Genel seçimlerin yapılacağı 7 Haziran 2015 gününe çok az bir zaman kaldı. Seçim demokrasinin nimetlerinden biri sayılıyor. Seçmen bu hakkını kullanmak için sandık başına gidecek. Bu durum, aynı zamanda da bir vatandaşlık görevidir. Sandıkta seçtiği parti ve kişilere “evet” mührünü basan seçmen, bu arada, yüzde onluk baraj gibi, kimi haksızlıkları da yeniden hatırlayacaktır.
Seçim bir demokrasi nimetiyse eğer, çok güzel bir nimet ve kıymettir. Bu nedenle, özgürlük ve demokrasiyi koruyarak, daha büyük bir anlama kavuşturmak seçmenin en büyük görevlerinden biridir. Seçmen bu ve bunlara benzer kavramların içeriğine sahip çıkarak, kendini sorumlu görmelidir. Kuşkusuz özgürlük ve demokrasi sadece seçimler ve sonuçlarına bağlanamaz. Bunun için her alanda ve sürekli bir mücadele verilmelidir ve verilmektedir.
Ben bir seçmen olsam, oyumu demokrasiden ve özgürlükten yana kullanırım. Çünkü ancak bu iki kavram, beni yaşamın her alanında koruyacaktır. Belirsiz bir gelecek içinde kendimi görmek istemem. Neden kendini hep tekrar edip duran, hep aynı şeyi yineleyen bir parti veya lider beni yönetsin? Neden literatüründeki yüz kelimeyi sürekli olarak tekrarlayan biri beni yönetsin? Neden dinimi, dilimi, inancımı istismar eden, yasakçı, menfaatçi, “benden başka, yine ben varım” diyen bir lider beni yönetsin?
Neden birbirlerine “parsel parsel sattın” diyen bir partinin yöneticileri ve lideri beni yönetsin? Neden bakanları soruşturmalık olan bir parti beni yönetsin? Nedenleri çoğaltarak sıralayabiliriz. Ancak akıllıca davranıp tercih yapmak, gerçeliğe temas etmek ve bu doğrultuda yaklaşıp daha güven verici olan demokrasi, özgürlük ve insan haklarından yana olan bir partinin sözüne, özüne inanarak, güvenerek oy kullanmak isterim.
Ben bir seçmen olsam, oyumu barıştan, eşitlikten, adaletten ve insan haklarından yana kullanırım. Çünkü beni evrensel bir bakış açısına, yüksek yaşam kalitesine ve bir dünya görüşüne kavuşturacak olan bu kavramların içeriğidir. Bana huzur, mutluluk, güzellik, estetik, etik ve güven katacak olan bu kavramların içeriğidir.
Onun için bu kadar dolu olan evrensel kavramları kendi yaşamıma uyarlayarak incelemeye çalışırım. Gerçekten doğrudan kendi gözlerimle bakarım. Çünkü bu kavramların içeriği bana yenilik adına bir takım şeyleri vaat ediyor. Oysa yıllarca dinlediğim kişi beni ve kendini yönetemediği gibi, isteklerimi karşılayamadı, karşılamadı.
Ben bir seçmen olsam, çok dikkatli oy kullanırım. Kullandığım oy, ortak bir vatanın ortaklaşmasına gideceğini düşünürüm. Bu heyecanımı da gizlemeden kendimi çok rahat hissederim. Onun için yeni yaşamın içeriğindeki evrensel kavramlarını görerek o kavramlarını görerek, o kavramları kendine bir felsefe olarak gören, yaşam biçimi haline getiren partiye ve onun liderine veririm.
Seçmen seçileni seçecek, seçilen ise seçmeni yönetecek. Onun için doğru tercih yapmak, doğru ve dürüst yöneticiyi seçmektir. Dolayısıyla bu seçim sıradan bir seçim olmadığı gibi, sıradan oy da kullanmamak gerekir. Doğrudan tercih yeni yaşamdan yana, oy kullanma özgürlüğümü tereddütsüzce kullanarak sonucu beklerim.
Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi