Türkiye genelinde 127 aydın, sanatçı, siyasetçi, akademisyen, insan hakları savunucusu, hukukçu ve gazeteci tarafından 15 Şubat günü açıklanan "Öcalan'a Özgürlük Deklarasyonu" ve başlattıkları imza kampanyasına destek büyüyor.

Kampanyaya destek veren Dev Sağlık-İş Sendikası Amed Şubesi Başkanı Sedat Aydın, Öcalan'ın 15 yılını İmralı'da geçirdiğini hatırlatarak, buna rağmen Kürt sorununun çözümü için çabalarını sürdürdüğünü belirtti. Son yıllarda devletin gizli ve açık şekilde Öcalan ile görüşmeler yaptığına dikkat çeken Aydın, "Bir sorunun çözümü için taraflar arasında görüşmeler gerçekleştiriliyorsa her iki tarafın da eşit koşullarda olması gerekiyor. Tüm Türkiye ve Türkiye halklarının da kabul ettiği süreçte ve herkesin Sayın Öcalan'ı yapılan görüşmelerin bir tarafı olduğunu kabul ettiği bu dönemde, Sayın Öcalan'ın da sorunun çözümü ve Öcalan'ın rolünü tam olarak oynayabilmesi için özgür bırakılması gerekir. Sayın Öcalan'ın da özgür kalarak Kürt halkı ve dinamikleriyle bire bir görüşebilmesi ve sorunun çözümü konusunda daha fazla kendini katabilmesi için muhakkak özgür bırakılması gerekiyor" dedi. Öcalan'ın özgürlüğü için başlatılan kampanyaya verecekleri desteğe değinen Aydın, "Biz sağlıkçılar olarak, çalışmalarımızı yürüttüğümüz her yerde kampanyaya destekte bulunacağız'' diye belirtti.

Koluman: Adımlar karşılıklı olmalı

Kampanyayı olumlu bulduklarını söyleyen Pir Sultan Abdal Cem ve Kültür Derneği Şube Başkanı Av. Cafer Koluman son bir yıllık sürecin Öcalan'ın yapmış olduğu çağrı ile ilerlediğini ifade ederek, hükümetin sorumlulularını yerine getirmediğini vurguladı. Gelinen aşamada Öcalan'sız bir çözümün mümkün görünmediğine işaret eden Koluman, beklentilerini şöyle ifade etti: ''Çözüm ve barış sürecinden bahsedeceksek bunun karşılıklı adımlar şeklinde olması gerekir. Bu adımın hep Kürtler tarafından atılması da doğru bir tutum değildir. Halen koruculuk sisteminin devam etmesi, kalekolların yapılması, siyasilerin içerde tutulması kabul edilir bir durum değil. Biz sivil toplum kuruluşları olarak demokratik barış ve çözüm sürecinin olumlu yönde ilerlemesi için bir kapı açmak istiyoruz. Umarım ki hükümet yetkilileri sesimizi duyar, bundan sonra olumlu adım atma konusunda bir takım çaba içerisine girerler.''

Gülçiçek: Özgürlüğü sağlanmalı

Öcalan tarafından başlatılan sürece denk bir müzakerenin yürütülmediğini söyleyen Eğitim Sen Kadın Sekreteri Fatma Gülçiçek, Türkiye'de barış, huzur ve Türkiye'ye dair beklentilerin müzakere edenlerin eşitlenmesi ile sağlanabileceğini dile getirdi. Gülçiçek şunları aktardı: "Koşulların düzeltilmesi ve birlikte olma olanağını yakalamalıyız. Öbür türlü; ezme, ezilme biçiminin şekil değiştirilmiş haline dönüşür. Bu daha da içinden çıkılamaz sorunlara neden olur. Diyoruz ki; bir an önce Öcalan'a özgürlük sağlanmalıdır. Bu anlamı ile gerekli adımlar atılmalıdır. Kampanya için yerel güçler ile birlikte hareket edeceğiz. Sendikal koşullardan daha geniş örgütlülük alanına sahibiz. Biz de kendi gücümüz oranında bu kampanyaya destek vereceğiz ve birlikte yürüteceğiz."

Çiftkuran: Mücadele edeceğiz
Din Adamları Yardımlaşma Derneği (DİAYDER) Başkanı Zahit Çiftkuran, Kürdistan'da yıllardır süren savaşa rağmen barış taleplerinin hiç eksilmediğini ifade etti. Kalıcı barış için Öcalan'ın da 15 yıldır tutuklu bulunduğu İmralı'dan mücadele ettiğini belirten Çiftkuran, "Biz de Öcalan için başlatılan imza kampanyasında, onun özgürlüğü için, kurtuluşu için mücadele edeceğiz. Tüm halkımız ile Önderliğimizi özgürleştirelim. Bu şekilde hem kendimizi hem de Önderliğimizi özgür kılalım" diye kaydetti.

Sayar: Tarihi fırsat değerlendirilmeli

Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar ise Türkiye'nin tarihi bir süreçten geçtiğine dikkat çekti. Öcalan'ın özgür bırakılmasının sürecin sonuca oluşmasında en önemli etken olacağını ifade eden Sayar, "Sivil toplum örgütleri olarak bu tarihi fırsatın iyi değerlendirmesi için Sayın Öcalan'ın bir an önce serbest bırakılması gerektiğini düşünüyoruz. Serbest bırakılması yönünde çalışmalarımızı devam ettireceğiz" dedi.

Pirinççioğlu: Müzakereler yasal olmalı

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Necati Pirinççioğlu son iki yılda, devlet yetkililerinin Öcalan ile resmi bir görüşme yaptığına işaret ederek, gelinen kritik aşamaya dikkat çekti. Bir an önce hukuki zemini olan müzakereye dönüşmesi gerektiğini belirten Pirinççioğlu, "Öcalan'ın koşullarının iyileştirilmesi değil, özgür kalması gerektiğini düşünüyoruz. Sayın Abdullah Öcalan'ın özgür kalarak müzakereyi kendi halkı ile yürütmesi gerekiyor. Bu açıdan da biz Diyarbakır sivil toplum örgütleri olarak; 'Öcalan'a özgürlük kampanyası'nı buradan desteklediğimizi söylüyor, artık özgür kalması gerektiğini belirtiyoruz. O açıdan, eğer bu müzakere olacaksa Öcalan'ın dışarıda olması, temaslarda bulunması ve bu temaslar doğrultusunda Kürt halkı adına müzakereler yürütmesi gerektiğine inanıyoruz'' dedi.

DTK destek isteyecek


DTK, Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu'nun başlattığı imza kampanyasına daha aktif katılmayak amacıyla, imza kampanyasını halklar ve inançlarla yürütmeye hazırlanıyor.
15 Şubat'ta Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu'nun çağrısıyla başlatılan "Öcalan'a özgürlük" imza kampanyası için kolları sıvayan DTK İnançlar ve Halklar Komisyonu, birçok ilde farklı kesimlerle bir araya geliyor. DTK Komisyonu, aralarında Arap, Süryani, Alevi, Türk, Ermeni ve Müslümanların bulunduğu inanç ve halkların desteği ile çeşitli etkinliklerle
kampanyaya destek verecek.
Belirlenen etkinlik programına göre, DTK üyeleri, 20 Şubat'tan itibaren Serhat bölgesinde Azeri halkı, Mardin ve Şırnak'ta Süryaniler, Mardin, Siirt ve Urfa'da ise Arap halkı ile buluşacak. Komisyon üyeleri 27 Şubat'ta da
Dersim'de Alevi dedeleri ile bir araya gelecek. Ayrıca birçok ilde 28 Şubat Cuma günü kılınacak Cuma Namazı ardından Öcalan'a özgürlük talebiyle basın açıklamaları yapılacak.


METİN İNAN/DİHA/AMED