Parlamenter alanda mücadeleyi, biz Marksist Leninistler ikincil derecede önemli gördüğümüz için, ‘’Seçim değil, mücadele önemli’’ mantığı bizim cephede kolay etkide bulunur. Üstelik Kürt Özgürlük Hareketi dışında seçimler alanında başarı sağlanamamış olması emekçi sol hareketin saflarında bu etkiyi daha da kolaylaştırıyor.

Bu mantığı, solun sağ ucunda duran TKP ile solun sol ucunda duran yürüyüş, bu momentte sergileyebiliyor. 

“İttifaklar ve Yük Boşaltmak” yazısında K. Okuyan’ın ve yazılarında HDP’yi düzen restorasyonu içinde olmakla, burjuvazi tarafından baraj aştırılma desteğiyle suçlayan A. Güler’in TKP’si sonuçta kendisi seçime girmekle, kendi kendini yalanlamış oldu. 

Fakat daha önemlisi, polise taş bile atmamış, çatışma alanlarından önceden kaçmayı ilke edinmiş, orduyu burjuvazinin iktidarının militarist temel gücü görme yerine ‘’ordumuzla neden bozuşalım’’ içeriğinde şoven işbirlikçi laflar bile etmiş TKP’nin, seçim dışı “devrimci olanakları” esas aldığını söylemesi inandırıcı değil, aklımızla alay etmektir. 

Yürüyüş ise silahlı mücadeleyi alternatif göstererek, halkların cephesel demokratik birliği olarak HDP’nin seçim alanındaki mücadelesinin parlamenter çürümeye batmak olduğunu vurguluyor. Yaptığı eleştiriyle, bu ithamla yetinmeyerek halklara ve devrime ihanetle suçlamaktan geri durmuyor.

Parlamenter alana ilişkin devrimci perspektifi yeniden tekrarlamak güncel bakımdan önemli oldu. Asıl mücadele biçimleri kitlelerin eylemlerini yükseltmektir. Bu yolla kitleleri devrime hazırlamaktır. Fakat, bizim için ömrünü doldurmuş olmasına rağmen, kitlelerin yüzde 75’nin üzerindeki bölüklerinin seçimlere katıldığı koşullarda, kitleler için seçim/parlamento siyasi ömrünü, önemini bitirmemiş demektir. 

Durum böyle kaldığı sürece, seçim alanını, daha geri kitleleri antifaşist yönde etkileyerek, devrimci hazırlık mücadelesine çekmenin alanı yapmak asla küçümsenmemelidir. 

Unutmayalım, AKP seçimde kitle desteğini manivela yaparak, faşist baskı rejimini geliştirebiliyorsa bu manivelayı kırmak önemsiz değildir. Ayrıca, seçim alanındaki mücadelede antifaşit bir odak yaratmak, büyüteceğimiz kitle eylem ve örütlenmelerinin düzenle kalan bağını da kesmek anlamına gelir. Bunu tersten kanıtlayan örnek Ecevit’tir. 1980 öncesi devrimci kitlenin seçim alanında antifaşist odak etrafında birleştirilememesi Ecevit aracılığıyla düzenle bağının sürmesine yolaçtı. 2000 yılında gelip biz devrimcileri 19 Aralık Katliamı’yla rahatça vurmaya yol açabildi. 

Bugün halklarımızın antifaşist cephesel birliğinin seçim mücadelesinde temsilcisi HDP ve etrafındaki ittifaktır. Erdoğan’ın başkanlık diktatörlüğü planının seçim manivelası dayanağını bozmak için demokratik kitlelerin HDP’yi desteklemeye seferber olması önemlidir. Faşizme karşı mücadelenin kitle desteğini büyütür. Emekçi sol parti ve güçlerin büyümesine olanak sağlar. 

Yol açacağı daha özgün gelişme ise şovenizme daha geniş bir darbe indirir, bu bakımdan da emekçi sol parti ve güçlerin gelişmesi için olanak yaratır. Unutmayalım milyonlar Gezi/Haziran ayaklanmasına, Kürt Özgürlük Hareketi’nin demokratik barış politikasının yol açtığı zeminde gittiler. Seçimde HDP’ye demokratik büyük kitlesel yönelişin AKP ve şovenizme indireceği büyük darbe yeni Haziranlara daha elverişli zemin hazırlar. 

Çeyrek yüzyılı aşan bir zamandır karşı devrimin Türk emekçi kitlelerinde yarattığı şovenist akıl tutulması devrimci mücadelenin gelişmesinin başta gelen engeli oldu. Akıl tutulmasını seçim alanındaki büyük bir başarıyla da kırmak kitlelerin eylemiyle devrimi hazırlamayı niye zayıflatsın? Tersine daha geri geniş kitleyi demokratik uyanışa çekerek kitle eylemlerine katılmaya doğru yöneltir. Bu yolla devrimci mücadeleyi yükseltir. 

Devrimci şehitlerin mezarlarına saldıranların bolca varolduğu ortam sürdükçe, geniş kitleleri içine çekecek hiçbir demokratik barışçı mücadele biçimi devrimci mücadelenin gelişmesinin engeli değildir. Tersine gelişmesinin manivelasıdır. Yürüyüşün yaptığı kültür çalışması da barışçıldır. Ama yüzbinleri seferber ettiği için -yürüyüşçü arkadaşları haklı olarak heyecanlandırıyor, “milyonları örgütleyeceğiz” şiarını yükseltmelerini esinlendiriyor- devrimci mücadeleyi geliştirmeye yarıyor. HDP’nin seçim alanındaki mücadelesi de benzer bir rolü daha örgütlü ve kalıcı olacak şekilde oynuyor. Kendisininkini yüceltip HDP’ninkini “parlamentarizm bataklığı”yla suçalamak yürüyüşçülerin çifte standartçılığıdır. 

Dahası yürüyüş seçim değil mücadele önemlidir sol kendiliğindenci mantığıyla HDP’ye yönelen kitle desteği eğilimine karşı mücadele yürüterek devrimcileri bu süreçte antifaşist bir blok oluşturmaktan vazgeçirmeye çalışıyor. Yeni ve daha geniş geri kitlelerin demokratik uyanışına ve şovenizmi kırmasına uzak duruyor, ona karşı soldan mücadele etmiş oluyor. 

“Halklara ve devrime ihanet” gibi gerici suçlamalara gelince... Kitleleri mücadele saflarına yakınlaştıran her mücadele halkların devrimine yarar. 

Varsın 500 bin oy için aynı miktarda takla atmış TKP’nin yasalcı palavracı mücadele kaçkınları gerici suçlamalarda bulunsun! Sol kendiliğindenci yürüyüş, kitlelerin devrimci mücadelesi için seçim alanında antifaşist odak oluşturmaya karşı mücadele yürütsün! Devrimciler ve antifaşistler, demokratik bir odağı seçim alanında da HDP etrafında kararlılıkla yaratacak, halklarımızın devrimine hizmet edecekler. 

AKP diktatörlüğünü darbelemek için, Erdoğan’ın “sultanlık” faşizmi planını bozmak için, HDP’nin milyonların sempati ve seçim desteği çalışmasını kararlılıkla yükseltelim. Seçim alanının da mücadele alanı olduğunu bilerek, bu alanda da kalıcı demokratik birlik sağlayarak, halklarımızın moralini ve umudunu yükseltelim! 


* I- 27.02.2015 …Sol Portal

II- Yürüyüş, Sayı 457 ‘Sol’un Köşe Taşları’