Arjantin’in Oscar adayı olan “Melek” biyografik bir suç hikayesi. Luis Ortega’nın yönetmenliğini yaptığı filmin yapımcıları arasında ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar bulunuyor. Zira Almadovar’ın varlığı filmin renklerinden görüntülerine sızmış durumda.
17 yaşında, 11 kişiyi öldürüp 40’tan fazla soyguna karıştığı tahmin edilen Carlos Robledo Puch’ı anlatan film kara bir suç hikâyesi. Zira Carlitos adıyla bilinen ve hala hapiste olan bu ünlü suçlu, beklenenin aksine toplumca “temiz yüzlü” olarak tabir edilebilecek, fazlaca naif görüntüsü altında, ölüm meleği gizleyen genç bir adam…
Melek, Carlitos’un nasıl soygunlar yaptığından arkadaşı ve arkadaşının babasıyla suç çetesi kurmasına, işlediği cinayetlerden ailesine kadar tam bir biyografik anlatım sunuyor. Ama filmin görüntülerinden Carlitos’un büyüdüğü aileye kadar akılda bıraktığı bir soru var: Suç nasıl gelişir?
Anne babası kendi halinde sıradan bir aile, tek çocuklarına gereken ilgiyi gösteren ebeveynler bakıldığında. Zira geç yaşta anne baba oldukları için daha da ilgililer. Carlitos da öyle yokluk içinde yaşayan biri değil. Ama kendi anlatımıyla çalmak o doğduğundan bu yana onunla birlikte. Yakalandıktan sonra üzerinde testler yapılıp ailesi medyada yerden yere vurulsa da veya cinsel yönelimi “sapkınlık” olarak tabir edilse de; Carlitos kendisine yöneltilen “Akli dengenin yerinde olmadığını kabul et, normal biri bunları yapar mı?” sorusuna “Evet” cevabını verebilecek kadar oyunbozan.
İSTANBUL