
'Bizim değil, polisin şiddeti vardı'
Davayla ilgili konuşan Dersim Dinçer, Taksim Meydanı'nda kutlanmak istenen 1 Mayıs'ın yasaklanmasının ardından İstanbul'da çıkan olaylarda polisin attığı gaz bombasından dolayı Diren Alp'in ağır yaralanmasını ve polisin orantısız şiddetini protesto etmek için Mersin'de basın açıklaması yapmak istediklerini söyledi. Basın açıklaması yaptıkları yere varmadan polisin direk kendilerine sert bir şekilde müdahale ettiğini anımsatan Dinçer, kendisiyle birlikte 11 arkadaşının polislerce tartaklanarak gözaltına alındığını aktardı. "Bizim değil, polisin şiddeti vardı. Ben kimsenin parmağını ısırmadım" diyen Dinçer, "Üzerime gelen üç dört tane polis burnumu ve boğazımı sıkıyorlardı. Olay sırasında polis şiddeti had safhadaydı. Parmak ısırma meselesi bize açılan davanın bahanesi. Polisin üste çıkma çabasının bir ürünü. Ben kimsenin parmağını ısırmadım" dedi.
Hukuksuzluk tablosu
Kendisi ve 8 arkadaşı hakkında 52 yıl hapis istemiyle dava açıldığını belirten Dinçer, şunları söyledi: "Polisin parmağını ısırdığım ve açıklamaya katıldığım gerekçe gösterilerek 8 yıl 4 ay hapis istemiyle yargılanıyorum. Şerzan Kurt davasını biliyoruz. Kurt'u öldüren polis 8 yıl ceza aldı. Ben ise demokratik bir hakkım olan basın açıklamasını yapmak istediğim için 8 yıl 4 ay hapis cezası ile yargılanıyorum. Bu tablo hukuksuzluğun bir göstergesidir. Gezi olayları sırasında polisin uyguladığı orantısız şiddet nedeniyle birçok insan öldü, yaralandı. Ancak bundan dolayı hiç bir polis doğru dürüst yargılanmadı. Ethem Sarısülük, Aydın Erdem, Ali İsmail Kormaz'ın katilleri, palalı saldırganlar dışarıda ellerini, kollarını sallayarak geziyor."