Yeri gelmişken; sorunun adil çözümünün sacayaklarından birinin de Kürtlerin iradesini temsil eden hareketlerin, halklara parmak sallayan egemen devletlerce hazırlanan "listelerden” çıkartılması olduğunu da vurgulayalım bir kez daha. Ne yapıp edip o listelerden çıkartılmak gerek…
Liste dedik ya, burada bir yandan yazarken bir yandan da AKP’ye sormuş olayım:
1. IŞİD denilen faşist ve vahşi İslamcı örgütün, önceki gün resmi gazetede yayımlanan terör listesinin en sonunda değil de en başında olması gerekmez miydi?
2. Aynı yayımda, El-Nusra neden ve hangi gerekçeyle listeden çıkartıldı? Rojava’da, Şengal’de, Musul’da Şiilere, Ezidi ve Sünni Kürtlere, Ermenilere yapılan toplu kıyım suçlarını açıkça işlediklerini gösteren binlerce belgeye ve delile rağmen? Neden?
3. Bazı AKP’li yöneticilerin El-Nusra veya IŞİD ile olan direkt bağları hakkında ne düşünüyorsunuz acaba? Binbir hilenin ve hırsızlığın gözlerimizin önünde açıkça yapıldığı 30 Mart yerel seçimlerinde Ceylanpınar’ı almak için savaş görüntülerini andırır şekilde ilçeyi zaptu rapt ederken, bir nevi IŞİD’e de El-Nusra’ya da alan açmak değil miydi amacınız? Yoksa, "çalma” Ceylanpınar adayının çete üyelerince birlikte çekilmiş fotoğraflarına dair tek bir laf etmediniz hala? Biz sizi Ceylanpınar’da da gördük…
Biz sizi Lice’de de gördük: Gençlerimizi katlederken…
Biz sizi Adana’da İbrahim Aras’ı katlederken gördük…
Savaşın, açlığın, yoksulluğun zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınmak isteyen Afganlı çocuk Lütfillah Tacik’i döve döve öldürürken de gördük…
Çocuk öldürmenin karşılığı bu topraklarda ayrı, başka topraklarda ayrı olamaz. Çocuk katilleri, çocuk katilleridir. Musul’daki Şii Türkmenlerin katledilmesiyle, Şengal’deki Ezidilerin, Rojava’daki Kürtlerin katli aynıdır; aynı adrese çıkar. Ama ne Ortadoğu eski Ortadoğu, ne de Kürdistan eski Kürdistan’dır. İstediğin kadar Ceylanpınar’ı IŞİD’in, El Nusra’nın damarlarını beslemek için kullan; er ya da geç bu halk gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya çıkaracaktır. Hiç gizlenemezcesine hem de! Beşik gibi sallamaya çalıştığınız Ortadoğu’nun en temel aktörünün Kürtler ve Kürt özgürlük hareketi olduğunu artık görmenin zamanıdır.
Bir yandan bu halkın önderliğiyle görüşüp; öte yandan çağ ve insanlık dışı IŞİD çetesiyle, El Nusra çetesiyle flört etmek, ne kadar samimiyetsiz olduğunuzu göstermeye yeter. Öyle bir hale geldiniz ki, IŞİD’in Türkiye Büyükelçiliğini basıp oradakileri esir alması bile, halk tarafından: "AKP geçmiş yöntemlere tenezzül edip, Musul’a girmek için bir sebep mi yaratmanın peşinde acaba?” diye okunabiliyor.
Bundan sonrası net: Kürt halkının Federal Kürdistan’daki kazanımlarıyla Rojava Devrimi; kuzeyde de demokratik özerkliğin teminat altına alınması IŞİD’e, El Nusra’ya bırakılamayacak derinlikte ve anlamdadır. Çok büyük bedeller ödenmiştir bugünlere gelene kadar… Kürtler, üzerlerinde oynanan tüm oyunların farkındadır ve fakat A çetesinin B çetesinin tek bir adımına dahi tahammül gösteremeyecek durumdadır. Acil toplanması gereken Ulusal Kongre’yle birlikte Kürtler, tarihlerini tekerrür ettirmeyeceklerini de göstereceklerdir.
Biz sizi her yerde gördük
Hafızalarımızı her daim ayık tutmamız gereken bir dönemde yaşıyoruz; geçmişimizden doğru dersler çıkartamazsak, başımıza örülen çorapları görmemiz de aynı oranda güçleşir…Hatırlayalım, başta Erdoğan olmak üzere AKP’li yetkililerin Hamas’dan bahsederken kurdukları saygın cümlelerin karşısına (ki görüştüklerini de tüm dünya biliyor zaten) hiç hak etmediği "terör listesine” konulan PKK’nin "eli kanlı suç örgütü, vb” tanımlamalarını koyduğunu… Birine ulusal kurtuluş örgütü derken, diğerine "terör örgütü” demek… O "terör listeleri” ki, listeyi yazanın da hazırlayanın da Avrupa’nın egemen aktörleri ve ABD olduğunu hatırlatarak geçmek gerek.