Bir ölür bin yaşarız

Haberleri —

Amed’de 7 yıl önce infaz edilen üniversite öğrencisi Aydın Erdem’in ağabeyi Cengiz Erdem Kızıltepe’de katledildi. DBP Kızıltepe ilçe yöneticisi Erdem, kardeşinin yanına gömüldü. Amcası, “Bugün oğlumu, yoldaşımı kaybettim. Ama hiçbir şekilde üzülmüyorum. Başım dik ve o şekilde olacaktır” dedi.  

Silopi’de 3 Kürt siyasetçi ardından Kızıltepe’de de DBP’li yönetici infaz edildi. Mardin’in Kızıltepe ilçesinin Turgut Özal Mahallesi’nde önceki akşam özel harekat polislerinin bir araca açtığı ateşte 4 kişi yaşamı yitirdi. Araçta infaz edilenlerden birisinin 2009 yılında Amed’de polis tarafından katledilen üniversite öğrencisi Aydın Erdem’in ağabeyi DBP Yöneticisi Cengiz Erdem olduğu ortaya çıktı. Erdem, sokağa çıkma yasağı ardından gittiği Nusaybin’de 12 Aralık’ta Fırat Mahallesi’ne yaptıkları ziyaret esnasında DBP PM üyesi Fırat Alökmen ile birlikte gözaltına alınmış, ardından serbest bırakılmıştı. 

Mardin Valiliği tarafından yapılan açıklamada ise “‘dur’ ihtarına uymayan araçta iki ‘terörist’ öldürüldü. Bilahare Medya Mahallesi 1023’üncü Sokak’ta bulunan bir adrese yapılan operasyonda ise 2 bölücü terör örgütü mensubu kadın ölü olarak ele geçirilmiştir” denildi. 

 

Kardeşinin yanına defnedildi 

DBP Kızıltepe İlçe Yöneticisi Cengiz Erdem dün memleketi Savur’un Risînê köyünde son yolculuğuna uğurlandı. Erdem’in cenazesi Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, DBP Mardin İl Eşbaşkanı Ömer Öcalan’ın da aralarında bulunduğu binlerce kişi tarafından Mardin Devlet Hastanesi’nden alınarak araç konvoyla köyüne götürüldü. Köy girişinde kitlesel olarak karşılanan Erdem’in cenazesi 7 yıl önce polis tarafından katledilen kardeşi Aydın Erdem’in mezarının yanına defnedildi. 


Oğlumu, yoldaşımı kaybettim

Cenaze töreninde aile adına konuşan amca Zeki Erdem, “Tüm Kürt halkının başı sağolsun. Bizler ayakları, elleri, bedenleri olmayan cenazeleri yıllardır gömüyoruz ve gömmeye de devam edeceğiz. Kürt halkının haklı mücadelesi devam ettiği sürece bu böyle olacak. Evet, ben bugün oğlumu, yoldaşımı kaybettim. Ama hiçbir şekilde üzülmüyorum. Başım dik ve o şekilde olacaktır. Bizleri bu şekilde katlederek bitirmeyi düşünenler de yanılıyorlar. Çünkü nasıl onlar ‘Bir gider bin geliriz’ diyorlarsa bizler de ‘Bir ölür bin yaşarız ve her zaman mücadelemizi kanımızın sonuna kadar devam edeceğiz’ diyoruz” dedi. 
İki evladı da polis tarafından infaz edilen anne Meles Erdem ise oğlunun yeşil sarı kırmızı flamaya sarılı tabutu başında katliamcılara lanet okudu. 


 
DİHA/HABER MERKEZİ




On binler uğurladı


Van’da infaz edilen 12 gençten 7’si daha on binlerin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı. Gençlerden 5’i Van ve ilçelerinde toprağa verildi. 

Van’ın Edremit ilçesinde infaz edilen gençlerden 7’sinin daha cenazeleri Malatya Adli Tıp Morgu’ndan alınarak defin için memleketlerine götürüldü. Ümit Ürgen (Cilo) ve Deniz Aşkan (Rubar Serhed), Van merkezde; Fazıl Kuş ve Mehmet Sıddık Orhan, Van’ın Başkale ilçesinde; Ümit Gürbüz, Van’ın Erciş ilçesinde; Naim Tekin (Mazlum Colemerg) Hakkari’de; Serkan Yıldız, Erzurum’un Tekman ilçesi Keçelen (Karlıca) köyünde toprağa verildi. Katledilen gençlerden  Fuat Akdemir (Gernas Aras), Şaban Günay (Serhed Behrewan), Ekrem Mete ve Ahmet Özer de önceki gün toprağa verilmişti. Malatya Adli Tıp Kurumu’nda hala kimliği tespit edilemeyen bir kişinin cenazesi bulunuyor. 



Gerekirse silahını ben alırım

Deniz Aşkan ve Ümit Ürgen’in (Cilo) cenazeleri Van’ın Gevaş ilçesi karayolu üzerinde yüzlerce araçla karşılanarak Van kent merkezine götürüldü. Cenaze konvoyu Karşıyaka Mahallesi’nde on binlerce kişi tarafından karşılandı. Deniz Aşkan’ın kız kardeşi ağabeyini sarı, kırmızı yeşil elbise ve kına tepsisiyle karşıladı. İki şehidin cenazesi omuzlarda sloganlar eşliğinde Yeni Mahalle Mezarlığı’na doğru yürüyüşe geçildi. Defin töreni ardından konuşan Deniz Aşkan’ın babası Cemil Aşkan, “Bir damla kanımız kalana dek mücadelemize devam edeceğiz. Gerekirse oğlumun silahını ben alırım” dedi. 

Ümit Ürgen’in babası Haydar Ürgen ise oğlunun tüm Kürdistan’ın şehidi olduğunu söyledi.



Saldırıya rağmen uğurlandı

Naim Tekin’in (Mazlum Colemerg) Hakkari’deki cenaze törenine devlet güçleri saldırdı. “Şehîd namirin”, “Heval Mazlum ölümsüzdür” sloganlarıyla mezarlığa yürüyen halka, polis Hakkari Devlet Hastanesi önünde biber gazı, tazyiklu su ve plastik mermiyle saldırdı. Çok sayıda kişi gazdan etkilenirken, yaralananlar da oldu. Cenaze konvoyuna ikinci saldırı Hakkari Kalesi altında gerçekleşti. Polis saldırılarına rağmen Kantar Kavşağı‘nda bir araya gelen halk, sloganlarla Sere Solan Mezarlığı’na giderek Tekin’i sonsuzluğa uğurladı. 

Esnaf cenaze törenine saldırıyı kepenk kapatarak protesto etti. Çarşı merkezinde eylem olmadığı halde polisin etrafa rastgele attığı gaz bombası HDP Hakkari İl Eşbaşkanı Metin Besi’nin evine isabet etti. Fenalaşan Besi’nin annesi ile yengesi hastanede tedavi altına alındı.




Şehitler İdil’e emanet


3 cenazenin korsan defnedilmek istendiği Cizre şehitlerinden 9’u ise ablukadan dolayı İdil ve Cizre’nin köylerinde son yolculuklarına uğurlandı. 

Cizre’de de devlet farklı tarihlerde yaşamlarını yitiren ve cenazeleri Devlet Hastanesi morgunda bekletilen İbrahim Akhan, Güler Yamalak’ın henüz doğmamış bebeği ve Zeynep Yılmaz’ın cenazelerini korsan gömmeye hazırlanıyor. Aileleri arayarak cenazelerin defnedileceğini belirten polisler, ailelere defin işlemi sırasında sadece 2 kişinin bulunabileceğini bildirdi. Duruma tepki gösteren aileler ise defin işlemlerine katılmayacaklarını açıkladı. İbrahim Akhan’ın babası Abdullah Akhan, “Ailemiz orada olmadan cenazeyi nasıl defnedeceğiz. O yüzden bu korsan defin işlemi sırasında orada bulunmayacağız. Yasak kalktığı zaman cenazemizi oradan alabilirsek layıkıyla defnedeceğiz” diye konuştu.

Cizre’de devlet güçleri tarafından katledilen 6 kişinin cenazesi, ablukadan dolayı İdil’de, 3 kişi ise Cizre’nin köylerinde son yolculuklarına uğurlandı. 23 Aralık’ta katledilen 5 çocuk babası Dikran Sayaca, 27 Aralık’ta katledilen Ali Tetik İdil ilçe merkezinde, 19 Aralık’ta yaralanan ve 23 Aralık’ta yaşamını yitiren Lütfi Aksoy, 15 yaşındaki Nebi Katlav, 7 Ocak akşamı evlerinin önünde katledilen Nihat ve Halil Sömer Yarbaşı (Hespist) köyünde binlerce kişinin katılımıyla toprağa verildi.  

İdil Devlet Hastanesi’nden alınan 6 kişinin cenazesi önce ambulanslarla İdil Belediyesi önüne getirildi. Aralarında HDP milletvekilleri Besime Konca ve Mehmet Ali Adıyaman’ın da bulunduğu binlerce kişi tarafından omuzlanan cenazeler “Şehîd namirin, “Bijî berxwedana Cizîrê” sloganları ile Şeyh Hasan Mezarlığı’na getirildi. 


Katledenler terörist

Katledilenlerin yakınlarının tabutlara sarılarak ağıtlar yaktığı törende konuşan Lütfi (Hüsnü) Aksu’nun ağabeyi Mesut Aksu, “Kürdistan’da yüzlerce Hüsnü var, katlederek bitiremezsiniz. Hüsnülerin mücadelesinin başarıya ulaşması için herkes Cizre’ye sahip çıkmalıdır” dedi. Nebi Katlav’ın ağabeyi Mesut Katlav da, “Nebi sadece benim kardeşim değil. Hepinizin kardeşidir. Onu İdil halkına emanet ediyorum” diye konuştu. Ali Tetik’in ailesi adına konuşan Azime Tetik ise “Asıl Ali’yi katledenler teröristtir” diyerek, devlet güçlerinin saldırılarına tepki gösterdi. Törenin ardından Tetik, Sayaca ve Katlav’ın cenazeleri Şeyh Hasan Mezarlığı’da, Lütfi Aksu, Halil Sömer ve ağabeyi Nihat Sömer’in cenazeleri ise Yarbaşı (Hespist) köyünde toprağa verildi. 


3 kişi Cizre köylerinde

Cizre’de 31 Aralık gecesi katledilen Cabbar Taşkın, 9 Ocak’ta Nur Mahallesi’nde katledilen Mehmet Şirin Erdinç ile 10 Ocak’ta katledilen Ali Bağdur’un cenazeleri ise Cizre’nin Kırış köyünde defnedildi. Yasaktan dolayı sadece Kırış ve çevre köylerden yüzlerce kişi cenaze törenine katılabildi. 

paylaş

Haberler


   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.