Annelerin, kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını taşıdığı eyleme MEYADER çalışanları da destek verdi. Bu hafta, 1995’te Mêrdîn’in Kerboran ilçesindeki evinden gece yarısı gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Nedim Akyum’un hikayesi anlatıldı. Akyum’un hikayesini anlatan abla Selime Babat, 18 yıl önce kardeşi Akyum’un Kerboran’daki evinden gece yarısı alındığını, aylarca işkencelerde bırakıldıktan sonra kaybedildiğini ve kendisinden hala bir haber alınamadığını söyledi. Babat, “Ne kadar araştırma yaptıysak bize yönelik baskılar daha arttı. Kardeşimi sorduğumuzda annemi, babamı ve kardeşlerimi de gözaltına aldılar. 18 yıl geçti aradan. Sadece kardeşimle birlikte kaybedilen arkadaşı olan Nezir Acar’ın kemiklerini bulabildik. Bizler de kemiklerimizi istiyoruz. Gidebileceğimiz bir mezarımız olsun en azından. Bizler kemiklerimizi bulana kadar mücadelemizi devam ettireceğiz” dedi.
Böyle mi barış yapılacak?
Anneler adına Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a da selam ve saygılarını ilettiklerini belirten Babat şöyle konuştu: “Erdoğan barış yapacağını söylüyor. Ama diğer taraftan operasyonlar yapılıyor, her türlü baskılar devam ediyor. Böyle mi barış yapılacak? Biz anneler olarak artık onurlu bir barış olsun, artık kan dökülmesin, çocuklarımız, ölmesin istiyoruz. Bizler de dünyadaki bütün insanlar gibi ana dilimizle konuşmak, kültürümüzle ve kimliğimizle özgürce yaşamak istiyoruz. Yıllarca bütün baskı inkar ve imha politikalarını ve operasyonlarına karşı durabildiysek bundan sonra da durabiliriz. Halklılığımızı bütün dünya gördü; ama Erdoğan hala görmedi.”
Yapılan konuşmaların ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.
DİHA/ŞIRNEX