Edirne Cezaevi’nde rehin tutulan Cumhurbaşkanı Adayı Demirtaş, ailesiyle haftalık telefon görüşmesini seçmenlerine seslenmek için kullandı

"Bugün umutsuz olmanın, yılgınlığın, korkmanın zamanı değildir. Kendinize güvenin. Kendinizi onurlandırın. Kendinize verin oyunuzu. 1 oy HDP’ye 1 oy Demirtaş’a deyin. Unutmayın, 1 oy çok şeyi değiştirir. Senle değişir güzel kardeşim. Haydi birlikte yapalım, birlikte kazanalım."

Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş ilk kez bir mitingle seçmenlerine seslendi. Haftalık telefon görüşmesi sırasında ailesi ve yakın çevresinin bulunduğu ortamda telefonda seçmenlere çağrıda bulunan Demirtaş, "Senle değişir güzel kardeşim. Haydi birlikte yapalım, birlikte kazanalım" dedi.

 4 Kasım 2016’dan beri rehin tutulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Milletvekili Selahattin Demirtaş, aylar sonra ilk kez seçmenlerine seslendi. Haftalık olağan telefon görüşmesi sırasında ailesi ve yakın çevresinin bulunduğu ortamda telefondan seçmenlere çağrıda bulunan Demirtaş’ın seçim sürecinde dışarıdaki seçmene dönük ilk mitingi oldu. Telefon görüşmesi öncesinde aile bireyleri Demirtaş’ın gözaltına alınıp tutuklandığı evde bir araya gelirken, annesi “Onu Allah’a emanet ettim” dedi. Evde heyecanlı bir bekleyişin ardından Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın telefonu çalıyor ve Demirtaş miting alanına dönüşen evdekilere sesleniyor.

 İlk kez cezaevinden dışarıdaki seçmenlere seslenilen miting gerçekleştiren Demirtaş’ın konuşması şöyle:

Siyasi rehine olarak tutuluyorum

“Öncelikle sesimin ulaştığı her yere, herkese yürek dolusu selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. 20 aydır burada yasa dışı bir şekilde, hukuksuz, kanunsuz bir kararla adeta siyasi bir rehine olarak tutuluyorum. Bugüne kadar benim ve arkadaşlarımın hakkında hiçbir şekilde adil yargılama yapılmadı. Bütün mahkemelere siyasi baskılar uygulanarak hukukun üstünlüğü ilkesi açıkça ihlal edildi.

Sizler gerçeklerin farkındasınız

Bununla birlikte, elim kolum bağlıyken her gün televizyonlarda, gazetelerde hükümet yetkileri bana yönelik iftira kampanyalarına hız kesmeden devam ediyor. Cevap hakkımı kullanmam bile mümkün değilken, her türlü karalamayı yaparak siyasi tezgâhlarını sürdürüyorlar. Ancak sizler bütün gerçeklerin farkındasınız.

Herkes adaletsizliğin mağduru

Bunu biliyor ve görüyorum. Benim durumum sadece bir örnektir. Bugün artık ülkenin tamamı, yurttaşlarımızın tümü adaletsizliğin mağduru haline gelmiş durumdadır.  Adaletsizlik sadece adalet saraylarında yaşanmıyor. Hastanelerden üniversitelere, tarlalardan fabrikalara, devlet dairelerinden sokaklara kadar her gün, her yerde herkese karşı adaletsiz uygulamalara tanıklık ediyoruz.

Türkiye yarı açık cezaevi

Türkiye bir bütün olarak yarı açık cezaevine dönüştürüldü maalesef. Bununla tam bir korku toplumu, korku imparatorluğu oluşturmak istiyorlar. Oysa devletin işi yurttaşlarını korkutmak değil hizmetkârı olmaktır.

 Fakat son yıllarda yaşanana anti demokratik uygulamalar, Türkiye toplumunu dünyanın en mutsuz en karamsar halkına dönüştürdü. lkemiz kendi içinde kamplara, kutuplara ayrıştırılıp paramparça edilirken dışarıda da yalnızlaşıp, itibarsızlaşan bir duruma getirildi.

Buna mecbur ya da mahkum değiliz

Elbette hiçbirimiz böylesi kötü bir yönetimi hak etmiyoruz. Dünyanın en güzel, en zengin toprakları üzerinde yaşayan yurttaşlar olarak, ne mutsuzluğu ne de yoksulluğu hak ediyoruz. Bu bizim kaçınılmaz kaderimiz değil, buna mecbur ya da mahkum değiliz.

Demokratik Türkiye’yi inşa edeceğiz

Şimdi hep birlikte el ele verip geleceğin demokratik Türkiye’sini, yeni yaşamını, mutlu ve özgür bir yaşamı inşa edebiliriz.

Umutsuz olmanın zamanı değil

Değerli kardeşlerim bugün umutsuz olmanın, yılgınlığın, korkmanın zamanı değildir. Ülkemizin bütün sorunlarını barışarak, dayanışarak, birlik içinde çözebiliriz. Hiçbir yurttaşımızı düşman gibi görmeden, ötelemeden, örselemeden yürek yüreğe verip büyük bir kardeşlik ülkesi olacağız.

 İnsanlarımızı partilerine göre, kimliğine, mezhebine, cinsiyetine göre ayırmayacağız. Devlette tam demokrasi ve hukukun üstünlüğünü egemen kılacağız. Devlet hepimizin devleti, ülke hepimizin ortak vatanıysa herkese adil ve eşit davranan bir yönetim oluşturmak da bizim boynumuzun borcudur.

 Kimse kendini üvey evlat gibi hissetmesin, kimse ayrımcılığa uğramasın diye, 81 milyonu kucaklayacak yepyeni bir politikayı hayata geçireceğiz.

Bu yoksulluğu mutlaka yeneceğiz

Zengin topraklarımızdan, denizlerimizden, tarihi ve kültürel mirasımızdan tam kapasite yararlanacağız. Betona ve gereksiz inşaatlara değil toprağa, emeğe, alın terine, üretime, bilime yatırım yapacağız ve bu yoksulluğu mutlaka yeneceğiz. Türkiye gibi zengin bir ülkede sefalet içinde yaşamaya mecbur bırakılanların utancı ülkeyi yönetenlere aittir. Ülkemizi bu utançtan mutlaka kurtaracağız.

Milyonlarca Demirtaş her yerdedir

Hepimiz şimdi daha umutlu, daha heyecanlı, daha coşkulu bir tempoyla seçimlere hazırlanıyoruz. Ben burada dört duvar arasındayım ama biliyorum ki binlerce Demirtaş şimdi tarlalardadır, çapadadır, fındıktadır. Demirtaş şimdi maden ocağında, atölyededir. Derste, anfide, meydanlarda, alanlardadır. İnşaatta, şantiyede, grevde direniştedir Demirtaş. İşten atılmıştır. İşsizdir, yoksuldur Demirtaş. Gençtir, kadındır, çocuktur. Türk’tür, Kürt’tür, Çerkes’tir, Pomak’tır, Boşnak’tır. Alevi’dir, Sünn’dir ama ille de ümitlidir, coşkuludur. Halaydadır, govenddedir, horondadır Demirtaş.

Kendinize güvenip onurlandırın

Edirne’de hücrede tutulan değil, sizsiniz Demirtaş. Kendinize güvenin. Kendinizi onurlandırın. Kendinize verin oyunuzu. 1 oy HDP’ye 1 oy Demirtaş’a deyin. Unutmayın, bir oy çok şeyi değiştirir. Senle değişir güzel kardeşim. Şimdi, daha güzel günler adına değişim zamanıdır. Haydi birlikte yapalım, birlikte kazanalım.

 Hepinizi en sıcak duygularımla, özlemle, hasretle selamlıyorum. Mutlaka kazanacağız ve özgür günlerde mutlaka görüşeceğiz. Hoşça kalın.”

Demirtaş’ın telefon görüşmesi sırasında anne ve babasının duygusal anlar yaşadığı da görülüyor.

https://twitter.com/i/status/1004272485204938752