Eylem KAHRAMAN


Her gün ürettiği çözümsüzlük politikalarıyla durmadan tırmandırdığı kirli savaşı Kürdistan’a ve ülkenin dağlarına sıkıştırmak isteyen Türk devletine karşı Kürt Özgürlük Hareketi de eylem ve örgütlülük hattını gerillacılık faaliyetleriyle ülke dışına taşımıştır. Karadeniz ve Amanoslar, Türkiye’ye savaşı yayabilmek, oranın fakir, dürüst insanlarını örgütleyip daha özgür bir ortam konusunda ikna etmek amacıyla kullanılan gerilla alanlarıdır.

Karadeniz, tıpkı Amanoslar gibi doğa şartları bakımından zor ve imkânlar itibariyle kısıtlı bir alandır. Ancak pek çok gerilla Karadeniz’de gerillalık yapmak için yoğun bir istek ve büyük bir heyecan taşır. Karadeniz, gerilla için hem yeni ve gizemli bir alan, hem de gerilla faaliyeti için çok elverişli bir potansiyele sahip olmasından dolayı her zaman çekici olmuştur. Zira gerilla yeniliği, zorluğu, farklı alanlarda gerillalık yapmayı ve yeni yerler keşfetmeyi sever. Karadeniz de, cezbedici coğrafyasıyla, eylem imkânının fazlalığıyla özgürlük savaşçılarını kendisine çeken bir özelliğe sahiptir.

Gerillalar bir yönüyle Eskimolara benzer. Eskimolar, doğayla giriştikleri zorlu varolma savaşında edindikleri son derece önemli bilgi, deneyim ve birikimleri; uzun, soğuk kış gecelerinde bir sonraki nesile koşuklu, ham dizeler şeklinde ezberleterek anlatır. Böylece varoluş gerekçelerini, yaşama koşullarını, acı ve mutlu deneyimlerini, hayatın derslerini sözlü bir başvuru kaynağı olarak hazır tutarlar. Bununla, topluluğunun üyelerini sadece bilgilendirmekle kalmaz, aynı zamanda onları toplumsallaştırır, kısa yoldan deneyimli ve dayanıklı kılar, kısa ve özlü bir biçimde kendilerine aktarılan bilgilerle yaşamlarını geliştirip zenginleştirerek sürdürürler. 

Gerilla Mazlum Volkan ile kış kampında beraberken O’nun Karadeniz’den Dersim’e uzanan 88 günlük zorlu ve muhteşem tek başına yürüyüş hikâyesini dinleyen gerilla-yazar Şiyar Dersim, Mazlum Volkan’ın anlattığı her bir günü yeniden yaşadığına tanıklık eder ve bu yürüyüşte O’na eşlik eder. Dinleyen diğer gerillalar için de durum farklı değildir. Ve böylece ilk satırlar yazılmaya başlanır.


‘Karadeniz’in Agit’i’

2012 baharına çıkarken gerillanın çok sevdiği ve değer verdiği Komutan Celal Başkale Karadeniz’de şehit düşer. “Karadeniz’in Agit’i” Celal Başkale’nin şehadeti gerillaları, özellikle de Karadeniz’de O’nunla birlikte gerillacılık yapan arkadaşlarını çok etkiler. Sonrasında Komutan Celal Başkale ile Mazlum Volkan’ın yaşadıkları şahsında, bir Karadeniz romanının yazılarak, Karadeniz gerillalığının herkese ulaştırılması hedeflenir ve işe başlanır. Gerilla-yazar Şiyar Dersim, kitabın taslağını Dersim’de çıkarır ve gerisini Medya Savunma Alanları’nda tamamlar. 

Kitap yayınlandığında yazar Şiyar Dersim kitabın bir nüshasını Mazlum Volkan’a özel olarak gönderir ve üzerine kendi el yazısıyla “Senin emeklerinin sonucu. Bu kitap benden çok senin...” yazar. Kitabı okuyanlar, gerilla Mazlum Volkan’a “burda adı geçen Mazlum arkadaş sen misin?” diye sorduğunda; O, utangaç bir edayla bazen “benim”, bazen de “ben değilim” diye yanıtlar.


Bu senin kitabın!

Bir bahar günü, bir arkadaşıyla Mazlum Volkan’ı ziyarete giden yazar, sarılıp O’nu kutlar. Her ikisi de birbirine “bu senin kitabın” der, sonunda ikisinin kitabı olduğunda anlaşırlar. Ve gerilla-yazar Şiyar Dersim, bu anın O’nu son görüşü olduğunu bilemez…

“Karadeniz / Dağ Çocuklarının İzleri”, gerilla Şiyar Dersim’in “Gecemde Gölgem” ve “Dersimin Çığlığı” kitaplarının ardından çıkan üçüncü kitabı.

Kitap, daha başlarken okuyucuyu ilkin önsözüyle vuruyor yüreğinden. Ülkedeki baskısı için yazılan önsözde kitabın yazılış aşamasında emek harcayan ve bir çoğu kitabın kahramanı olan gerillalara teşekkür ediliyorken, Avrupa baskısı için yazılan önsözde ise bu gerillaların şehadete ulaştığının can yakıcı gerçekliğiyle karşılaşıyoruz.


Mazlum’un ateş yaktığı

“Karadeniz / Dağ Çocuklarının İzleri” kitabını okurken, Karadeniz alanında özgürlük umudunu yüreğinde eksiltmeyen bir grup Kürt gerillasının Türk devletine, ihanete, amansız doğa koşullarına ve açlığa karşı verdiği amansız irade savaşına tanık olacaksınız. Komutan Celal Başkale ile gücü operasyon bölgesinin dışına nasıl çıkaracağınızı düşünecek; Kemal Hakkâri ile kış üslenmesi yapacak; Mazlum Volkan ile bir gerilla için yoldaşlığın, arkadaşlarına ve amacına ulaşmak için gözünü kırpmadan ölümü göze almanın ve hiç bir zorluğu tanımamanın ne demek olduğunu anlayacaksınız. 

Bu kitapla Karadeniz’deki gerillaların acılarına, sancılarına, erzaksız kalışına ve şehadetlerine şahit olacaksınız. Dumanlı Baba’da kaybolacak, her gittiğiniz noktada bir yoldaş izi arayacak, her bölümün sonunda meraktan ve heyecandan yerinizde duramayacaksınız. 88 günde Dersim’e varırken, yolda Mazlum’un ateş yaktığı, çay içtiği yerleri görecek, altında uyuduğu ağaçların hışırtısını duyacaksınız. Ve nihayet sona geldiğinizde, durup kendinizi sorgulayacak ve “bir kitap bu kadar mı güzel yazılır heval?” diye soracaksınız.


* Karadeniz / Dağ Çocuklarının İzleri,  Şiyar Dersim, Mezopotamya Yayınları