Artık mazbatalar filan alınmıştır. Belki bu arada yani henüz 'başkan' olmadan bir şeyleri yapma şansı daha çokken bir belediye arıyorum. Son zamanların moda lafıyla 'projeyi' uygulayacak herhangi bir belediye açık mektubumdur.

Yok hemen korkulmasın kent topraklarını halka, kadınlara dağıtarak, kent topraklarının demokratize edilmesini, 'Yeni Gecekondu Hareketi' ile bilginin ve kolektif çalışmanın örgütlendiği kooperatifler ile 'Kent Reformu'nun gerçekleştirilmesi 'ütopya'mı yeniden önermiyorum. Müteahhit disütopyasını yenemiyorum bir türlü. Bu yüzden onlara dokunmadan, onların henüz aklına gelmemiş şeyleri gerçekleştirme şansını usul usul yaparız belki diye düşünüyorum.
Barcelona kent merkezinde 20.000 bisiklet vardır. Kişilerin bisikletinden bahsetmiyorum. Onlarla birlikte herhalde yüzbindir ve ulaşımın en yaygın kullanılanlarındandır. Ben Barcelona merkez belediyesinin 'bici'lerinden bahsediyorum. (Bakın ne kadar iyi bir giriş yaptım. Belediye öyle radikal bir belediye filan değil, bütün dünyanın kent planlamasında örnek gösterdiği bir yer, Barcelona Belediyesi. Otomobilleri kentten atın filan da demiyorum. Makul bir insanım ben) Belediyenin 20.000 'bici'-bisikleti için, belediye kayıt olup, çok olmayan bir miktar ödeme yaptığınızda, kentin her yanındaki 'bici' parklarından her hangi bir bisikleti alıp, istediğiniz yere ulaştığınızda oradaki bici parkına gönül rahatlığı ile bırakabilirsiniz.
İşinizi bitirdiğinizde yine o parktan bir başka 'bici' alıp, kentin bir başka yerine yola çıkabilirsiniz. Merkeze ya da mesela üniversitelere geliş gidiş saatlerinde bazı yerlerde bisiklet biriktiğinde diğer yerlerde ise olmadığında, belediye 'bici' kamyonlarıyla gelip, bir yerdeki bisikletleri, ihtiyacı olan diğer yerlere bir kaç kez taşıyarak bu birikimi de giderir ve böylece yani öyle çok kalabalık maç, konser filan yoksa genellikle 'bici' bulmakta güçlük çekmezsiniz. (İyi gidiyorum. Olacak bu iş. Ülke de Avrupa ülkesi, gelişmiş bir ülke.) Tabi burada temel bir kural vardır, 'bici'yi yarım saatten fazla kullanamazsınız. Eğer gideceğiniz yer, yarım saatten uzaksa en azından bir yerde değiştirmek zorundasınız. Yoksa 'Ben nasıl olsa bir saat sonra gene kullanıcam aman o sırada bulamazsam diyip, apartmana koyamaz ya da bu bici her ne kadar diğerleriyle aynı da olsa ben çok sevdim bir de ek ayna takar, kenarına ismimi işleyip kullanırım diyemezsniz ki böylece her zaman bırakma zorunda olduğunuzdan, her zamanda 'bici' bulma şansınız vardır. Eğer bu kuralla uymazsanız yüklüce bir ceza sizi beklemektedir. Bu ceza ile bir kaç bisiklet satın alabilirdim diyebilirsiniz. İki temel avantajı vardır kullananın bu sistem de hem bisiklet satın almak zorunda değilsinizdir hem de çalınmasın diye bisikletin her parçasını kilitlemekten ya da söküp yanınıza almaktan kurtulursunuz.
Kamu için ise ve özelliklede 'Ekolojik' bir belediyecilik için çok önemlidir. Çünkü bir kentte onbinlerce insan bu sistemden yararlanır, kentte trafik sorunu azalır ve birçok insanda hiç bir yere ulaşmayan aptal zayıflama bisikletlerine ihtiyaç duymadan daha sağlıklı kalır. Özellikle çok büyük yokuşların olmadığı mesela Diyarbakır gibi şehirlerde, bisiklet çok iyi bir ulaşım aracıdır.
Şimdi geliyoruz bunun için ihtiyacımız olanlara. Öncelikle bunun için 'bisiklet yollarına' ihtiyaç vardır. Özellikle bisikletin horlandığı ve üstündekinin adamdan sayılmadığı yerlerde, sadece kural olarak otomobillerin giremeyeceği şeritlerden ibaret bir yol değil, iyice korunaklı ve otomobillerin üstüne park edemeyeceği ve birçok yerde geçiş hakkının bisikletlerde olduğu  özel 'bisiklet yolları' yapılmalıdır. Şimdi 'bisiklet yolları’ zaten bizim projelerimizde vardır diyen halkın belediyeleri olacak, işte bu noktada artık kendimi tutamayarak makul olmaktan çıkıyorum ve bütün bunlara ek olarak şunu öneriyorum...
Öncelikle bu bisiklet yollarını müteahhitlerin taşeron işçileri değil, işçilerin kendi kooperatif yapsın. Ayrıca eğer bizde bisiklete kim biner, onları kırarlar zaten ve böyle kültür yok henüz deniyorsa o zaman farklı olarak mesela orta birinci sınıftan başlayarak gençlere tabi ki parasız bisiklet dağıtmalı diyorum. Bu bisiklet yollarını kenar süsü olmaktan çıkarır, bir kaç yıl içinde ulaşımda ekolojik bir alternatif haline sokar ve tabi ki bu bisikletleri de işsiz işçiler kooperatifleri ve hatta eski politik tutsaklar kooperatifleri üretir.
Ekolojik bir ulaşım, üretim ve işçi kooperatifleri savunan, halka, gençlere sadece kelimelerden oluşan değil, ihtiyacını karşılamayı gerçekleştirecek bir belediye arıyorum. Ayrınılarını, hesaplamalarını iletebilirim ve örgütlenmesinde olurum...
Var mısınız?