da bekleniyor" dedi.
Belediye teyid etti
Van Belediyesi Acil Koordinasyon Merkezi'nde çalışan Kazım Kurt da bazı köylerin durumunun çok kötü olduğunu teyid ederek malzeme dağıtımının köylerin durumuna göre belirlendiğini, tümüyle yıkılan köyler olduğunu ve onlara öncelik verildiğini anlattı. Kurt, özelikle çevre köylerle iletişimin sorunlu olduğunu, telefon haberleşmesinin olmadığını, iletişimin karayoluyla sağlandığını bildirdi. Kurt, arama kurtarma ekipleri hariç gönüllüler ve belediye personelinden oluşan yaklaşık 300 kişinin çalıştığını belirtti ve özellikle çadır ihtiyacının çok olduğunu vurguladı.