18 yılı aşkın avukatlık mesleği süresince genelde çocuklar ve gençlerin davalarını takip eden Frank, romanının konusunu bu dava ile Birleşik Krallık'ta bir devlet yetimhanesinde koruma altında tutulan bir gencin hikayesini bir araya getirerek oluşturmuş.
Bir dağ köyü olan Bana köyünün yakılıp yıkılmasına dair gerçek olaylara dayalı olarak kurgulanan romana göre; o köyden olan 16 yaşındaki Agir kaçak yollarla Birleşik Krallığa sokulur. Agir, Birleşik Krallık'ta devlet koruması altındaki bir yetimhanede tutulan 15 yaşındaki Alice ile tanışır. Arkadaşlıkları ilerlemeye başladıkça Agir'ın yaşadığı korkunç olaylar da yavaş yavaş açığa çıkmaya başlar.
Alice, Agir'ı içinde bulunduğu travmatik durumdan kurtarmak zorunda olduğunu hissetmeye başlar.

Dava hep ilgimi çekti

Gazetemize konuşan yazar Frank, "Bir insan hakları avukatı olan eşim Tony Fisher'in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdığı bu dava uzun yıllardır hep ilgimi çekerdi. Bu davaya konu olan olay sırasında Kürt köyü bir sabah erkenden saldırıya uğrayıp resmen ortadan kaldırılmıştı. Askerler köylüleri zorla yataklarından çıkarıp silahlarla etraflarını çevirir, evler yakılır, aile bireyleri birbirlerinden koparılır, hayvanlar öldürülür. Erkekler yüzüstü ve gözleri bağlanmış şekilde zorla karın içine yatırılır. Daha sonra köyün erkekleri gözleri bağlı ve çoğu yalın ayak bir şekilde gözaltında tutulup işkence görecekleri yere, saatlerce kar üstünde ve dağlar boyunca yürütülerek götürülürler'' diye belirtti.
Romanın tam da buradan başladığını söyleyen Frank; "Köylüler yaşadıkları bu olaylardan yıllar sonra açtıkları davayı kazanmış, kendilerine tazminat ödenmiştir. Genel olarak benim yazmama ilham kaynağı olan işte bu köylülerdir'' dedi.
Liz Fisher-Frank devamla ''Köye yapılan bu saldırıyla başlayan romanın karakteri Agir'ı o günkü kaos içinde ailesinden koparken görürüz. Kendisi daha sonra kaçak yollardan Birleşik Krallık'a getirilir. Agir pek tekin olmayan bir koruma yurdunda kendi yaşadığı kayıplarla yüzleşmekle mücadele eden 15 yaşındaki Alice ile tanışır" dedi.
İnsan hakları avukatı Cherie Booth kitaba ilişkin şunları söyledi: "Genç bir insanın nasıl farklılık yaratabileceğini gösteren teşvik edici bir hikaye. Sadece hukuk ve insan hakları konusunda farkındalık yaratmakla kalmayacak aynı zamanda gözlerinizi de yaşartacak çok iyi bir kitap."
20'nin üzerinde çocuk kitabının yazarı Elizabeth Laird ise romanı "Mekan gerçekliği ve özgünlük hissini gerçekten iyi veren, etkileyici ve dokunaklı bir hikaye" olarak değerlendirdi.
Yazar George Courtauld ise, "İnanılmaz derecede tempolu ve heyecan verici" yorumunu yaptı.
Book Angel Booktopia Yayıncılık da, "Son derece etkileyici olan bu roman öğrenciler için gerekli okumaların önemli bir parçası haline gelebilir" açıklamasını yaptı.
''Agir'ı Kaybetmek'', 10 Aralık 2012 Dünya İnsan Hakları Gününde Londra'da The Law Society (Hukuk Toplumu) tarafından düzenlenen bir etkinlikle kitapçılardaki yerini aldı. Roman, www.liveitpublishing.com, Amazon ve büyük kitabevlerinden temin edilebilinir.


SUNA ALAN