AKP’nin birinci sıra belediye meclis üyesi Nurten Ertuğrul, Barakazi’nin bu açıklamasına karşı meclis üyeliğinden istifa etti. Ertuğrul’un yapmış olduğu tavır doğru bir tavırdır ama partisinden de istifa etmelidir. Çünkü belediye başkanının "din" adı altında kadın düşmanlığı yapma düşüncesi partisinin de düşüncesidir.
Bingöl’deki bu olaya nereden bakarsak bakalım karanlık saçıyor. Bingöl, din, feodalite ve beraberinde erkek ve ataerkil anlayışın himayesi altında olan bir il. Bugün hala gerici bir anlayış olan şeyhlik kurumunun idaresi altındadır. Mollaların, aşiret reislerinin hala söz sahibi olduğu bir yerdir. Özellikle Bingöl şeyhleri kendi halkının çıkarlarını gözetmek yerine, yıllardır sağ partilere oy vermiş ve devletin yanında yer almışlardır. Tamamen kendi çıkarlarını gözeterek devletin imkanlarını kendilerine yönelik kullanmışlardır.
Bu şeyhlerin, şeyhlik kurumunun ve beslendikleri anlayışın kadına nasıl baktıklarını biliyoruz. "Din, örf, adet" adı altında kadınları kara çarşaflara sarıp, eve kapatan, hiçbir düşüncesini dikkate almayan, tüm özgürlüklerini ellerinden alarak yok sayan ama kendi özgürlükleri söz konusu olunca her türlü cirit atmayı kendilerine hak gören erkek toplulukları…
Barakazi’nin bunlardan ne farkı var? Hiçbir farkı yok, aynı anlayışın biçim değiştirmiş temsilcisi… Oysa siyasi partilerde ve seçim çalışmalarında en çok kadınlar emek harcıyor, en çok kadınlar fedakarlık yapıyor, kadınların artık lojistik destek değil, siyasette de var olduklarını göstermeleri gerekir.
İnsanlık tarihi boyunca erkekler yetkiyi paylaşmak istememişlerdir ve bunu "din" ve "gelenek" adı altında gizlemişlerdir. Dikkat ederseniz, dini değerleri çokça seslendiren muhafazakar partilerin kadınların emeğini nasıl suiistimal ettiklerini, yani o emeğin sonuçlarını kadınlarla paylaşmaya yanaşmadıklarına sürekli rastlarız. Sadece muhafazakar partiler mi böyle? Hayır, "kadın" söz konusu olduğunda diğer partilerinde farklı olmadıklarını görüyoruz.
Şu ayrımı da yapmak gerek. Muhafazakarlık ve dindarlık farklı kavramlar. "Muhafazakar" mevcut sistemi muhafaza etmeye çalışana denir. Değişimden hoşlanmayan, var olan sistemin devam etmesini isteyen insan tipidir. En çok da" kadın" söz konusu olduğunda muhafazakarlık maskesini indirdiklerini görürüz. Sol, sosyalist partilerde de bol miktarda muhafazakar var, bu yüzyılda bile biz kadınların bu anlayışla kavgası sürüyor. Muhafazakar anlayış sadece emeğimizi istiyor, düşüncemizi, irademizi, temsilimizi yok sayıyor. Muhafazakar anlayış kadını değil, anneliği kutsar, çoğalmak için kadın sadece bir ihtiyaçtır onlar için.
Tam da bu noktada kadınların itirazı önemli ve bir o kadar da kıymetli...
AKP’ye ve Barakazi’ye oy veren Bingöllü kadınlar, nasıl bir partiye ve nasıl bir belediye başkanına oy verdiğinizin farkında mısınız? Pişman oldunuz mu? Olmalısınız. Cinsiyet ayrımı yapan bir anlayışa ilk siz itiraz etmelisiniz.
İradenizin nasıl yok sayıldığını görüyor musunuz? Görmelisiniz. Kadınları hazmedemeyen şehrinizin belediye başkanına ilk siz itiraz etmelisiniz. Hatta toplanıp, "Nurten Ertuğrul yerine, Yücel Barakazi istifa etmelidir. Cinsiyet ayrımcılığı ve kadın düşmanlığı yaparak suç işliyor" demelisiniz.
Bu itirazları yapmazsanız, bu gerici anlayışa karşı çıkmazsanız burnunuzun dibindeki aynı zihniyetteki erkeklere de diyecek sözünüz olmaz…
Bingöl Belediyesi’ne başkan değil, müftü seçilmiş
Bingöl Belediye Başkanlığı’na AKP’den seçilen Yücel Barakazi’den dakika bir, gol bir geldi. Barakazi, kadınlara başkan vekilliği ve yardımcılığı konusunda görev vermeyeceğini, bunun örf ve adetlerine aykırı olduğunu açıkladı.