Bu yazı yayınlandığında, seçim sonuçları belli olmuş olacak. TC’nin kısa vadede kaderi de belli olmuş olacak. Kürtlerin de en azından özgürlük savaşında yollarına nasıl devam edeceklerinin ipuçları da bu seçim sonuçlarında belirlenecek.
Aslında birazcık olayları ve gündemi takip eden birisi aşağı yukarı iyi bir tahminde bulunabilir. Ançak seçim yapılan ülke Türkiye olunca bu pek mümkün değil. Ne yapılan anketlerin ortalaması bizi doğru bir sonuça götürebilir, ne iyi analiz gücü. Çünkü paraların uçtuğu ya da ayakkabı kutularına girdiği bir ülkede, oyların uçmaması ya da seçimlerden çok sonra kuytu bir çöplükte ayakkabı kutuları içinde bulunma ihtimalinin çok yüksek olması bir tahminde bulunmayı engeller.
Bu saydığım nedenlerden dolayı bir seçim sonucu yorumunda bulunmayacağım.
HEP partisinden bu yana, her seçimde yurt dışında yaşamama rağmen Türkiye gidip oyumu kullandım. Şu anda Türkiye’deyim ve oyumu kullandım. Ancak hiçbir seçimde yüreğim bu kadar buruk oy kullanmamıştım.
Her gün en az üç Kürt gencinin cenazesinin Rojava’dan gelmesi, seçim heyacanı arasında görünmezlik içinde gömülmeleri hiçbir vicdanın kabul edeceği bir durum değildir.
Hiçbir seçimde kafam bu kadar karışık değildi. Kafamdaki tek netlik belki bir oy, bir Kürt gencinin ölmesini engeller diye. Hissedebiliyorum bir çoğunuzun ne alaka dediğini. Evet çok alakalı. Bana göre bir oy eşittir bir hayat.
Eğer böyle olmaz ise Amed’de üç kişinin ölümü ile sonuçlanan mitingdeki bombalı eyleme ihtiyaç duyarlar mıydı?
Kınıyorum, lanetliyorum, kahrolun diyorum.
Birçok kişinin de yorumladığı gibi, tipki 1977’deki 1 Mayıs gibi katliam yapmak istediler. Kitlesel bir ölüm yaratmak istediler. Arkasından Kürtlerin sokağa dökülmesini istediler. Sonra yine bir kitlesel katliam yapmak istediler. Sonra belki de seçimleri iptal edip olağanüstü bir dönem getirmek istediler. Kısacası AKP kendine darbe yapmak istedi... Demek ki durum onlar açısından çok vahim. O kadar vahim ki kendine darbe yapmaya çalışıyor.
HDP’yi ve bütün yönetim kadrosunu kutluyorum. Bu oyunları boşa çıkardılar.
Ey aptallar... Hala anlamadınız mı, Kürtler artık eski Kürtler değil…
Ama siz hala eski “derinlersiniz”.
Eski ve yeni derinler duyun... Korkunun ecele faydası yok. Biz bunu 90’lı yıllarda öğrendik. Siz 25 yıldır hala öğrenemediniz… Onun için de seçim sonuçları ne olursa olsun siz kaybettiniz. Biz kazandık…
TC’de devlet derindir. Üstüne her oturanı içine çeker. En tipik örneği de Erdoğan’ın AKP’sidir…
Amed, Bingöl, Iğdır, Mersin, Erzurum’daki saldırılar ve ölümler AKP’nin hanesinde yazılıdır. Eğer değilse, iktidar AKP’dir ve kanıtlasın olmadığını.
Bu kanlı saldırıları açığa çıkarmak AKP’nin görevidir. Gereğini yerine getirip kendini aklayabilir. Tabii içindeki derinler buna müsade ederse.
HDP Eşbaşkanı Demirtaş seni kutluyorum... Katillere en güzel yanıtı verdin. Erdoğan’ın telefonuna yanıt vermemekle, “katile katil” dedin...
Tabi anlayana...