50 bine yakın militan, savaşçı, gönüllü, yurtsever ve sivil şehit verildi. Kürdistan şehitliklerine bakın

  • Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, açıklanacak 157 şehitle birlikte tüm Kürdistan'dan verilen şehit sayısının 50 bine yaklaştığını söyledi:
  • Şehitlerin kanıyla farklı lehçeler, inançlar ve bölgeler temelinde tarihten gelen engeller ortadan kalktı; Önder Apo ve şehitler sayesinde parçalar arasındaki sınırlar anlamsızlaştı.
  • Şehitliklere bakın; Kürdistan’ın her parçasından arkadaşlar var. Bu, Kürt aydınlanmasıdır. İleri bir uluslaşmadır. Kürtlerin özgürlüğünün ve kurtuluşunun işaretidir.
  • Kahramanların şahsında artık bir ulus olduğumuzu gösteriyor. Kimse bunu inkâr edemez. Bu halk, artık her koşulda kendisini kurtaracak ve özgürleştirecektir.

 

Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, farklı tarihlerde şehit düşen 157 gerillanın daha açıklanacağını söyledi.

Karayılan, şehitlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Türk devletinin, özellikle son 10 yılda her türlü yöntem ve silahla çok kapsamlı saldırılar düzenlediğini, ancak Rêber Apo, gerilla ve Kürdistan halkının direndiğini hatırlatan Karayılan,  "Türk devleti Metîna’da, Zap’ta ve birçok başka yerde tıkandı. Şehitlerimiz buna izin vermedi. Şimdiki süreç de bu nedenle başladı" dedi.

Gecikmeyi izah etti

Daha önce Kuzey Kürdistan’dan 749 gerillanın şehadetini duyurduklarını anımsatan Karayılan, duyurulardaki gecikmenin nedenini bir kez daha izah etti: "Birçok şehidimizi zamanında açıkladık, ancak hepsini açıklayamadık. Arkadaşların güvenliği nedeniyle haberleşme durdurulmuştu; bilgiler geç geliyordu. Bir de savaş devam ediyordu, sürekli yeni şehitler oluyordu. Bazı şehitlerimizin açıklanması böylece kaldı. O dönemde açıklanmadılar. Bu nedenle zamanında açıklanamayan bu şehitlerimizi şimdi duyuruyoruz."

Tamamı paylaşılacak

Böylece Kuzey’den olanların tamamını açıkladıklarını; şimdi Rojava, Başûr, Şengal ve Rojhilat’tan olanları açıklayacaklarını kaydeden Karayılan, şöyle devam etti: "Zaten Rojava’dan 19 arkadaşımız Dêrik ve Girkê Legê’de açıklandı ve anmaları yapıldı. Şimdi burada henüz açıklanmayı bekleyen 157 arkadaşımız var. Bunlar da diğer bölgelerden. Önümüzdeki günlerde açıklanacaklar. Yine Şengal’den 8 yiğidimiz var. Güney Kürdistan’dan 21 yiğidimiz, şehidimiz var. Doğu Kürdistan’dan da 78 kahramanımız, şehidimiz var. Bu ay ve önümüzdeki ay içerisinde bunların tamamını açıklayacak ve kamuoyuyla paylaşacağız."

Onlara layık olmak

Hareket adına bütün şehitleri saygı ve hürmetle anan ve onlara layık olma sözü veren Karayılan, şunları söyledi: "Bundan sonraki yaşamımız ve mücadelemiz onların çizgisinde olacaktır. Onların düşlerini ve hayallerini gerçekleştirmek, bu halkın kazanımlarını güvence altına almak ve davalarını başarıya ulaştırmak için elimizden gelen hiçbir şeyi esirgemeyeceğiz. Yoldaşlık sözümüze sonuna kadar bağlı kalacağız. Böyle yiğitleri yetiştiren ve büyüten her aile, bu değerli arkadaşlarla gurur duyabilir.

Onlara karşı sorumluluk

Bu yiğitlerin yoldaşları ve aileleri olarak onlara karşı sorumluluğumuzu da yerine getirmeliyiz. Onların çizgisini takip etmeliyiz. Onların davası için mücadele etmeliyiz. Onları böyle yaşatacağız. Şehitler ölmez; her zaman çizgiyi korur ve bizlere emir verirler. Bu nedenle şehitler ölümsüz önderlerimizdir. Değerli ailelerimizin de kahramanlık düzeyine ulaşmış çocuklarıyla gurur duymasını umuyoruz. Onları ölümsüz kılmalılar."

Ulusal ruh ve birlik

Kürt halkının uluslaşma sürecini özetleyen; lehçe ve inanç farklılıklarına işaret eden Karayılan, Rêber Apo'nun ortaya çıkışının Kürdistan’da yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini; ulusal dava açısından bir milat olduğunu söyledi. Rêber Apo'nun Kürdistan’da ulusal ruhun ve ulusal birliğin oluşturulması için kapsamlı bir ideolojik, siyasi ve örgütsel çalışma yürüttüğünün altını çizen Karayılan, özetle şunları ifade etti: "Kürdistan’daki bütün farklı kesimlere ulaştı. Kadrolar şahsında ulusal birliği oluşturmak istedi. Kürtlerin bütün renkleri arkadaşların içerisinde vardı. Bunun için çaba geliştirdi ve bunu düşünsel alanda derinleştirdi. Öyle bir noktaya gelindi ki 'Sen nerelisin? Hangi lehçeyi konuşuyorsun? Hangi mezheptensin? Hangi dindensin?' soruları değil, 'Sen Kürt’sün, bir ulusun mensubusun, Kürdistanlısın' anlayışı öne çıktı. Önce Kürdistanlılık ve ulus olma, ardından inanç, lehçe ve diğer şeyler. Bu, en temel amaçlardan biri olarak geliştirildi.

Şehitlere bağlılık

İlk şehidin anısı üzerinde gelişen yoğunlaşma, grubu partileşmeye, mücadele kararına götürdü. Kanı yerde kalmasın diye. Partimiz, bir araya gelişimiz böyle gerçekleşti. Daha başlangıçtan itibaren yoldaşlık ruhu çok güçlüydü. Yoldaşlık, kan bağından daha güçlü bir bağ olarak öne çıktı. Bir arkadaş şehit düştüğünde herkes şehidin kanının yerde kalmaması, davasının sürdürülmesi için mücadeleye daha fazla katılıyordu. Böylece daha güçlü bir hareketlilik gelişiyordu. Öyle bir noktaya gelindi ki her şehadet beraberinde büyümeyi getirdi. Hareket şehitlerle büyüdü, şehitlerle mücadele yürüttü.

İşte bu iki temel

Hareket, Önder Apo’nun fikir ve düşünceleri ile şehitler etrafında toplandı. Bugüne kadar ayakta tutan, yürüten; kimsenin gösteremeyeceği bir direnişi göstermesini sağlayan; Fedai ruhla ve büyük bir cesaretle özgün kişilikler oluşturan; derin, özgür ve eşit bir yoldaşlık yaşamını geliştiren, bu temeldir.

Şehitlerin kanıyla farklı lehçeler, farklı inançlar ve farklı bölgeler temelinde tarihten gelen engeller ortadan kalktı; Önder Apo’nun mücadelesi ve şehitlerin direnişiyle Kürdistan’ın parçaları arasındaki sınırlar anlamsızlaştı.

Özgürlüğün işaretidir

Şimdi gidip oluşturduğumuz şehitliklere bakın; Kürdistan’ın her parçasından arkadaşlar var. Bu, Kürt rönesansıdır, Kürt aydınlanmasıdır. İleri bir uluslaşmadır. Kürtlerin özgürlüğünün ve kurtuluşunun işaretidir.

Rojava’dan, Güney’den ve Doğu Kürdistan’dan bu arkadaşlarımızın şahsında bu gerçeklik ortaya çıkıyor. Yani şimdi açıklanan, anmaları yapılan bu şehitlerin her biri bir kahramandır. Her biri değerlidir. Hepsinin adını burada okuyamayız. Zaten anmalarda her arkadaşın adı tek tek okunuyor. Yaşam öykülerinin ne olduğu yazılıyor ve paylaşılıyor. Her birinin kendine ait bir destanı var. Destanlar yaratarak şehadete ulaşmışlar. Birinin Efrîn’den yola çıkıp gelmesi, Kuzey Kürdistan dağlarında yıllarca kalması ve şehit düşmesi sıradan bir şey değildir. Zamanında binlerce Kürt genci böyle Rojava'dan yönünü Kuzey’e çevirmedi mi? Kürdistan’ın bütün parçalarından böyle oldu. Önemli olan, bütün mezheplerden de olmasıydı. Örneğin Kirmaşan ve Îlam’dan katılımları çok değerli buluyoruz. Şimdi bu bölgelerden çok sayıda arkadaşımız, çok sayıda Apocu militan var. Böylece o bölünme de ortadan kalkıyor. Saf birliği ve tek bir ulus olma gelişiyor, güçleniyor. Bu, halkımız ve halkımızın geleceği açısından çok değerlidir.

Ulus olduğumuz inkar edilemez

Yani bu yiğit kahramanların şahsında uluslaşma gerçekliği dile geliyor. Bu, artık bir ulus olduğumuzu gösteriyor. Kimse bunu inkâr edemez. Bu halk, artık her koşulda kendisini kurtaracak ve özgürleştirecektir. Şimdi Rojavayê Kurdistan’dan, Başûrê Kurdistan’dan ve Rojhilatê Kurdistan’dan anmaları yapılan bu yiğitlerin her biri böyledir. Böyle bir rol ve misyon üstlenmiş ve bu temelde şehadete ulaşmıştır.

Diğer parçalardan ilkler

* Diğer parçalardan katılım ilk olarak Rojava’da gelişiyor. Daha 1985'te İsmail Dêrik arkadaş var; kendisi Dêriklidir. Bu arkadaş mücadelemizde merkez yedek üyeliği düzeyine kadar yükseldi. Bir de Mihemed Eldemir arkadaş var. Bu arkadaş Kobanêlidir. Daha sonra Heval Mustafa, kardeşi de aynı şekilde katıldı. İki arkadaş da Mêrdîn’de yıllarca mücadele yürüttü. Mihemed arkadaşın adı Kara Ömer’di. Orada şehadete ulaştılar. Yani Rojava’dan ilk katılanlar bunlardı.

* Güney Kürdistan’da da 1989'da, ilk olarak Zêve Mülteci Kampı’nda Güney Kürdistanlı gençlerin katılımı gerçekleşiyor. O dönemdeki Zêrevan ve Cotyar arkadaşlar daha sonra şehit düştüler. Onlar da ilk saflarda yer alanlardandı.

* Doğu Kürdistan’dan da aynı yıl, yani 1989’da bir arkadaş katılıyor, Bakur arkadaş. 1990’da bir başka arkadaş, Kahraman Heval katılıyor. Onlar da sonraki yıllarda şehadete ulaşıyorlar. Ondan sonra Doğu Kürdistan’dan tek tek katılımlar başlıyor. Daha sonra kitlesel katılım gerçekleşiyor.

40 bine yakın şehit

Böylece örgüt saflarında uluslaşma giderek kendisini tamamlıyor. Daha sonra her parçada örgütlenmeler oluşuyor ve oralarda mücadele yürütülüyor. Bilindiği gibi, Kuzey Kürdistan mücadelesinde, yani başlangıçta HRK, ardından ARGK, daha sonra da HPG adı altında mücadele edip şehit düşen arkadaşlarımızın sayısını 27 bin yoldaş olarak açıklamıştık. Şimdi Rojavayê Kurdistan'ın, Şengal’in, Başûr ve Rojhilatê Kurdistan’ın şehitleri de buna eklendiğinde Apocu hareketin şehitlerinin sayısı 40 bine yaklaşıyor. Toplamda 50 bine yakın militan, savaşçı, gönüllü, yurtsever ve sivilden oluşuyor." HABER MERKEZİ