
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, demokratikleşme için adım atıldıkça sürecin selameti, doğru işlemesi açısından politik olarak desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Amed’de basın mensuplarının İmralı ziyareti ve siyasal sürece ilişkin sorularını yanıtladı. Sürecin devamı için parti olarak gerekli çabayı gösterdiklerini vurgulayan Demirtaş, “Bizim parti olarak bu süreç başladığından beri bütün çabamız sürecin önünün açılması. Tıkanmaların önlenmesi, olası gerilimlerin ortadan kaldırılmasıdır. Ancak Türkiye’deki son 15 - 20 günlük gelişmeler sürecin biraz enfeksiyon kapmasına sebep oldu” dedi. Yaşanan gelişmelerin ve hükümetin tutumunun kaygı yarattığını vurgulayan Demirtaş, şu hususlara dikkat çekti: “Hükümetin bazı açıklamaları, bazı politik gelişmeler, özellikle Gezi olaylarında hükümetin tutumu ve sokaktaki şiddetin muazzam artması, polis şiddetinin artması, koruculuk sisteminde yeni gelişmeler, yeni korucuların alınması -bunlar eski kadro olabilir- ama hiç de ihtiyaç duymadan, gerek duymadan bazı il ve ilçelerde yeni kadroların alınması, Roboskî ile verilen kararlar, yeni karakolların inşaatlarının hızlanması, hükümet sözcülerin yaptığı sert açıklamalar, kullanılan üslup, bunlar bir araya gelince ve özellikle yargılamaların sürdüğü mahkemelerde cezalarını doldurmuş insanların dahi serbest bırakılmaması, bu süreç devlet tarafından destekleniyor mu? Hükümet gerçekten bu süreci ilerletmek istiyor mu, istemiyor mu? kaygısını yarattı.”
Süreç zorlandı ama tıkanmadı
Sürecin ilerlemesi konusunda sıkıntılar çıktığının altını çizen Demirtaş, “Fakat bu süreç bitti, tıkandı anlamına gelmiyor. Biz de bunu hiçbir zaman ifade etmedik ama zorlandı süreç. Çünkü hükümetin demokratikleşme, demokratik siyaseti destek noktasında güçlü mesajlar vermesi gerektiği dönemde sıkıntılar yaşandı. Bunlar önemli ölçüde aşılacak diye düşünüyoruz” diye belirtti.
“Artık demokratik siyasetle ilgili hükümet çok daha geniş bir tavır ortaya koymalı” çağrısında bulunan Demirtaş, “Biz de bunu destekleyeceğiz. Hükümet demokratikleşme için adım attıkça biz de sürecin selameti, sürecin doğru işlemesi açısından politik olarak desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Hücrede tutulması hukuka aykırı
“Öcalan’ın kaldığı yer değiştirilecek mi, başka tutuklular sevk edilecek mi” yönündeki bir soruya Demirtaş, şu yanıtı verdi: “Yerinin değişmesinden, iyileşmesinden çok, eskiden kaldığı bir yer vardı. Maalesef son birkaç yıldır o kalmış olduğu yerden çıkartılıp dar bir hücreye konulmuştu. İç hukuk mevzuatı gereği de ancak tecrit cezası alan kişiler o dar hücrelerde kalır. Dolayısıyla orada kalması zaten hukuka aykırıydı. Şimdi hem süreç gereği, hem hukuk, hem mevzuat gereği aslında kalması gereken yere geçmesi gerekiyor. Henüz geçmiş değil ama bu konuda hükümetin pozitif bakacağını Adalet Bakanlığı‘nın pozitif bakacağını düşünüyorum. Sonuçta orası Adalet Bakanlığı’na bağlı bir cezaevi. Orada kaç mahkumun, kimlerin kalacağı, sevklerin olup olmayacağı Adalet Bakanlığı’nın yetkisinde. Bu olmayacak bir şey değil aslında. Her bir cezaevine sevkler, nakiller yapılıyorsa Türkiye’nin her cezaevinde cezaevlerin arasında mahkum nakilleri oluyorsa İmralı Cezaevi’nde de bu olabilir. Yasaya aykırı bir durum değil ama bizim duyduğumuz somut bir gelişme söz konusu değil.”
Mesele isim sorunu değil
İmralı’ya gerçekleşen 7. ziyaret öncesinde yaşanan krize de açıklık getiren Demirtaş, meselenin “isim sorunu” olmadığını vurguladı. Demirtaş, şunları belirtti: “Vetodan çok, biz isimlerin tartışılmasını, hükümetin tartışmasını doğru bulmadığımız için bir tavır koyduk. İki kişi de gitsek partimizi temsil eder, 20 kişi de gitse partimizi temsil eder. Bir kişi de gitse temsil eder. Mesele isim değil, her arkadaşımız bu görevi yürütebilir. Bu konulara takılıp kalmamak gerekir. Önemli olan sürecin ilerlemesidir. Biz de isimlere takıldığımız için tavır ortaya koymuyoruz. Hükümetin isimleri tartışmasını doğru bulmuyoruz. Bu hükümetin yetkisinde değil. Hükümet partimizden isimler arasına ayrım koyamaz. Seçilmiş insanlar milletvekilidir, halk seçmiş. Halk seçtikten sonra hükümet ‘şunu tanımıyorum, bunu tanıyorum’ diyemez. Bizim itirazımız bunaydı. Bu konularda sıkıntıları aştık aşmaya da devam ederiz tabi.”
Siyasetin önü açılmalı
Demirtaş, ikinci aşamanın nasıl gerçekleşeceği, hükümetten beklenen adımlara ilişkin de görüşlerini açıkladı: “İkinci aşama dediğimiz demokratik siyaset kanallarını açılacağı, demokratik siyaset için yasal güvencelerin oluşturulacağı aşamadır. Silahlar devre dışı kalıyor, siyaset yöntemiyle mücadele olacak. O halde siyasetin elini güçlendirmek gerekir. Siyasetin önünü açmak gerekir. İkinci aşama bunun yapılacağı aşamadır.”
İkinci aşamanın daha yeni başladığına işaret ederek, “Karamsar olmamak lazım” diyen Demirtaş, “Hep birlikte çalışmak lazım. Demokratikleşmenin hızlı olması için köklü olması için Türkiye’de demokrasi isteyen herkesin talepkar olması lazım ve ortak taleplerle buluşması lazım” diye belirtti.
Açıklama bekleniyor
Hükümetin de yol haritasını bugünlerde açıklayacağını belirten Demirtaş, şöyle konuştu: “Hükümet bugünlerde muhtemelen açıklama yapacak. Başbakan dün grup toplantısında bir iki gün içerisinde yol haritalarını açıklayacaklarını söylemişlerdi. Bu yol haritası kalıcı demokrasiye denk düşen bir genişlikte olur. Hükümetin açıklayacağı demokratikleşme hem sürecin bir parçasıdır hem de Türkiye’nin demokratikleşme ihtiyacının bir gereğidir. Hükümet bunu yapmak durumundadır.”
Türkiye’ye verilmiş söz
Demokratik adımların hükümetin vaatleri arasında olduğunu da hatırlatan Demirtaş, “Bu sadece Kürtlere yönelik verilmiş bir söz gibi algılanmasın. Seçimlerde söz verdi. Parti genel kurullarında söz verdi. Başbakan, kamuoyunun huzurunda demokratikleşme adımlarını atacağını belirtti. Ve kendini bağlayan demeçler verdi. Hükümet bunun gereğini yerine getirmek durumundadır” dedi.
DİHA/AMED