BÊRÎVAN HARUN
Cizîr’den zorla göçertilen aileden geriye kalan sadece Harun’a ait bir fotoğraf karesidir. Böylelikle küçük Bêrîvan, dedesinin anlattığı masalın kahramanının kim olduğunu öğrenmiştir. Yanı başından hiç ayırmadığı o fotoğraf karesi ile yatıp kalkan küçük kız, her zaman Harun gibi olmak ister, o masalın bir parçası olmak ister.
Masallar diyarında yeni bir isim nakşedilir tarihe Harun diye. Harun köklü bir masalın kahramanıdır. Cizreli Bêrîvan daha küçük yaşta iken babası gerilla saflarına katılır. Bêrîvan kendisini büyüten dedesini babası olarak bilir.
Minik Bêrîvan yavaş yavaş büyürken çelişkileri de onunla beraber büyür. 8 yaşında olan minik Bêrîvan dedesine şöyle der; ”sen babam değilsin. Babam nerede?” o esnada yaşlı dedesinin gözleri dolar. Telaşlanır, Bêrîvan’a nasıl anlatırdı ki babasının bir gerilla olduğunu, anlam verebilir miydi ki küçük kız. Minik Bêrîvan ısrar edince dedesi göz yaşları ile anlatmaya başlar masalın kahramanını. Küçük kız şaşkın biraz da melül bakışlarla dedesinin gözlerinin içine bakar. Aslında küçük kız gerillaya yabancı değildir. Akşam uyumadan ona anlatılan masal kahramanları hep gerillalardır. Küçük kıza dedesi, Bêrîvanların, Egidlerin destanlarını masal gibi fısıldarken, hep rüyalarında görür anlatılan masal kahramanlarını, küçük Bêrîvan. Küçük kız bir süre öyle baka kalır. Daha sonra babasının fotoğraf karelerini ister. Cizre’den zorla göçertilen aileden geriye kalan sadece Harun’a ait bir fotoğraf karesidir. Böylelikle küçük kız masalının kahramanın kim olduğunu öğrenmiştir. Yanı başından hiç ayırmadığı o fotoğraf karesi ile yatıp kalkan küçük kız. Her zaman Harun gibi olmak ister, o masalın bir parçası olmak ister. Israrla beni kahramanımın yanına götür deyince, dedesi ona şu şekilde cevap verir; ”daha küçüksün büyümen gerekir” o vakitten sonra minik Bêrîvan saatleri, günleri saymaya başlar. Artık Bêrîvan büyümüştür ve an onun için kahramanın izinde gitme anıdır…
O artık hakıkat yolcusu
Hasan Ertaş (Harun Bameş Cizre) aslen Siirt-Eruh Güçlükonak’a bağlı Çoban Kazanı köyündendir. Yedi kardeşten üçüncü çocuktur. Ailede çok sevilen Harun’un arayışları vardır asi ve sürekli ailesi ile çelişkiler yaşayan kavgacı bir kişiliğe sahiptir. Çevrede emekçiliği, dürüstlüğü, fedakarlığı, hiperaktifliliği ve halkına bağlılığı ile tanınan Harun, Bir dönem Feqêlik yapar köyde. Feqê Hesen diye tanınır. Bir süre Feqêlik yapan Harun arayışlarının cevabı Feqêlik olmadığını anlar ve PKK hareketiyle tanışmıştır. Bunun için sürekli Cizre’ye gidip gelen Harun daha sonra çalışmalarda yerini alır. Sürekli evden ayrılır ve aylarca dönmez. O artık milis Harun’dur.
Harun en son köyüne uğradığında köylülerin koruculuk yapmaya zorlandığını görür. Köylüler ve aile bunu kabul etmeyince memleketleri Cizre’nin yolunu tutarlar. 1980’lerden itibaren milislik yapmaya başlayan Gerilla Harun Cizre’de PKK hareketini daha çok tanır ve Bêrîvan (Binevş Agal)’dan çok etkilenir. Harun artık Binevş Agal ile çalışmaya başlar. Onu Cizre’ye bağlayan yaşanan soykırım ve faili meçhul cinayetlerdir. İçinde sürekli gelişen öfke ve intikam duygusu onu sürekli tetikler. Yüreği hep dağlarda olan Harun daha önce bir evlilik yapmış ve altı çocuk babasıdır. Gerilla Harun Cizre’ye ve halkına bağlıdır. Dört parça Kürdistan’da yapılan soykırım ve imha politikalarına karşı artık halkına ve Kürt çocuklarına özgür yarınlar kazandırmanın zamanı geldi diyerek en son Cizre serhildanlarında da yerini alan Harun, daha sonra çevreden ve geniş aileden 124 kişilik bir grup ile yüzünü Kürdistan dağlarına verir.
‘Susuz ve açım derdi’
Gerilla Harun kısa bir süre Gabar alanında kaldıktan sonra temel eğitim için Haftanin alanına geçer. Yeni savaşçılar eğitimini gördükten sonra hareketli taburda yerini alır. Yeni savaşçılar devresinde onu tanıyan silah arkadaşları Gerilla Harun’u şöyle anlatır; ”Harun devrede yaşı en büyük olan arkadaştı. Fakat ona rağmen genel olarak bütün işlere o koşardı. Hiperaktif ve yerinde duramayan bir özelliğe sahipti. Yeni savaşçılar devresiydi fakat birikimli ve bilinçliydi Harun. Her anlamıyla kendini geliştirmek, dönüştürmek istiyordu. O nedenle sürekli “susuz ve açım” derdi. Sistemde iken bir evlilik yapan Harun kadın çizgisinde kendini derinleştirmek isteyen, bu konuda annesi ve eşine özeleştiri vermek için sürekli kendini dönüştürme çabasındaydı.
Bir başka silah arkadaşı ise Harun’u şu sözlerle anlatır; “Harun arkadaş ile Zagros’ta beraber kaldık. Beni en çok etkileyen özellikleri samimi sıcak yoldaşlığı ve çocukla çocuk olmasını bilen, büyükle büyük yeri gelince de PKK militanı olmayı bilen birisiydi. Zagros’ta bizim takım komutanımızdı o dönemler koşullar zordu. Bir görev olsaydı hepimizden önce o atılırdı. Bazen karda arkadaşlar göreve gidince yerinde duramazdı sürekli etrafı kontrol ederdi. Gözleri yolda yoldaşlarını beklerdi çayı demler beklemeye başlardı. Görevden gelen arkadaşların önüne koşar yüklerini alır, teker teker ellerini ovuşturarak ısıtmaya çalışırdı. Herkesin gönlünde yer edinmişti Harun. Bazen bir baba gibi yaklaşırdı. Yeri gelince de bir komutan.”
‘Kalp güzelliğinin yansıması’
Gerilla Harun’la tanımış olan başka bir mücadele arkadaşı da onu şu şekilde ifade eder; “Harun özünü korumuş, yüreği birçok şeye şahitlik etmiş ve bu mücadele daha da bir büyütmüştü yüreğini. Bir insanın kalp güzelliği yüzüne yansır, sözü tam da Harun’u anlatıyordu. Birkaç kez Harun arkadaş ile görevlere gittik. Hissi güçlü ve çok duyarlıydı. Etrafta bir tuhaflık olsaydı, düşman arazi de olsaydı direk hissederdi ve gözleri çok iyiydi, en küçük bir hareket olsaydı arazi de hemen fark ederdi. Birde BKC silahını çok severdi ve yanından ayırmazdı. Bitmez tükenmez bir enerjiye sahipti ve yorulmak bilmezdi. İçinde her zaman bir çocuk ruhu vardı, dopdoluydu.”
Harun Bameş Cizre, 1994 yılında Helena karakoluna yönelik eylemde saldırı grubunda yerini almış ve ölümsüzler kervanına katılmıştır.