Her iki olay da çelişkilerle, soru işaretleriyle ve kuşkularla dolu. Sis perdesi aralanmadı.
Türk medyası her gün olayın detaylarına ilişkin yeni bir bilgiyi ‘flaş’ olarak duyuruyor. Hem de şu ana kadar olayın PKK tarafından gerçekleştirildiğine dair somut bir kanıt veya bulgu olmamasına rağmen bunu yapıyor.
Peki neden?
Çünkü birileri bu olayı PKK’nin üzerine yıkmak istiyor.
Eğer Türk medyası bir konuda bu kadar çok haber yapıyorsa bilmek gerekir ki bir algı oluşturma operasyonu vardır. Yani işin içinde başka işler var demektir. Bir dümen çevriliyordur. Öyle ki ne kadar çok sözüm ona detay verirsen toplumu o kadar çok etkilersin ve yalanın etkisi altında bırakırsın. Zaten amaçlanan da odur, bu tür manipülatif durumlarda.
Şüpheleri iki noktada odaklamak istiyor AKP Hükümeti ve güdümlü medyası. Bir, Bingöl olayını PKK yaptı. İki, olaydan birkaç saat sonra Genç’te katledilenler, Bingöl olayını gerçekleştirenlerdir.
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, 9 Ekim'de gerçekleşen olayla ilgili olarak bir gün sonra “HPG Merkez Komutanlığı olarak bizimle herhangi bir ilişkisi yoktur” demesine rağmen Türk devlet yetkililerinin ve güdümlü medyanın PKK’yi fail olarak lanse ettirme çabaları şüpheleri arttıran bir durumdur.
Ayrıca Genç’teki infaz gerçekleşir gerçekleşmez İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın “suçlular cezalandırıldı” açıklaması yapması da ilginç bir nokta. Öyle ki AKP Hükümeti ve yetkilileri hiçbir araştırma yapma gereği duymadan hükmü vermişler.
AKP Bingöl olayında neyi gizliyor?
Oysaki HDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, konuya ilişkin TBMM’ye verdiği soru önergesinde şu tespitte bulunuyor: “Kamuoyundan saklanan balistik inceleme sonuçları, Emniyet yetkililerine yapılan suikast ile Genç’te yapılan yargısız infazın ayrı olaylar olduğunu net olarak ortaya koymuştur” diyor.
Hem bu çelişkiler hem de hükümetin Bingöl olayına ilişkin yayın yasağı getirmesi kuşkuları daha da arttırıyor.
Örneğin, güdümlü medya Genç’te polisin 5 kişiyi ‘dur ihtarı yapmadan’ katletmesini hiç işlemiyor. Hem de görgü tanıklarının ifadelerine rağmen.
Ana akım güdümlü medya bilinçli çarpıtmalarla uğraşıp dururken, dikkat çeken bir detaya hiç dokunmuyor bile. Genç’te katledilenlerin sayısına dair Bingöl valisi 4 kişi derken, İçişleri Bakanı Efkan Ala 5 dedi. Ve 5. kişinin akıbeti hala belli değil. Beşinci kişi bu gruba devlet sızması mıydı? Değilse bu şahısın başına ne geldi? Bingöl valiliği neyi gizlemeye çalışıyor? Konunun aydınlatılması için önemli bir nokta da bu.
Öyle anlaşılıyor ki Bingöl’de ve Genç’te ard arda gelişen iki olay birbiriyle bağlantılı ancak öyle devlet yetkililerinin ifade ettiği ve güdümlü medyanın işlediği gibi değil.
HPG’nin yerel birimleri veya başka bir örgütün şu ana kadar Bingöl’deki eylemi üstlenmemiş olması iki ihtimali yüksek olasılık haline getiriyor: Ya her iki operasyon aynı merkezden yürütüldü ya da Genç’teki infaz misilleme amacıyla yapıldı.
Bingöl’deki olay Türkiye’de eşine az rastlanır olaylardan değil elbette. Bu gerçeğin Türk siyasi ve askeri tarihinde yüzlerce belki de binlerce örneği vardır. Özal, Eşref Bitlis ve Gaffar Okkan cinayetleri bunların en bilinenleri.
Hala failler meçhul ve üstü örtülüyor. Dahası doğru dürüst bir soruşturmaya bile konu olamadı bu ve buna benzer olaylar.
Bingöl olayının, özellikle Kobanê’den kaynaklı PKK ile Türk devleti arasında iplerin iyice gerildiği bir dönemde gelişmesi düşündürücü. Ayrıca AKP Hükümeti'nin Kobanê’den ve çözüm sürecinden kaynaklı yaşadığı sıkışıklık da ortada. Bu durum, arkasında karanlık güç odaklarının bulunduğu bir komplo tezgahlanmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Bingöl ve Genç’te yaşananları devlet aydınlatmakla sorumludur. Aydınlatılmaması durumunda vebali devletin ve AKP Hükümeti'nin boynunda kalacaktır.
Ancak geçmişte yaşanan olaylar, kontrgerillanın işlediği cinayetler ve özel savaş rejiminin kendi asker, siyasetçi ve bürokrat kadrolarına yönelik yaptığı suikastlerin hala aydınlatılmamış olması gerçeği; Bingöl olayının da karanlık bir olay olarak kalacağı şüphesini güçlendiriyor.
Nasıl ki 90’lı yıllarda tezgahlanan komplolar, katliamlar, cinayetler, köy yakmalar, asit kuyuları, domuz bağları ve işkenceler Ergenekon- JİTEM-kontrgerilla denilerek hasır altı edildiyse; günümüzdekiler de AKP’nin yeşile ve karaya boyanmış IŞİD’çi ve Hüda-Par’cı JİTEM’inin işleri olarak sümen altı edilecek gibi görünüyor.
Bingöl olayının sis perdesi soru işaretleri, kuşkular ve çelişkiler
Bingöl emniyet müdür yardımcısı ile bir komiserin öldürüldüğü ve Bingöl emniyet müdürünün de yaralandığı olay ve ardı sıra Genç ilçesinde gelişen polis infazı konusu meclis gündemine taşındı.