Birleşik harekete dönüşmeli
Kadın Haberleri —

HDP eski Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, “Kayyuma karşı demokratik direniş ve halk iradesine sahip çıkma nöbetlerinin ülke çapında yayılması ve birleşik bir harekete dönüşmesi gerekiyor. ‘Demokrasi İttifakı’ ve ‘Kadın İttifakı’ da en sağlam ve sonuç alıcı şekilde bu hareket üzerinde yeniden yapılanıp gelişecektir” dedi.
Jinnews’ten Habibe Eren’in “eşbaşkanlar deneyimlerini anlatıyor” dosyası kapsamında Figen Yüksekdağ ile geniş bir söyleşi yayımlandı. Korona süreci öncesinde yapılan söyleşide Yüksekdağ belediyelere yönelik kayyum darbesini de değerlendirdi. AKP’nin 2014’te yaptığı değişiklik ile resmileştirdiği eşbaşkanlık, şimdi kayyum atama gerekçesi yapılarak kriminalize ediliyor.
Belediyelerdeki eşbaşkanlık sisteminin ‘anti terör propagandasının’ hedefi haline getirildiğini belirten Yüksekdağ, “Oysaki AKP-MHP ittifakının gerçekte neyi hedeflediğini çok iyi biliyoruz. Belediyelerdeki eşbaşkanlık uygulaması kadın hak ve özgürlükleri hareketinin toplumsallaşması, kadınların günlük hayatlarından, mahallelerinden, evlerinden politikaya ve üretime katılmasında adeta devrimler yarattı. İktidar işte bunu vurmak istiyor” dedi.
Demokratik siyasetin hayat damarı
HDP’li belediyelerde eşbaşkanlık uygulamasıyla tarihi birçok ilk gerçekleştirildiğini kaydeden Yüksekdağ, “Hiçbir partinin adını, anlamını bilmediği haklar ve hizmetler ilk ve hala bugün de tek örnekler olarak yaşam buldu” diye belirtti. Kayyum saldırısının özellikle de toplumun yarısı olan kadınların iradesini, tercihlerini ve bunun sonucunda elde ettiği hakları hedeflediğini kaydeden Yüksekdağ şunları aktardı: “Bir taraftan da eşbaşkanlık uygulaması, yasa dışı ve ‘terör’ bağlantılı ilan edilerek, hayati bir kadın kazanımı geri dönüşsüz olarak tasfiye edilmek isteniyor. Demokratik siyasetin her hayat damarını kesmeyi amaçlayan bir saldırı bu.”
Demokrasi ve Kadın İttifakı
Kadınların, “Eşbaşkanlık mor çizgimizdir” şiarıyla gerçekleştirdikleri tepkinin anlamlı ve önemli olduğunun altını çizen Yüksekdağ önerilerini şöyle sıraladı: “Ama böylesine çaplı ve derin bir tasfiye operasyonuna cevap olabilmek için daha fazlasına ihtiyaç var. Elbette; görev sadece Kürt kentlerinin ve Kürt kadınlarının olarak görülürse, Türkiye’deki demokrasi güçleri ve AKP- MHP dışındaki bütün kesimler çok daha yıkıcı saldırıların, hak gasplarının ortasında bulur kendini. Bu nedenle kayyuma karşı demokratik direniş ve halk iradesine sahip çıkma nöbetlerinin ülke çapında yayılması ve birleşik bir harekete dönüşmesi gerekiyor. ‘Demokrasi İttifakı’ ve ‘Kadın İttifakı’ da en sağlam ve sonuç alıcı şekilde bu hareket üzerinde yeniden yapılanıp gelişecektir.”
Önemli bir eşikteyiz
Yüksekdağ, “Bugün HDP’yi yok etmek, linç etmek için kullanılan yöntemlerin ve ısrarın çeyreği çözüm için kullanılsaydı, Türkiye başka bir ülke olurdu” diyerek şu mesajı verdi: “HDP’yi ve onu var eden kadınların, anaların haklılığını tüketmek için seferber olanlar bilmeli ki bu ülkenin geleceğini, enerjisini, birlikte var olma umudunu tüketiyorlar. Böylesi bir tüketicilik, yıkıcılık karşısında çözümü üretecek olan da kadınların demokratik özgücü ve mücadelesidir. Buna her zamankinden fazla inanıp, sarılmamız gereken bir eşikteyiz.
3.5 yıldır tutsak
HDP 2’nci Olağan Kongresi’nde Eşbaşkanlığa seçilen Figen Yüksekdağ, iki yıl eşbaşkanlık görevini yürüttükten sonra 4 Kasım 2016 tarihinde tutuklandı. Yüksekdağ, 3,5 yıldır Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.















