• Değiş tokuş aracı olarak kullanılan kripto para, arkasındaki güçlü şifreleme teknolojisiyle finansal işlemin güvenliğini, yeni para üretim mekanizmalarını, yapılan işlemin doğruluğunu sağlayan bir teknoloji diyebiliriz. Geleneksel yapıda paranın basımı, dolaşıma sokulması ve kontrolü merkez bankalarının tekelinde. Kripto para birimlerinde ise merkezi olmayan bir yapı bulunmaktadır.
  • Kripto para piyasasında en bilinen dijital para olan Bitcoin’in açık kaynak kodları 2009 yılında yayınlanmıştır. Sonrasında Bitcoin’in türevleri olan ve altcoin olarak adlandırılan yaklaşık 4.000 farklı dijital para birimi geliştirilmiştir. Sosyal medya platformu Facebook da kendi dijital parası olan Libra’yı 2020 yılında çıkaracağını duyurmaya hazırlanıyor.
  • Mevcut durumda devletlerin sermaye piyasalarındaki hegemonyasını yıkma potansiyeli bulunduğu için gelecek vaat etse de bir yandan da yatırımcıların arkasında bir güvence bulamaması nedeniyle çekimser kaldığı kripto, para piyasasında önümüzdeki günler hareketli geçeceğe benziyor.

Umut DİNÇER

Parayı Lidya’lılar buldu ama o zamandan bu zamana geçen yaklaşık 3 bin yıllık süreçte çok şey değişti. İlk olarak bozuk para kullanılırken 1661 yılında ilk banknot dolaşıma girdi. Kredi kartları ise ilk defa 1946 yılında kullanıldı. Devir artık dijitalleşmeye doğru gittiği için 2000’li yılların başında Avrupa bankaları mobil ödeme hizmetlerini devreye aldılar, daha sonra ilk olarak 2009 yılında kripto para (cryptocurrency) diğer bir deyişle dijital para kullanılmaya başlandı.

Değiş tokuş aracı olarak kullanılan kripto para, arkasındaki güçlü şifreleme teknolojisiyle finansal işlemin güvenliğini, yeni para üretim mekanizmalarını, yapılan işlemin doğruluğunu sağlayan bir teknoloji diyebiliriz. Geleneksel yapıda paranın basımı, dolaşıma sokulması ve kontrolü merkez bankalarının tekelinde. Örneğin dolar ile ilgili kararları Amerikan Merkez Bankası alıyor. Benzer şekilde Euro ilgili kararları Avrupa Merkez Bankası aldığı gibi. Kripto para birimlerinde ise merkezi olmayan bir yapı bulunmaktadır. Şöyle ki dijital para belirli bir yapı tarafından ihraç edildikten sonra fiyatının düşmesi veya yükselmesi alım satım yapanlar tarafından belirlenmekte, merkez bankası gibi yapıların müdahale şansı bulunmamaktadır. Ayrıca işlemler blockchain (blok zincir) teknolojisini kullanan dağıtık muhasebe kayıt teknolojisi ile kayıt altına alınmakta ve bu yapı kamusal finansal işlem veri tabanı görmektedir. Bir nevi işlem kayıtları daha şeffaf şekilde saklanmaktadır.

Kripto para piyasasında en bilinen dijital para olan Bitcoin’in açık kaynak kodları 2009 yılında yayınlanmıştır. Sonrasında Bitcoin’in türevleri olan ve altcoin olarak adlandırılan yaklaşık 4.000 farklı dijital para birimi geliştirilmiştir. Sosyal medya platformu Facebook da kendi dijital parası olan Libra’yı 2020 yılında çıkaracağını duyurmaya hazırlanıyor. Hatta kurulan inisiyatif içerisinde Mastercard, Visa gibi kredi kartı kuruluşları ve eBay, PayPal, Spotify, Uber, Lyft ve Vodafone gibi dünya çapındaki şirketler var. Kripto paralar ile birlikte hayatımıza zaman damgası, akıllı kontrat, kripto madencilik ve dijital cüzdan gibi kavramlar girdi. Akıllı kontrat, üçüncü tarafa veya merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymaksızın dijital olarak bir kontratın başlangıç, onay, teyit ve kayıt süreçlerini yöneten yapı için ifade edilmektedir. Geleneksel finansal dünyada bankalar aracılığıyla para transfer etmek isteyen bir kişinin işlemi önce kendi bankası tarafından onaylanması gerekmektedir, eğer para ülke içerisinde başka bir bankaya gitmesi gerekiyorsa işlem merkez bankası sistemleri üzerinden geçmektedir, eğer yurt dışına gönderilecek ise bu sefer devreye SWIFT gibi uluslararası kuruluşlar girmektedir. Kripto para işlemlerinde ise bu tarz yerel veya uluslararası kuruluşlar bulunmamaktadır. İşlem doğrudan taraflar arasında gerçekleşmektedir.

Zaman damgasını, işlemin gerçekleştiği zamana ait bilgilere işlemin taraflarını, işlemin tutarı bilgilerini de ekleyerek şifreli bir şekilde sistemin kendine has muhasebe kayıtlarında saklayan bir teknoloji olarak açıklayabiliriz. Bu sayede yapılan işlemin sonradan inkâr edilme ihtimali ortadan kalkmış olup bir nevi işlemin güvenliği de sağlanmış olmaktadır.

Kripto para işlemlerine olan ilgi arttıkça sistemin altyapı gereksinimleri de arttı. Kripto madencilik de bu noktada devreye girerek sisteme altyapı desteği sunan kişilerin bir nevi ödüllendirildiği bir mekanizma olarak gelişti. Kripto para işlemi gerçekleştirmese bile kullanıcılar sisteme sunucu, veri tabanı desteği sunarak sistemden kazanç elde eder oldular. Hatta iş o kadar ileri noktaya taşındı ki kripto para madenciliği çiftlikleri kuruldu. Evet yanlış duymadınız sırf bu iş için özel tasarlanmış yüzlerce donanımın yer aldığı alanlar oluşturuldu. Özelikle elektrik fiyatının ucuz olduğu ülkelerde bu iş bir sektöre dönüştü.

Kripto paralar her bir dijital para birimi için ayrı tasarlanan cüzdanlarda saklanmaktadır. Bu cüzdanlar içerisinde kullanıcıların bir özel ve bir genel dijital anahtarı bulunmaktadır. Özel anahtar ile kullanıcılar yaptıkları işlemleri genel muhasebe kayıt sistemi içerisinde kayıt altına alabilmektedir. Genel anahtarlar ile de diğer kullanıcılardan cüzdanlarına kripto para transferi işlemi kabul edebilmektedir.

Her ne kadar bazı yerlerde Bitcoin ATM’leri kullanıma sokulsa bile bugün 8 ülkede kripto para kullanımı yasak, 15 ülkede ise dolaylı olarak yasak. Diğer ülkelerde ise kripto paranın yasal statüsü henüz net değil ve finansal otoriteler hangi kategori altında ele alacağını netleştirmiş değil. Bu işlemlerden gelir elde etme yolunu arayan Amerikan Hükümeti, 2014 yılında kripto para işlemlerinden elde edilen gelirden vergi alınmasına karar verdi. Öte yandan, Facebook, Google, Twitter gibi önemli dijital platformlar kripto para işlemlerinin kendi platformlarında reklamının yapılmasını yasakladılar ama Facebook daha sonra kendi kripto parasını geliştirmek üzere çalışmalara başladı. Kısacası yasal otoritelerin ve diğer dijital platformların bu konuda nasıl hareket edeceklerine ilişkin kafaları karışık diyebiliriz.

Kripto para birimlerinin Amerikan’ın yaptırımlarını aşmak üzere Rusya, İran veya Venezüela tarafından kullanılması potansiyeli bulunmakta. 2018 yılı Nisan ayında Rusya ve İran ekonomi temsilcileri küresel SWIFT sistemini kripto para birimi altyapısında kullanılan block chain teknolojisi ile aşmanın mümkün olup olmadığını konuşmak üzere bir araya geldiler. Ayrıca Rusya, Venezüella’nın El Petro adlı kendi kripto parasını geliştirip petrol satışını bu parayla yapıp Amerikan yaptırımlarını atlatmasını örtülü bir şekilde destekledi.

Bu yazıda yatırım tavsiyesi veremediğim için okuyucular kusura bakmasın ama her ne kadar mevcut durumda devletlerin sermaye piyasalarındaki hegemonyasını yıkma potansiyeli bulunduğu için gelecek vaat etse de bir yandan da yatırımcıların arkasında bir güvence bulamaması nedeniyle çekimser kaldığı kripto, para piyasasında önümüzdeki günler hareketli geçeceğe benziyor. Bu arada Putin, Trump ve UFO coin gibi değişik kripto para birimleri de bulunmaktadır. Gerekli bilgi birikimine sahip girişimci kişiler diledikleri isimde kripto para birimi oluşturup dolaşıma sokabilir, meraklısına hatırlatmış olayım.