Kürdistan’daki sömürgeci sistemlerin kaynağı “Sömürgeci Kemalist” Türk sömürgeci sistemidir.
Arap ve Fars sömürgeci sistemleri “Sömürgeci Kemalist” sistemin Arap ve Fars uyarlamasıdır.
Kemalizmin en önemli sloganı “sınıfsız, imtiyazsız kaynaşmış bir kitleyiz” idi. Bu slogan bugün AKP iktidarında recep Tayyip Erdoğan tarafından “Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek dil” olarak ifade ediliyor.
Sömürgeci Irak devletini 30 yıl, sömürgeci Suriye devletini 40 yıldır idare eden BAAS partileri nasyolanizm ve reel sosyalizm karışımı ırkçı-inkarcı faşist partilerdir. BAAS’ın kelime anlamı ise “Diriliş”tir. Arap ulusunun tek devlet, tek bayrak, tek dil altında birleşmesidir. Sosyalizm ise Arap milliyetçiliğinin dış dünyaya karşı korunma kalkandır.
Kemalizm’de özünde Türk milliyetçiliği ile devletçiliği içinde barındıran, karma ekonomi ve batıcılığı ırkçı-inkarcı yapısına kalkan yapan bir ideolojidir.
Fars sömürgeciliği ise hem Şahlık, hem de Ayettullah rejimi döneminde Kemalizm gibi tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek dil ilkesine bağlı kalmış, Şubat 1979’daki İslam devrimi sonrasında tek mezhep ilkesini de ilkeleri arasına katmış, ona birinci sırada yer vermiştir.
Sömürgeci sistemler başta yaşam hakkı olmak üzere sahip oldukları “tekçi ideoloji” nedeniyle Kürtlerin hiç bir demokratik insan hakkına saygı göstermemiş, daima onları kendi içinde eritmenin yolları aramışlardır. Uzun lafın kısası sömürgecilerin kafası hiç bir zaman medeniyete, çağdaş insan hak ve hukukuna, paylaşımcılığa, vatandaşlarının ulusal ve demokratik haklarına saygı duymaya çalışmamış, inkarcılığa, tekçiliğe, katliamcılığa, diktatörlüğe çalışmıştır.
Kürdistan’ın güneyinde yaşayan Kürdistanlılar de facto (yaşanan realite) olarak yirmi yıldır fiili olarakta yaklaşık on yıldır, birçok eksiğine rağmen en azından BAAS’çılar tarafından kitle katliamlarının hedefi olmaktan kurtulmuşlardır. Ancak en ufak bir olanak oluştuğunda sırtını Fars sömürgeciliğine dayamış bulunan Maliki yönetimi tarafından yeniden katliamın hedefi olmayacağının garantisi de yoktur. Maliki’nin komutanlarına “sabırlı olun ABD’den F-16’ları alınca Kürtlerin hesabını göreceğiz” dediği bilinmeyen bir sır değildir.
Kürdistan’ın G.Batısında Kürtler Suriye ordusunun G.Batı Kürdistan’dan çekilmesinden sonra kendi özyönetimlerini inşa etmeye başlamışlardır. Bunun önkoşulu olarakta aralarında yaptıkları anlaşma ile birliklerinide sağlamışlardır. Buna rağmen G.Batı Kürdistan hem BAAS rejiminin hem de ona karşı savaşan rejim muhaliflerinin tehdidi altındadır. Rejim muhalifleri BAAS rejimi devrildikten sonra Kürdistan’ın G.Batısında oluşturulan statüyü yıkmak için Kürdistan’ın G.Batı’sına yöneleceklerdir. Hafız’ın oğlu da –olması imkansız gibi gözüksede- muhalifleri tasfiye ettiğinde ilk yöneleceği yer Kürdistan’ın G.Batısı olacaktır.
1979 yılında İran’da gerçekleştirilen İslam Devrimi sonrası A.Humeyni kendisi ile Kürdistan’a Özerklik konusunu konuşmak üzere Kum’a giden şehit A.Qasimlo’ya “hele bir Kuran-ı Kerim’e bakalım Kürtlere özerklikten bahsediyor mu” demişti. Ardından da fırsat eline geçince Kürdistan’ı devrim muhafızlarına Kürtlerin aymazlıklarından istifade ederek yeniden işgal ettirmişti. Kurulan Sahra Mahkemelerinde otuzbin Kürdü kurşuna dizdirmişti.
Suriye uçakları Halep’te Kürtlerin yaşadığı Şeyh Maşuk Heznavi mahallesine bombaladı. Aralarında çocukların da bulunduğu 21 Kürt yaşamını yitirdi. Hafız’ın oğlu Kürtlere giderayak gözdağı vermeye devam ediyor. Türk sömürgeciliği Roboskî’de 34 sivil Kürdü bombalarla imha ederken Arap sömürgeciliği aynı yöntemlerle Kürtleri Halep’te imha ediyor. Dedim ya biri diğerinin kopyasıdır. Kürtler katliamlardan kurtulmak için sömürgeci sistemlerden kurtulmalıdırlar. Türk, Fars, Arap sömürgeciliği hepsi aynıdır. Yoktur birbirlerinden farkları, hepsi sömürgecidirler.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 11 Eylül 1961 tarihinde Kürdistan’ın güneyinde Kürtler PDK-I öncülüğünde Arap sömürgeciliğine karşı başkaldırdı.
* 12 Eylül 1980 tarihinde TSK Türkiye’de yönetime el koydu. Türkiye ve Kürdistan’da milyonlarca Kürt ve Türk yurtseveri, devrimcisi gözaltına alındı, 49 Türk devrimcisi idam edildi, 35 Kürt yurtseveri ve devrimcisi Diyarbekir Cezaevi’nde işkence ve açlık grevlerinde yaşamlarını yitirdiler.
* 12 Eylül 1982 tarihinde PKK kurucularından, Öcalan ile birlikte PKK programını hazırlayan, 14 Temmuz ölüm orucunu başlatan M.Hayri Durmuş ölüm orucunun 60. gününde D.Bekir E Tipi Cezaevi’deki hücresinde şehit düştü.
* 13 Eylül 1928 tarihinde 2.Ağrı Kürt Milli Kurtuluş Hareketi başladı.
* 14 Eylül 1985 tarihinde Kürt aydını, politikacısı “Dîtîn û Bîranîna Min” yazarı Hesen Hişyar aramızdan ayrıldı.
* 15 Eylül 1982 günü PKK öncü kadrolarından ve 14 Temmuz ölüm orucu eylemcisi Akif Yılmaz ölüm orucunun 63. gününde şehit düştü.
* 16 Eylül 1969 günü Beşiktaş Işık Mühendislik Fakültesi önünde meydan gelen çatışmada Orman Fakültesi FK başkanı, Kürt devrimcisi ve yurtseveri Mehmet Cantekin şehit düştü.