Balıkesir’in Bandırma İlçesi’ndeki cezaevinde kalan Kürt siyasi tutsak Kulink Sevilgen, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Bandırma Cezaevi’ndeki tutsaklar, revirde doktor bulunmadığı için müdahale edilmediğini, ambulansın da bir saat geç geldiğini belirtti. TAYD-ER İzmir Şube Eşbaşkanı Musa Karbadağ, “fiili olarak bir devlet kastı var” dedi. 

Sevilgen, Türk devletinin ailelere ceza olarak uyguladığı sürgün politikasıyla Balıkesir’e gönderilmişti. Sevilgen’in “Ailem Mersin’den Bandırma’ya gelemiyor. Ekonomik ve sosyal olarak zor durumdalar. Aileme yakın bir cezaevi’ne nakledilmek istiyorum” ifadelerinin yer aldığı 3 dilekçesi cezaevi yönetimi tarafından gerekçe gösterilmeden reddedildi. 


Doktor yok, ambulans gecikti

Cezaevinde kalan tutsaklar, Sevilgen’in yaşamını yitirmesine cezaevi idaresinin bir dizi ihmalinin neden olduğunu ifade etti. Sevilgen’in rahatsızlandığı ancak revirde doktor olmadığı için müdahale yapılmadığını belirten tutsaklar, ambulansın da bir saat sonra geldiğine dikkat çekti.

Siirt Cezaevi’ndeki kalp hastası Haşem Arduçlu da benzer biçimde cezaevinde doktor olmadığı için ölüme gönderilmişti. 

Bursa’ya gelerek Adli Tıp Kurumu’ndan bilgi alan TAYD-ER İzmir Şube Eşbaşkanı Musa Karbadağ, Cezaevi Müdürü ve tutsaklarla da görüştü. Devletin tutsaklara yönelik faşizan yaklaşımının cezaevlerindeki ölümlerin nedeni olduğunu söyleyen Karbadağ, “Yapılması gereken en temel en iyi şey bu bakış acının değişmesi, bu zihniyet değişmedikçe tabutlar gelmeye devam edecek” dedi. 

Kulink Sevilgen’in cenazesi Bursa Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından, ailesinin bulunduğu Mersin’e gönderildi. 


3 ayda 6’ncı ölüm

31 Aralık’tan bu yana cezaevlerinde ya da ölüm sınırında tahliye edilen hasta tutsaklardan 6’sı yaşamını yitirdi. Barış Grubu Üyesi Lütfi Taş 31 Aralık’ta Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde, Haşem Arduçlu da aynı gün Siirt E Tipi Cezaevi’nde; Abdulmecit Arslan 8 Ocak’ta Tekirdağ Cezaevi’nde, Mehmet Canpolat 12 Ocak’ta kaldırıldığı Marmara Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. 

Hastalığı dönülmesi imkansız bir evreye girdikten sonra tahliye edilen Abdulsamet Çelik tedavi gördüğü İzmir 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde 11 Şubat günü yaşamını yitirdi. 


DİHA/BALIKESİR




Rapor için ölmesi mi gerekiyor?


Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki hasta tustak Numan Baran’ın, beslenme ihtiyacını dahi karşılayamayacak duruma geldiği belirtiliyor. Elazığ Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görmeye devam eden Baran, ailesinin tüm çabalarına rağmen “Sağlık raporu yok” gerekçesiyle tahliye edilmiyor. 
İHD’nin verilerine göre Türkiye cezaevlerinde 247’si ağır olmakla birlikte 649 hasta tutsak sağlıklı koşullarda tedavi olmak için tahliye olmayı beklerken, hasta tutsak listesine günden güne yeni ismiler ekleniyor. İHD’nin Ocak ayı verilerine yeni eklenen Numan Baran’ın (25), 2011’in Nisan ayından bu yana tutulduğu cezaevinde psikolojisinin bozularak, geri dönülmez sağlık sorunları yaşamaya başladığı belirtiliyor. 2011’de Amed’de Halil İbrahim Oruç’un katledilmesini kınamak için yapılan bir eylemde gözaltına alınan ve hakkında “Örgüt üyeliği”, “Polise mukavemet” iddiasıyla açılan dava sonucunda 10 yıl 8 ay hapis cezası verilen Baran, 4 yıldır cezaevinde tutuluyor. 


Üniversite öğrencisiydi

Dicle Üniversitesi Ergani Meslek Yüksekokulu Elektrik Bölümü Öğrencisi olan Baran, yakınlarının anlatımına göre cezaevinde psikolojik sorunlar yaşamaya başladı. 2013 tarihinde tedavisi başlamasına rağmen kendisine halen rapor verilmediğini belirten Baran’ın ailesi, oğullarının temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını belirtiyor. 

Anne Haklime Baran (57), “Ne yemek yiyebiliyor, ne de su içebiliyor. Umutsuz ve konuşmuyor, kafasını kaldırmıyor. Allah hakkımızı yanlarına bırakmasın. Hem zindanlarda çocuklarımızı hasta ediyorlar hem rapor lazım bırakılması için diyorlar hem de rapor vermiyorlar” diye konuştu. 
Kardeşi Sevda Baran ise, “Tutuklanmadan önce hiçbir akli sorunu yoktu, tutuklanma nedeninden de anlaşılabileceği gibi çok hassas düşünceliydi ve cezaevinde psikolojik sorunlar yaşamaya başladı” diye konuştu.