• Makbule ve Hadi Özer çiftinin iki oğlu birlikte gerillaya katıldı. Şehadeti yeni açıklanan gerillalar arasında oğulları Mehmet de vardı.
  • İleri yaşlarına rağmen taziyedeki yerlerini de alıp gurur duydukları çocuklarının davalarını sahipleniyorlar.
  • Makbule Ana, artık acıların yaşanmamasını ve barış olmasını istiyor. Baba Özer ise "Çiya'yı yitirdik, Hebûn'u görebilelim" dedi.

 

İki oğlu birlikte gerillaya katılan ve ardından birinin şehadet  haberini alan Makbule Özer ve Hadi Özer, sürece destek çağrısı yaptı.

Şehitler için kurulan taziye ve anmalar sürüyor. Mehmet Özer (Çiya Dîcle), 2003'te kardeşi Fuat Özer (Hebûn) ile gerilla saflarına katıldı. Mehmet Özer, 31 Mayıs 2017'de Xakûrkê'de şehadete ulaştı. Mehmet Özer’in annesi ve babası ise kamuoyu tarafından yakından tanınan iki isim. Anne Makbule Özer ile baba Hadi Özer’e, 20 Mayıs 2022'de "Örgüte yardım etmek" iddiasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 84 yaşındaki Makbule Özer, sağlık sorunlarının ağırlaşması üzerine tahliye edilirken, Hadi Özer cezasını tamamladıktan sonra cezaevinden çıktı. Makbule Özer, 2024'te Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) "cezaevinde kalabilir" yönünde hazırladığı raporunun ardından yeniden tutuklandı.

Wan’ın Artemêt ilçesindeki üç günlük taziyeye katılan Makbule Özer ve Hadi Özer çifti, ileri yaşlarına rağmen şehidin fotoğrafı arkasında gururla durdular.

İki kardeş birlikte katıldı

MA'ya konuşan Makbule Özer, "İki oğlum birlikte 2003'te PKK’ye katıldı. Gittikten sonra kendilerinden hiç haber alamadım. Oğlumun şehadet haberini aldığımda çok üzüldüm. Ama burada bu insanlar arasında olduğum için de gururluyum. Biz çok zorlu çektik, eşimle birlikte bu yaşta tutuklandık, cezaevine konulduk. Hiçbir annenin evladının ölmesini istemiyoruz. Barışın gelmesini, cezaevindeki insanların bırakılmasını istiyoruz. Elimde bastonumla taziyeye geldim. Bu yaşta bu acıyı görüyoruz. Benim oğlum yaşamını yitirdi ama başka aileler çocuklarını kaybetmesin" dedi. 

Şehadet haberinden beri

Bir oğlunu kaybettiğini ama diğer çocuğunu aralarında görmek istediğini söyleyen baba Hadi Özer ise şunları dile getirdi: "Heval Çiya (oğlu) gitmeden önce okula gidiyordu. Bir gün geldi ve bana, ’ben artık okula gitmeyeceğim’ dedi. Sonra İstanbul’a kardeşinin yanına çalışmaya gitti. Bir ara bana Başkale’den bir telefon geldi ve bana, ‘kayıp çocukların var mı’ diye sordular. Ben de ‘iki çocuğum kayıp dedim’ sonra onlardan bir daha haber alamadım. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni destekliyoruz. Bundan önce de bu süreçler yaşanmıştı. Diğer süreçlerde masa dağıldığı için biraz güven konusunda sorun yaşıyoruz. Bizi kandırmazlarsa baş göz üstüne sahipleniriz ve sonuna kadar destek veririz. Eğer bizi kandırırlarsa kabul etmeyiz. Barış istiyoruz. Ben oğlumun şehadet haberini aldığımdan beri yerimde duramıyorum, oturamıyorum. Bunların hepsi anne ve baba evlatları. Herkesin yüreği çocuğu için yanıyor. Hepimiz insanız, biz barışı isterken sadece kendimiz için değil, herkes için istiyoruz."  WAN