Biz fakiriz, kimse gelmiyor

Toplum/Yaşam Haberleri —

Emek Mahallesi’nde yaşayan Domlar

Emek Mahallesi’nde yaşayan Domlar

  • Taş üstüne taşın kalmadığı Hatay’da elektriğin, suyun, internetin ve şebekenin olmamasından kaynaklı halkın yaşama koşulları giderek zorlaşıyor. Emek mahallesinde yaşayan ve evi yıkılan bir yurttaş, “Fakir insanlar burada, durumu olan insanlar ilk günden kaçıp gittiler. Biz kaç gündür kendi imkanlarımızla canlı insanları, çocukları, bebekleri enkaz altından kurtarıyoruz” diyor.

Taş üstüne taşın kalmadığı Hatay’da elektriğin, suyun, internetin ve şebekenin olmamasından kaynaklı halkın yaşama koşulları giderek zorlaşıyor. Kendi imkanları ile cenazelerini dışarı çıkaran halk buldukları kamyon, motosiklet ile enkaz alanından uzaklaştırmaya çalışıyor. Ayrıca ölüm sayısının netleştirilemediği kentte, dışardan çok sayıda tabut da getiriliyor. Yine çalışmalarda yer alan bir sağlık çalışanının aktarımına göre çoğunluğu Alevi olan Arsuz ilçesinde sadece bir vincin çalıştığını aktardı. 

Yaşlı gözlerle enkaz başında torunu ve damadını bekleyen bir yurttaş, “Ben damadımı ve torunumu istiyorum. Kaç gün oldu kepçe yok diyerek arama çalışması gerçekleştirmiyorlar. Canlı var dediler, gelip baktılar ondan sonra bıraktılar” diye tepki gösterdi.

12 cenaze kamyon arkasında

Yıkımın en fazla yaşandığı Emek Mahallesi’ne gidiyoruz. Burada yaşayan yurttaşların çoğunluğu Dom. Normal koşullarda da zor bir yaşamları olan Domlar deprem ile birlikte daha da zor bir yaşamla karşı karşıya kalıyor. Arama kurtarma ekiplerinin henüz girmediği mahallede 12 kişilik bir ailenin naaşlarının kamyon arkasına yüklendiğine şahit oluyoruz. Aynı zamanda mahalle halkının öfkesine de. Mahallede yaşayan ve evi yıkılan bir yurttaş, “Fakir insanlar burada, durumu olan insanlar ilk günden kaçıp gittiler. Biz kaç gündür kendi imkanlarımızla canlı insanları, çocukları, bebekleri enkaz altından kurtarıyoruz” diyor.

Kendi elimizle gömdük

Enkaz altından halkın gösterdiği mücadele sonucunda kurtulan bir diğer depremzede de “Oy zamanı gelince oy isterler. Nerede buranın Belediye Başkanı, neden halkına sahip çıkmadın? Suyumuz, elektriğimiz yok. Biz insan değil miyiz? Vergi ödemedik mi biz? Yabancı ülkeleri de gördük böyle mi? 25 sene çalıştım ben, bunumu hak ediyorum. Hastaneye gidemiyoruz, ilaç alamıyoruz. İki tane kız çocuğu çıkardık kendi elimizle gömdük” diyerek tepkisini dile getiriyor.   

O esnada bir diğer yurttaş ise ablasının enkaz altında olduğunu kimsenin kurtarmaya gelmediğini söyleyerek, “Burası fakir mahalle olduğu için kimse gelmiyor. Taş bulamadığımız için tahta ile mezarlarımızı kapatacağız” şeklinde yaşadıklarını anlatıyor. 

25 ölümüz var

Depremzede Songül Taşdelen ise altı katlı binanın ikinci katında oturduğunu ve kendi imkanları ile kurtulduğunu paylaştı. Songül, “Su, elektrik yok. Nerede devletimiz? 25 ölümüz var. Burası Domların bölgesi olduğu için bizi hep dışlıyorlar” diyor. Bir yurttaş da 3 cenazesinin enkaz altından çıkarıldıktan sonra kaybolduğunu belirterek, “Perişan haldeyiz. Tek başıma kaldım. Ben şimdi kime sığınacağım” diyor.    

Bilet parası istediler

Depremzede Cansu Değirmenci de 3 gün boyunca aç susuz kaldıklarını söylüyor bize. Ayrıca şehirde çıkmak istediklerini ancak otogara gittiklerinde kendilerinden bilet ücreti istediklerini ifade ederek, “Hatay yerle bir oldu. Bizi buradan kurtarsınlar. Her şeyimiz enkazda kaldı, cebimizde beş kuruş yok. Nasıl ödeyelim bilet parasını. Üç gün boyunca dereden su içtik” yaşadıklarını özetliyor.

GÜLİSTAN DURSUN - JINNEWS/HATAY

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.