
Türk devletinin talimatları doğrultusunda Şengal’e saldıran AKP/KDP çeteleri, tehditler eşliğinde güç takviyesi yapıyor.
DAİŞ çetesi, 3 Ağustos 2014’ten Şengal’e saldırıp işgal ederek; katliamla yetinmeyip Êzîdî kadınlarını köle pazarlarında satmak için götürünce, Êzîdî çocuklarını esir alınca Şengal Peşmerge Komutanı olan Serbest Lezgin, arkasında bakmadan kaçmıştı. Barzaniler, Êzîdî toplumuna söz vermiş ve sorumluların yargılanacağını söylemişti. Ancak, Türk devletiyle işbirliğinin esir olan Barzani, KDP yönetiminde de olan Serbest Lezgin’i yine aynı sıfatla ve bünyesindeki Türk yapımı çetelerle Êzîdî halkının üzerine saldı. Êzîdî savaşçılarını ve aracı olmak isteyen 2 HPG savaşçısını şehit eden Lezgin komutasındaki çeteler, takviye almaya devam ediyor. Önceki gün ve dün onlarca zırhlı araç ve binlerce çete elemanı takviye edildi. Serbest Lezgin de Kürt Özgürlük Hareketi’ne hakaretler eşliğinde tehditler savurarak, çatışmaların devam edeceğini söyledi. Lezgin, “PKK’yi askeri olarak hesaba katmıyoruz. Umarız son hatası olur, yoksa cevabını alır” dedi. Lezgin’in bünyesindeki çetebaşlarından biri, KDP’nin yayın organı Rûdaw’a yaptığı açıklamada, daha fazla kişi katlettiklerini, sayılarını arttırarak Rojava sınırını kapattıklarını, gerekirse savaşı Rojava’ya da taşıyacaklarını söyledi.
Bizi bırakıp kaçanlar çıksın
Şengal’deki Êzîdî toplumu ise 3 Mart şehitlerini uğurladıktan sonra yüzlerce kişinin katılımıyla ortak bir basın açıklaması yaptı. Şengal Kurucu Meclisi, Şengal Kadın Meclisi ve Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi (PADÊ) adına yapılan açıklamayı okuyan Hacı Hasan, ”Xanesor’da gerçekleşen bu olay Erdoğan ve Barzani’nin Türkiye görüşmelerinin perspektif ve fermanı doğrultusunda oluştu. Bu çeteler, Türk devleti ve KDP tarafından Güney Kürdistan’da eğitildiler. Bu güçler DAİŞ’e karşı savaşacaklarını ve Şengal’i savunacaklarını iddia ediyorlardı. Ama tam tersine Êzîdîlere saldırdılar. Xanesor kasabası kurtarılmış bir kasabadır ve YBŞ kontrolündedir. YBŞ, Êzîdî kızlarından ve oğullarından oluşuyor. İnanç sahibi ve direnişçidirler. DAİŞ’e karşı savaşıyorlar” diye konuştu.
Amaç DAİŞ’in eline düşen Êzîdî kadınlarını ve çocuklarını kurtarmak ve 73. fermanda katledilenlerin intikamını almak olsaydı, Şengal’in doğusuna yönelerek DAİŞ’in elindeki alanları kurtarabileceklerini hatırlatan Hasan, Birleşmiş Milletler’e (BM) ve ilgili uluslararası güçlere çağrıda bulundu: “Êzîdîler bir kez daha fermandan geçirilerek katledilmesin. KDP’ye yaptığınız yardımlar bize yöneliyor. Maalesef bu yardımlarla silah ve cephane Êzîdîlere karşı kullanılıyor.
Êzîdîlerin kendilerini saldırılardan koruyabilmeleri ve varlıklarını garantiye alabilmeleri için YBŞ’ye ve bağımsız savunma gücüne destek olunmalı. Êzîdîler kendilerini temsil edebilirler, kendi adlarına konuşabilirler. Ağustos 2014’te halkımızı bırakanlar bizden uzak dursun. Bunu unutmuş değiliz. Peşmergelere olan güvenimizi yitirmişiz. Kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan sivil halka sırtlarını dönerek DAİŞ çetesine terk edip kaçtılar. O yüzden özellikle de KDP peşmergelerinin bölgeden çekilmesini istiyoruz:
* 73. fermanın devam ettirilmesi Êzîdîlerin yok edilmesidir.
* Rojava ve Şengal arasındaki yolun kapatılarak Şengal’in kuşatılması yaşamsal ihtiyaçların Şengal’e gelmesine engel olunmasıdır. Bilindiği gibi Güney Kürdistan ile Şengal arasındaki Sihêla köyü yolu KDP tarafından kapalıdır.
* Erdoğan’ın menfaatleri Barzani yoluyla uygulanıyor. Amaçları sadece Şengal değil. YBŞ bu kirli planların uygulanmasını önlüyor. Bu güçler YBŞ’ye ve Xanesor halkına saldırdı. YBŞ mecbur kalarak sivil halkın toplu olarak katledilmesini engellemek için karşılık verdi.