Başlığın tam da anlattığı gibi AB ile yürütülen AB’den çıkış (Brexit) süreci bir umut ışığı yakarken, iki katı kadar endişeyi beraberinde getiriyor. Hükümet olan Muhafazakar Parti bir kaç hafta önceki yıllık kongresinde süreçle ilgili olumlu mesajlar vermişti. Başbakan May’in AB’ye önereceği çıkış anlaşmasına AB’nin onaylayacağı gibi yanlış bir mesaj verilmişti. Bir bildikleri vardır dendi. Ancak geçen günlerde gerçekleşen AB zirvesinde Muhafazakarların bir bildiklerin aslında olmadığı anlaşıldı. Güya ‘meselelerin yüzde 90’ında bir anlaşma sağlandı’ dendi ki orası da hala bir muamma, Kuzey İrlanda ile İrlanda arasındaki sınır konusunda çözüm bulunamadığı için iki taraf geri adım attı. Sadece anlaşma sağlanamamış olmadı. Zaman daraldığı için bir anlaşmanın olabilme umudu daha da tükenmeye başladı.

Avrupa Birliği (AB) müzakerecileri, Kuzey İrlanda'nın Gümrük Birliği içerisinde kalmasını ve ürünlerde AB mevzuatlarının geçerli olmasını talep ediyor. May’e göre bu Kuzey İrlanda ile Britanya’nın geri kalanı arasına bir duvar örmek anlamına geliyor. AB ile İngiltere'nin kara sınırı olan Kuzey İrlanda-İrlanda hattında ticaretin kesintisiz gerçekleşmesini istiyor. Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti sınırı konusunda ilerleme sağlanamaması durumunda ‘anlaşma olmadan ayrılma’ söz konusu olabilecek.

AB üyesi ülkelerin liderleri, İngiltere'nin AB’den çıkma sürecine ilişkin Kasım ortasında düzenlenmesi düşünülen olağanüstü zirve bu durumda yapılmayacak. Müzaakerelerde ilerleme sağlanması durumunda AB liderleri bir araya gelecek. Ancak bu toplantının ne zaman yapılacağının şimdilik öngörülemiyor. Ama İngiltere zirvenin yine de gerçekleşmesini istiyor. Bu da piyasayı oyalama çabası. Bu son zirveyle anlaşma olmadan ayrılma ihtimali güçlendi ki bu ekonomiyi hemen etkiledi. Anlaşma olmada ayrılma durumunda bir çok Avrupalı yatırımcı Britanya’dan çekilecek. Britanya’dan çekilmek için de son günü beklemek istemiyorlar.

Hiç bir anlaşma olmadan AB’den çekilmekle Britanya’nın ekonomisinin etkilenmeyeceğine inanan politikacılar var hükümet içerisinde. Nasıl bir matematik bu? Bırak anlaşma çıkmadan ayrılmayı anlaşmasız çıkma ihtimalinin belirdiği her dönem ekonomi yerle bir oluyor. Her şey daha pahalı olacak. Yatırımcılar çekilecek işsizlik artacak sterlinin Euro karşısında değeri düşecek. Bunu anlamak niye bu kadar zor.

Resmi AB Zirvesi Aralık’ta. Bu döneme kadar bir anlaşmaya varılsa bile İngiliz hükümetinin vekillerin onayından geçmesi için meclise sunacak vakti bile kalmayacak. Çıkış Mart’ta gerçekleşecek çünkü. Bu yüzden bu çıkış sürecini uzatma ihtimali daha çok konuşulur oldu. Yeni hedefi 2021 yılı sonu. İngiltere’nin söz konusu uzatılan süre zarfında AB Gümrük Birliği ve ortak pazarda kalacak. Yani bir nevi normal bir üye gibi kalmaya devam edecek 2021 sonuna kadar. Hükümetten anlaşmasız çıkmayı savunan isimlere bu uzatmayı kabul ettirmek neredeyse imkansız. Ama uzatma önerisi bu çıkış kararının ne kadar saçma olduğunu bir kez daha gösteriyor. AB’den çıkması madem bu kadar çetrefilli ya da riskliydi ne diye çıkış referanduma soktunuz ülkeyi? Tam bir cevabı hiçbir zaman verilemeyecek bu soru, hayatımızdan hiç çıkmayacak.